31 Ağustos 2016 Çarşamba 12:49
Cumhurbaşkanı Atadı, Pekşen FETÖ İle Suçladı

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Trabzon Milletvekili Haluk Pekşen, Bir süre önce Anayasa Mahkemesi Üyeliğine atanan KTÜ’lü Profesör Yusuf Şevki Hakyemez hakkında FETÖ/PDY ile ilişkisi olduğu yönünde iddialarda bulundu.


TBMM’de basın toplantısı düzenleyen Pekşen, öncesinde sosyal medyada bulunmuş olduğu paylaşımlarla konuyu gündeme taşımıştı.   


CHP'li Pekşen bir süre önce, ”Anayasa Mahkemesi Üyeliğine seçilen Yusuf Şevki Hakyemez’in Karadeniz Üniversitesinde FETÖ örgütü baş imamı olduğunu sağır sultan bile bilir. Trabzon’da kamuoyunun birinci gündemi FETÖ cemaatinin bir numaralı adamı Hakyemez’in AYM üyeliğine seçilmesi konusudur. Bu ahmaklık mı sizce? Pensilvanya’ya Anzer balı taşımasıyla kamuoyunda Maruf ve Meşhur FETÖ imamı Hakyemez’in AYM üyeliğine atanması yeni bir aldatılma mı?” iddialarını öne sürmüştü.

Pekşen, bu açıklamalarının ardından TBMM’de bugünde yeni iddialarda bulundu. Pekşen  “ Anayasamızın değiştirilemez değiştirilmesi dahi teklif edilemez hükümleri “Türkiye Devletinin bir Cumhuriyet olduğu” ve “ Anayasa Mahkemesine yeni atanan Prof. Dr. Yusuf Şevki Hakyemez için uzun zamandır gazetelerde yazılanlar, üniversite camiasında hakkında söylenenler ortadadır. Sn. Hakyemez’in hem paralel yapının içinde olduğu, KTÜ’de bu örgütlenmeden sorumlu olduğu, bu yapıyı koruduğu, bu yapıya karşı mücadele etmediği hem de laik Cumhuriyetle kavgalı olduğu iddia edilmektedir.” dedi.  


