Ligde hedefsiz kalan Trabzonspor’un bundan sonraki yol haritası ne olmalı? Buna cevap bulabilmek elbette kolay değil. Duygularımızı aklımızın önüne koyduğumuzda yolumuzu şaşırmak, çıkmaz sokaklarda kaybolmak gibi sorunlar yaşayabiliriz. 

Trabzon yerel basınına baktığımızda felaket senaryoları yazılmakta, yönetim ve Ersun Yenal yerden yere vurulmaktadır. Doğrudur, Trabzonspor bu sezon başarısız olmuş, hedefsiz kalmıştır. Ama biraz insaflı olup gerçekleri dile getirmeliyiz. Doğru veya yanlış yönetim bir hoca tercihi yapmış ama bir kan uyuşmazlığı yaşanmıştır. Vahid Hoca papatya falı misali gidiyorum- gitmiyorum ikilemleriyle hayal kırıklığı yaşatmıştır. Transfer yanlışları da buna eklenince düğme zaten baştan yanlış iliklenmiş, arkası da bir sürü olumsuzluğu beraberinde getirmiştir. Yönetim, bütün iyi niyetine rağmen oyuncu seçimlerinde yanlış adımlar atmış, takımı hedefe taşıyacak oyuncu katılımını sağlayamamıştır. İkinci transfer hamlesinde ise bu yanlışlardan dönülse bile elde birçok oyuncu birikmiş, bunları göndermede sorunlar yaşanırken, ekonomik kayıplar kaçınılmaz olmuştur. Bütün bu oyuncu-hoca sorunları sancılı bir süreç ortaya çıkarmış, yönetim doğru bir kararla Ersun Yanal hamlesi yaparak geç de olsa hatasından dönmüştür. 

Şunu hatırlatmakta yarar var: Taşın sert olduğunu anlamak için kafamızı duvara vurmamıza gerek yoktur. Ersun Yanal bu ülkenin iki- üç kaliteli hocasından biridir. Bunu kimse tartışamaz. Özel hayat üzerinden hocaya vurmak Trabzon insanına yakışmaz. Ersun Hoca’nın ne söylediğine insanlar dikkat etmiyor. “Maç yoğunluğundan dolayı bu takımla doğru dürüst çalışma yapamadım diyor”  hoca. Ayrıca bu kadro Ersun Hoca’nın seçimi değildir. Hoca kendi oyun felsefesine ve karakterine uymayan bir oyuncu grubuyla çalışmak zorunda bırakılmıştır. 

Kanımca Ersun Hoca bizim için bir şanstır. Artık her sezon hoca değiştirip mizah konusu olmaya, başkalarına malzeme vermeye gerek yoktur. Yönetim yapabilirse Ersun Hoca’yla 5 yıllık sözleşme imzalasın, tüzüğü değiştirip yeni bir Trabzonspor anayasası hazırlasın. Birinci maddeye, yabancı hocalarla çalışılmayacağı yazılsın, ikinci madde ise “takımın yüzde yetmişi yerli oyucu olacaktır” şeklinde düzenlensin. 

Bu sezon kayıp olduğuna göre geleceği kurtarmak adına öncelikle formasını seven, şehri benimsemiş oyuncularla devam etmeli, yeterliliği olmayan isimlerini saymak istemediğim birçok oyuncuyla yollar ayrılmalıdır. 

Sonuç olarak; başka bir Trabzonspor yok diyorsak, kaybettiğinde hayata küsüp, kazandığında borçlarımızı alacak sayıyorsak, şapkamızı önümüze koyup düşünmeliyiz. Yönetimi ve başkanı beğenmeyebilir, hatta sevmeyebilirsiniz. Ama Trabzonspor’u sevmek zorundayız. Yönetime olan yakınlık veya uzaklığınıza göre sevginiz azalıp ya da artıyorsa ortada bir yanlışlık var demektir. 

Son bir söz de yerel basına. Trabzonspor’un batışı sizin de batışınız demektir. Eleştiri yıkmak için değil, doğruları göstermek için yapılır. Kırarak, dökerek, söverek, inciterek, aşağılayarak bir şey elde edilmez. Seviyorsak ki; hepimiz seviyoruz. Katkı sunmaya çalışalım, elimizi taşın altına koyalım. Unutmayalım dünyayı alevler sardığında ben yanmam diyemezsiniz.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.