Bizim gazetede okudum, haber şöyle: “Gürültü haritasında sınıfta kaldık.” Haberin özü: Trabzon Büyükşehir Belediyesi Gürültü Yönetmeliği varmış da buna göre yapılan alan çalışmalarında Ortahisar ve Akçaabat ilçelerinde trafikten kaynaklanan gürültü kirliliğinin diğer kaynaklara göre daha fazla olduğu saptanmış... Bunun için “alan çalışması”na, masraf yapılmasına gerek var mı idi bilemem... Görünen köy kılavuz istemiyor ki... Belediyelerin görev alanlarında ki sorunlar tüm ülkeyi sarmış, sarmala almış, ne yazık ki...

Hoparlör icat oldu, küçük-büyük kentlerde huzur kalmadı. Belediyeler kendi başına buyruk istediği zaman hoparlörle yayın yapıp “gürültü kirliliği”ni bizzat yaratıyorlar. “- 34 KYZ 2642 plakalı araç sahibi, lütfen aracınızı bulunduğu yerden alınız...” “İstersen alma... Cezayı yer, aklı başına gelir” mi diyorsunuz? Yanılıyorsunuz, böyle durumlarda ceza yazana tanık olamadım henüz... Bir kez yetmez iki, üç, dört kez tekrarlanır anons. Hem de “lütfen”li olarak... Görev yapma anlayışı rafa kalkmış... Bir keresinde nasıl bir duyuru yapıldı biliyor musunuz?

Aynen şöyle: “-06 HBA 0962 plakalı araç sahibi, Zabıta Müdürlüğü önüne park ettiğiniz aracınızı lütfen bulunduğu yerden alınız.” Hopalaa!.. Adam taşıtını (onlar araç diyor) Belediye Zabıta Müdürlüğü’nün önüne park ediyor, bunu yaparken ses çıkarılmıyor, sonra kalkıp hoparlörden uyarı anonsu yapılıyor.

Aziz Nesin sağ olsa bu duruma şahane bir mizahi öykü yazardı, mizah severler de gülerdi. Ama şimdi bu duruma kargalar gülüyor sanıyorum. Evet, uzun sözün özü: Kimi belediyelerin teknolojiyi yanlış kullanmalarının yarattığı gürültü kirliliği had safhaya ulaşmış bulunuyor. Üstelik felaket tellallığı yapılıyor sanki...

“ - Lütfen dikkat!.. Bugün su borçlarınızın son günü...”
“ - Lütfen dikkat!.. Ölüm ilanı...”
“ - Lütfen dikkat!.. Mevlüt ilanı...”
“ - Lütfen dikkat!.. Hava bozacak, dikkatli olun!..”
“ - Lütfen... Çöp Verginizi unutmayın...”
“ - Lütfen... Lütfen...” Sanırsınız koca Belediye “nezaket kurumu” olmuş...

Büyükşehir Belediyemiz yıl içinde ulus ve uluslararası müsabakalarda derece alan sporcuları ödüllendirmek için tören düzenlemesi güzel bir hizmet anlayışı... Çok doğru, alkışlanacak bir güzel düşünce ayrıca... İşte böyle teşvik edilir, onore edilir sporcu... Dilerim bu anlayış hep böyle sürer gider. Ama bir başka konu var. Büyükşehir Belediyesi sadece sporcuları onore etmeyi düşünüyorsa yanlış olur diye düşünüyorum. Kentin adını ülke ve uluslararası düzeyde temsil edip başarılı olan sanatçılar, bilim adamları, sivil toplum örgütleri bu çerçevede düşünülmeli. Yalnız bırakılmamalı... Dahası Büyükşehir Belediyesi bir kültür, sanat, bilim yarışma yönetmeliği düzenleyip bu alanda bir atılım yapmalı. Eskinin “göstermelik” kültür/sanat sahiplenmeliğine son verilmeli...

Sanatçılarını, kültür/bilim insanlarını sahiplenen, onları öncü yapan toplumlar çoktaaan refahı, mutluluğu yakaladılar.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Karadenizinsesi.com