 İşte Haluk Pekşen’in  Yusuf Şevki Hakyemez hakkındaki iddiaları

1.    Sn. Hakyemez'in, "Türk, Atatürk milliyetçiliği, Atatürkçülük ile Atatürk ilke ve inkılapları" kavramlarının Anayasa'da olmaması yönündeki görüşleri yaygın medyada yer almıştır.
2.    Sn. Hakyemez’in Kanada üzerinden Pensilvanya’ya Fetullah Gülen ile görüşmeye gittiği kamuoyunun malumudur.
3.    Belçika imamı olarak bilinen Halbay Turumtay’ın KTÜ’ye doğrudan alınmasının Sn. Hakyemez’in inisiyatifi ile olduğu hem KTÜ’de konuşulmakta hem de gazetelerde yazılmıştır. 
4.    KTÜ’deki mevcut yönetimin paralel yapının desteğiyle bugünlere geldiği hep yazıldı. Sn. Hakyemez’de mevcut yönetimin içinde en önemli FETÖ’cü olduğu hep konuşuldu. Bugün KTÜ’de rektör seçimlerinde Sn. Hakyemez ile işbirliği içinde hareket edenler FETÖ/PDY soruşturması çerçevesinde gözaltına alındı, tutuklamalar yapıldı. 
5.    Sn. Hakyemiz’in asistanını Fatih Üniversitesi’nden bizzat getirmesine rağmen, YÖK atadı demesi ve FETÖ üyesi olduğu ortaya çıktıktan sonra sergilediği tavır çelişkilidir.
6.    KTÜ’de paralel yapıyla zamanında mücadele edilmediği ancak 15 Temmuz’dan sonra ciddi bir mücadele yapılacağı beklenilmesine rağmen rektörlük seçimlerinde 90 paralelci öğretim üyesi bir adayı destekledi diye bizzat Sn. Hakyemez’in açıklamalarına rağmen hiçbir tedbir almaması ve buna ilişkin bir işlem süreci başlatmaması dikkat çekici olmuştur.
7.    KTÜ’de 90 paralelcinin olduğunu kendisi ifade etmiştir. Bu husustaki bilgilerini kamuoyu ile paylaşması beklenmektedir. Kamuoyu 90 paralelci öğretim üyesinin kim olduğunu merak etmektedir. Kimse zan altında bırakılmak istememektedir. Madem 90 paralelci öğretim üyesi var neden zamanında müdahale edilmemiştir, paralel yapının KTÜ’de örgütlenmesine neden göz yumulmuştur. Eğer paralel örgütlenmeyi tek tek isim isim biliyorsa Sn.Hakyemez neden yönetici olarak gerekli soruşturmayı açmamıştır? Gereken soruşturmayı açmadıysa bu paralel yapının KTÜ’de örgütlenmesine izin verdiği vermesinin nedeni nedir?
8.    Anayasa Mahkemesi görevine başlamadan önce neden KTÜ’de paralel yapılanmaya göz yumduğunu; neden etkin mücadele etmediğini; isimlerini bildiği halde şimdiye kadar neden gerekli soruşturmayı yapmadığını açıklamalıdır. 
9.    Sn. Hakyemez’in Anayasal düzene karşı olduğu ve bunu da sık sık sempozyumlarda çekinmeden açıkladığı, buna ilişkin görüşlerini Ordu’da katıldığı bir panelde açıkça kamuoyuyla paylaştığı, karşı olduğu bir Anayasa’nın uygulanmasına ilişkin Anayasal denetim görevini yargıç olarak nasıl yerine getireceği kamuoyunun açıklanmasını istediği bir konudur.
10.    Sn. Hakyemez’in Fetullah’ın endokrin doktorunu Üniversite senatosuna bizzat aldırdığı; 
11.    Trabzon Barosuna bağlı bir grup avukatın FETÖ ya bağlı faaliyetlerine bizzat katılımcı olarak destek verdiği ve sempozyumlara katıldığı;
12.    Zaman gazetesinin uzun yıllardır yazarı olduğu ve bu gazetenin de FETÖ nun en önemli yayın organı olduğu;
13.    FETÖ terör örgütü soruşturması çerçevesinde kapatılan Koza Üniversitesinin kurmakta olduğu Hukuk Fakültesine kurucu dekan olarak görev kabul ettiği de kamuoyunda yaygın olarak konuşulmaktadır.
14.    KTÜ’ de kadrolaşmadan bizzat sorumlu olduğu başka Üniversitelerden uzaklaştırılan FETÖ yanlısı kişilerin KTÜ kadrolarına bizzat Hakyemez'in işlemleriyle atandığı gibi çok vahim iddialar bulunmaktadır. Sn. Hakyemez 5 yıl süreyle KTÜ’de personelden sorumlu Rektör Yardımcısı olarak görev yapmıştır. 17-25 Aralık sonrasında FETÖ’nün en çok kadrolaştığı İsparta Üniversitesinden çok sayıda FETÖ’ cü öğretim üyesi ve görevlisinin KTÜ’ye geçişi bizzat kendi imzasıyla sağlanmıştır. Belçika imamı olarak bilinen Halbay Turumtay KTÜ Of Teknoloji Fakültesinde branş dışı kadroya, bizzat kendi imzasıyla atanmıştır. Diş Hekimliği Fakültesi Dekan Yrd. Tahsin Yıldırım şu anda gözaltında bulunmaktadır; zamanında bizzat Hakyemez’in imzasıyla atanmıştır. Mühendislik Fakültesinden Olkan Çuvalcı bizzat onun imzasıyla atanmıştır. Halen KTÜ’de soruşturmaya muhatap olan FETÖ’cülerin atanmasında bizzat imza sahibi olan kişi Sn. Hakyemez’dir. Yine 2016 da FETÖ’ cü Umut Eryiğit Tıp Fakültesinde bizzat kendi imzasıyla kadro almıştır. Bu kişide FETÖ soruşturmaları kapsamında açığa alınmıştır.
15.    Zaman ve Radikal gazetelerinde FETÖ’ cü YSK’ yı ve uygulamalarını övücü çok sayıda yazı yazmıştır. 
16.    Sn. Hakyemez 2012 Mart ayında cemaatin düzenlediği Abant kampına katılmış, Başkanlık sistemine şiddetle karşı çıkmıştır.

Anayasa Mahkemesi’nin kurumsal ve işlevsel bağımsızlığına gölge düşürecek her söylem, her girişim aslında ülkemizin geleceğini de baltalamaktadır.
Sn. Hakyemez hakkında ki bütün iddialara, konuşulanlara, yazılanlara rağmen devletin en önemli kurumlarından olan Anayasa Mahkemesi üyeliğine atanması birçok kuşkuyu da beraberinde getirmektedir. Yürütme gerçekten FETÖ/PDY terör örgütüyle mücadele ediyor mu? Anayasa Mahkemesi işlevsiz bir kurum haline mi getirilmek isteniyor? Anayasal düzene aykırı konuşmalar yapan bir kişi bizzat bu düzenin korunmasından sorumlu bir kuruma getirilmesi, bizzat Anayasal düzenin içeriden yıkılmak istenmesi midir?
Kamuoyu bu soruların cevabını doğal olarak beklemektedir. Devletin bölünmez bütünlüğü ve birliği hayati derece de önemli olduğu için bu soruların en net şekilde, ivedilikle cevaplandırılması gerekmektedir.

Son Güncelleme: 31.08.2016 13:00
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Karadenizinsesi.com