Trabzon’a uçak ile geldiğinizi düşünün. İnişe yakın göreceğiniz manzara çimento fabrikasının oluşturduğu kirli görüntüdür. Cıvıl cıvıl bir sahil ve rekreasyon projeleriyle güzelleşmiş bir kıyı şeridi göremezsiniz. Hal böyle olunca, Trabzon sahiline can katacak bir projeye ihtiyaç vardı. Yani Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Orhan Fevzi Gümrükçüoğlu’nun ‘Gülcemal’ adını verdiği projeye…

Başkan Gümrükçüoğlu, geçtiğimiz gün, 2. hizmet yılını değerlendirdi. Gözüm kulağım, Gülcemal projesindeydi. Başkan Gümrükçüoğlu projeye ilişkin, “Gülcemal projesinin süratle yapımı devam etmektedir. Rekreasyon, kültürel alanları insanların denizle buluşmasını sağlamak için tasarlanmış önemli bir projedir. Beşirli Sahili’nde dolgu yapılarak Trabzon’a dev bir yaşam alanı kazandırılmak için hazırlanan proje kapsamında tahkimat çalışması için ihale yapıldı. İhalenin ardından yüklenici firmaya yer teslimi yapılarak çalışmalara başlandı.” ifadelerini kullandı.

Şunu söylemek istiyorum. Bırakın bu projeyi yapmayı, bu projeyi düşünmek bile, bir vizyon ve bakış açısı gerektirir. Başkan Gümrükçüoğlu bu vizyonu ve bakış açısını ortaya koydu. Önceki başkanların düşünmeye dahi cesaret edemediği projeleri, Başkan Gümrükçüoğlu; yapılması mecburi hizmetler olarak görüyor. Projelere dair gayretli çalışmaları da takdire şayan… Başkan Gümrükçüoğlu ne zaman bu projeyi Trabzon’a kazandırırsa, işte o zaman Gümrükçüoğlu’nun marka şehir ufku da halk tarafından tam anlamıyla tescillenecektir. Bu tescilin kuvvetli bir şekilde sandığa yansıyacağı da aşikârdır. Demedi demeyin…

MEMLEKET HALISI VE 4,5G
Manzaraya bakıyorum; Memleket 2 günde 12 şehit vermiş, ahalimiz ise 4,5G’den dem vuruyor. Sanırsın Neptün’den Uranüs’e asma köprü yapmışlar. İyi de be kardeşim! Biz ne zaman duyarlı bireyler olacağız? Şehit cenazelerinde dökülen gözyaşları, ne zaman bizim kalbimize damlayacak? Ne zaman ocağımıza düşmeyen ateşin, yağmuru olacağız? Sahi ne zaman! Memleket halısı, ayağımızın altından çekildiği zaman mı?

GAZOZ OLMAYIN, EFSANE OLUN!
Üzülerek ifade edeyim ki, basın camiasında ki bazı büyüklerimizin, Gümüşhane ve Bayburtlu gazetecilere karşı, vicdan vidaları biraz gevşek. Sadece basın sektöründe değil, diğer mesleki alanlarda da, bu böyle. Gümüşhaneli veya Bayburtlu X bir kişi, herhangi bir mesleki kuruluşun başkanlığına talip olsa, türlü türlü ironisel eleştiriler yapılıyor. Bu işi ‘Yukarı yerlilere’ bırakmayın algısı yaratılıyor. Bana göre bu eleştiriler çok anlamsız ve incir çekirdeğinin hacminden bir hayli uzak… Halbuki kabuğunu kırmış ve ön argılarından arınmış şehirlerde bu böyle mi? Değil! Çünkü onlar gazoz değil efsane olmayı tercih ediyor.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Karadenizinsesi.com