22 Mart 2017 Çarşamba 13:17
Erdoğan'dan Sert Mesajlar! "Manşetlerle Çarpışarak Bügünlere Geldik"

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Die Welt gazetesinin tutuklanan Türkiye muhabiri Deniz Yücel'in Almanya Şansölyesi Angela Merkel tarafından serbest bırakılmasının istendiğini belirterek "İşte adam geliyor, tam bir ajan terörist... Alman Şansölyesi Merkel, geldi bunu istedi. 'Yargı bağımsız' dedim. 4 bin 500 terörist dosyası verdim buna, 'Yargı bakıyor' dedi. Ben de 'Bizde de yargı bakıyor, karışamayız' dedim. Ve süreç böyle devam edecektir. Sen Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı'na kapılarını kapatıyorsun, bakanlarını sınır dışı ediyorsun. Siz Türkiye Cumhuriyeti'nin cumhurbaşkanına 'Diktatör' diyeceksiniz. Bir şey yapmayacağız" diye konuştu.

Erdoğan'ın açıklamaları:
15 Temmuz gecesi Anadolu yayıncılarının ortak platform oluşturarak darbe karşıtı yayın yapmasını unutamayız. Biz Anadolu basınını Kurtuluş Savaşı'ndan biliriz. Biz Anadolu basınını tek parti dönemine karşı verdiği demokrasi mücadelesinden biliriz. Darbe dönemlerinde herkes susarken konuşma cesaretinden biliriz. Kıt imkanlarına rağmen yürüttükleri faaliyetlerinden biliriz. Yerel basının gücü demokrasinin gücüdür. Yerel basını reytingle, tirajla ölçmek doğru değildir. Uydu ve telif masrafları için bu durumun da göz önünde bulundurulmasını faydalı görüyorum. Aynı şekilde kamu ilanları... Yerel basının varlığını sürdürmesini ancak bu şekilde sağlayabiliriz.

"BİZ GÜCÜMÜZÜ MANŞETLERDEN DEĞİL SANDIKLARDAN ALDIK"
Biz manşetlerle çarpışarak bugünlere geldik. Muhtar bile olamaz diye amiral gemisi geçinenler sürmanşet attı. Bunlar muhtarları küçümsediler. Ama biz bu salonda sürekli muhtarlarımızla bir araya geliyoruz. Birileri de kalkıyor muhtarları küçümsüyor. Benim BM de yaptığım konuşma için 'Sanki muhtarlara konuşuyor' diyor. Sonra da 'Ben onu demek istemedim' diyor. Tamam da ne demek istedin? BM'de bizim karşımızda olanların tamamı seçilmiş değil. Atanmışlar da vardır. Muhtar seçilmiştir. Seçilmiş olduğu için saygındır. Biz gücümüzü manşetlerden değil sandıklardan aldığımız için bu çarpık zihniyete meydan okuduk. Kendi ülkesini yurtdışına şikayet edenlerle mücadelemizi sürdüreceğiz.

"BİZDE DE BIRAKIN YARGI BAKSIN, KARIŞAMAYIZ"
Adam geliyor, tam bir ajan terörist. Neymiş basın mensubu. Bir ay Almanya Başkonsolosluğunda misafir ediliyor. Şansölye 'Bizim burada çifte vatandaş olan bir gazetecimiz var. Bunu bırakmanızı istiyoruz' diyor. Ben sizden 4500 PKK'lı teröristin iadesini istedim, verdiniz mi? 'Yargı bakıyor' diyor. Bizde de bırakın yargı baksın. Onunla ilgili kararı da bizde yargı verir. Çünkü bizde yargı bağımsızdır, karışamayız. Mahkemeye çıktı ve tutuklandı. Süreç böyle devam edecek.

"SEN HOLLANDA'NIN YANINDAYSAN BEN DE HALKIMIN YANINDAYIM"
Sen, Türkiye Cumhuriyeti'nin Cumhurbaşkanına adeta kapını kapatıyorsun, bakanlarına kapını kapatıyorsun, uçuş izni vermiyorsun, oraya gidenleri konuşturmuyorsun. Hollanda'da atını, itini benim vatandaşlarımın üzerine süren, benim bakanıma arabada mahkumiyet verene sen diyorsun 'Ben de Hollanda'nın yanındayım'. Peki sen Hollanda'nın yanında mısın, güzel. Ben de halkımın ve Hakk'ın yanındayım..

"KARŞIMIZA MASKEYLE ÇIKANLARA HAYDUT MUAMELESİ YAPACAĞIZ"
Bize parmak sallayan Avrupalılara sesleniyorum; Türkiye itilecek kakılacak bir ülke değildir. Karşımıza maskeyle çıkarlarsa artık haydut muamelesi yapma kararı aldık. Çık ortaya delikanlıca Türkiye ile meselem var, bölünmesini istiyorum de, herkes de kimin ne olduğunu görsün.

CUMHURBAŞKANLIĞI HÜKÜMET SİSTEMİ
Yalanın en büyük panzehiri gerçeklerdir. Tek bir iddia konusundaki görüşlerimi ifade edeceğim. Muhalefet tek adamla yatıp kalkıyor. Bunlar okumadıkları, okuduklarını da anlamadıkları için, Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemiyle, tek adam sistemini karıştırıyorlar. Yürütmedeki çokbaşlılığın ortadan kaldırıldığı sistemdir. Bunların dillerinden düşürmediği tek adam rejimi 1923'te kapandı. Her şeyden önce Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi demokratik bir sistemdir. Cumhurbaşkanı halkın yüzde 50 + 1 oyuyla seçiliyor. Her 5 yılda bir sandık ortaya geliyor. Sandıktan da çıkasınız 20-30 yıl cumhurbaşkanlığı yapmak yok. Tek adam rejiminde ise seçim falan yoktur. Süresi de yoktur. Yönetimi ele geçiren kişi ölene veya birileri devirene kadar kalır. Bizim getirdiğimiz yönetim sisteminde cumhurbaşkanı milletin, Meclis'in ve kamuoyunun denetimine tabiidir. Bu sistemdeki cumhurbaşkanının kim olacağı, seçimlerde millet tarafından belirlenir. Tek adam rejimlerinde bir şahıs vardır. 'Meclis yok' diyor, olur mu öyle bir şey. Cumhurbaşkanının kanun yapma yetkisi yok. Cumhurbaşkanının sadece bütçe kanunuyla yetkisi var. Kararname, hakkında yasal düzenleme olmayan konularda kararname çıkarabilir. Meclis bunu yasayla ortadan kaldırabilir. Aynı şekilde yargı. Yargı üyeleri, HSK, 7'sini parlamento seçiyor. 4+2 cumhurbaşkanı. Yargıtay, Danıştay, AYM aynen. Dürüst olun. Bu ülkenin huzurunu kaçırmayın. Biz bunları muhatap almadıkça yalanlara başlıyorlar. Meydanı iftiracılara terk etmemek için, böyle mukayeseli anlatma yoluna gidiyoruz.

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Karadenizinsesi.com