Trabzonspor’da ele avuca sığacak hiçbir oyuncu yok. Takımda sadece 2 oyuncu göze çarpıyor, Serge Akakpo ve Erkan Zengin. Onları da çıkardığımız zaman Trabzonspor’un kadrosunda hiç kimse kalmıyor. Her saman söyledim yine diyorum,

Hami kardeşim bir kişi de olsa sahaya en iyi 11’le çıkmak zorundasın. Ama sen bunu yapmıyorsun. Mesela Yusuf’u neden yedek kulübesinde oturtuyorsun. O olmadığı zaman takımın hücum gücü düşüyor. Elimde olan bu diyorsun ama altyapıdaki oyuncuları sahaya koy, o Okay’ı dışarı çıkar emin ol çok daha iyi bir oyun sergilersin. Bir insan bu kadar ağır hareket eder mi? İlk defa canlı gözle Okay’ı izledim ve Trabzonsporluluğumdan utanç duydum, bu nasıl transfer edildi diye. Elimizde olan santraforu gönderiyoruz para yüzünden.

Kısacası Trabzonspor’un yükünü Hami Mandıralı kaldıramıyor. Bu takımı kurtaracak kişi Hami Mandıralı değildir. Oyuncular onu umursamıyorlar. Futbolcular, amatör takımdaki oyuncuların yapmayacaklarını yapıyor. Hami Hoca evladımız, onu seviyoruz ama bu işi yapamıyor. Yazıktır günahtır bu takımı bu kadar aşağılamanın hiçbir anlamı yok. En kısa zamanda toparlanmamız gerekiyor. Futbolcuların giydikleri formanın değerini bilmesi lazım. Trabzonspor armasına yakışır şekilde mücadele etmeyeni oynatmayacaksın. Gerekirse küme düşeriz ancak haysiyetimizle düşeriz.

Operasyon devam ediyor…
Ben bu haftaki Osmanlı maçının yerine gecen haftaki katliamla ilgili bazı lüzumlu kelimeler yazmak istedim. Bakın korkunun ecele faydası yok. Bunu herkes bilip Galatasaray maçından sonra Hami konuşmuyor. Yılmaz Büyükaydın da aynı şekilde. Niye biliyor musunuz? Aman ceza almayalım diye. Peki, böyle bir futbol katliamından sonra konuşmayacaksak ne işimiz var orada. Benim kulübümün hakkını ben savunurum başkası benim yerime savunuyorsa burada bir yanlışlık vardır derim. Onun için siz mikrofona gerekenleri söylemeliydiniz. Konuşasınız da ceza alıyorsunuz konuşmasanız da. O yüzden konuşun ve alçaksanız da ceza alın. Bu yüzden sizi de bu konuda hiç kimse eleştiremez…

Gelelim Galatasaray’ın değerli hocası Mustafa efendiye. Bakın ne diyor. Kartlar doğru, penaltılar da öyle. Yani hakemin tüm kararları bence doğru. Peki, Beşiktaş maçındaki hakeme ateş püskürdün. Ama herkese göre de iyi bir maç yönetti. Peki Beşiktaş sizi yendi diye mi bu öfke? Ha sen yenersen iyi hakem, yenilirsen kötü hakem. Sen ve senin o karakterli futbolcuların meslektaşlarının emeklerini gasp etti. Ama sen çıkıp utanmadan bütün Türkiye’nin gördüğü olayları görmüyorsun ve insanların gözüne baka baka yalan soyluyorsun.

Ben daha önceki yazılarımda da belirttim ve tekrarlıyorum. Trabzonspor’un düşmanı Fenerbahçe değil Galatasaray’dır. Diyeceksiniz ki bu maçta bizi hakem yaktı Galatasaray’la ne alakası var. Ben de diyorum ki hakemin haksız ve taraflı kararlarını onaylayanlar bence bizim dostumuz değildir. Bakın ilk yarıdaki maçta Hamza Hamzaoğlu’nu kurtarma operasyonu yapılmıştı. İstanbul’daki maç ise Mustafa Denizli’yi kurtarma operasyonudur. Bunu da başarıyla tamamladınız. Yazıklar olsun Türk futbolunun başındaki vicdansızlara…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.