Trabzonspor birkaç gün evvel olağan genel kurulunu gerçekleştirdi.
Kurulda hiç kimse tarafından kabul görmeyecek olaylar yaşandı.
Şikeye karşı tek vücut savaşmamız gerekirken, kendi içimizde bir bütünlük sağlayamadığımız, bölük pörçük, kavgalı patırtılı, küfürlü yumruklu görüntülerle dünya âleme rezil olduk.
Trabzon’a, Trabzonlu’ya, Trabzonspor’a, Trabzonsporlu’ya yakışmayan ne kadar pespaye davranış varsa genel kurulda Allah için hepsi sergilendi.
Hele bir de başkanlık koltuğunu hasbelkader işgal eden Hacıosmanoğlu yok mu, göreve geldiği ilk günden bu yana Trabzonspor’u bölüp bölüştüren, ötekileştiren, ayrıştıran, temsil noktasında küçük düşüren, yetersiz kalan tutumlarını geçtiğimiz kongre sürecince de katmerleştirerek devam ettirdi.
Gerçi, Trabzonspor’un bütün değerlerini değersizleştirme adına yapmış olduğu tüm çıkışlarından, eylemlerinden ve söylemlerinden ötürü, uzun süredir Hacıosmanoğlu’na yazılarımda başkan sıfatıyla hitap etmemeyi uygun görüyorum.
Görevini bırakmak zorunda kalacağı güne kadar da bu duruşum aynı şekilde devam edecektir.
****
Hacıosmanoğlu gerek tarz, gerekse çizgi olarak o kadar çaresiz bir halde ki, bir beklenti taşıdığı eski başkanlara biat noktasında yaklaşırken, bu durumun kendisinde yarattığı acizlik ve kompleksten dolayı Başkan Özak ve Şener’e insafsızlık boyutlarına varan söylem ve eylemlerle günü kurtarmanın hesabını güdüyor.
Hacıosmanoğlu, pozisyonunu o kadar abarttı ki, kendini Trabzonspor’un MEHDİ’si olarak görüyor.
Ona göre Trabzonspor’da geçmişe dair hiç kimsenin, hiçbir şeyin bir anlamı, değeri, kutsiyeti yok!
Varsa yoksa kendi ve saz arkadaşları!
Hacıosmanoğlu geçmişte, rüyasında kendisini, Trabzonspor’un bugün var olma nedenlerinden biri olan efsane futbolcularının imzalı forma alıyorken görse, inanın hayra yorardı.
Bugünlerde ise o değerleri yok sayma, itibarsızlaştırma ve dışlama peşinde.
Sadri Başkan, her insan, her yönetici gibi zamanında bizim de memnuniyet duymadığımız bir takım yanlış uygulamalar yapmış ve savruk paralar harcamıştır.
Ama ortada bir gerçek var ki, Başkan Şener’in kapı gibi 2010-2011 SEZON ŞAMPİYONLUĞU Fenerbahçe’de, aldığı kupaları müzemizde, ilk kez Şampiyonlar Ligi’ne gitmemiz de hafızalarda duruyor.
Hacıosmanoğlu ise ortada hiçbir başarı yokken Trabzonspor’un mevcut borcunu % 45 artırarak 300 milyon TL’ye dayattı.
 “Kulübün parasını yemem, kimseye de yedirmem!” diyen Hacıosmanoğlu’nu acaba hesap yapmayı mı bilmiyor?
****
İnsan hangi konuma gelirse gelsin önce kendini bilmeli!
Ne yazık ki Hacıosmanoğlu’nun kabarık egosu Başkan Faruk Özak’a bile insafsızca dil uzatmasına müsaade ediyor.
Hacıosmanoğlu!
Bir günden bir güne kulübün tarihini okudunuz mu?
Özak bu kulüpte nereden başladı, nereye geldi diye kendinizce bir zaman tünelinden geçmediniz mi?
Ki, Özak’a atıfta bulunarak “Hayatta hiç kimse benim düşmanım olmadı. Ama bu saatten sonra Özak benim en azılı düşmanımdır” açıklamasını yapabiliyorsunuz!!!!!!!!
Kaldı ki bu cümleyi kurarken kendinizle çelişiyorsunuz.
Bir insanın hiç düşmanı yoksa, “ilk düşmanım” diye nitelediği birini nasıl “en azılı” diye derecelendirebilir?
Alenen tehditten Cumhuriyet’imizin savcılarını göreve davet ediyoruz.
Hacıosmanoğlu!
Siz Faruk Özak’ın bu kulübe neler kazandırdığını bilmiyorsanız biz hatırlatalım!
Özak, Trabzonspor’da futbolculuk, kaptanlık, yöneticilik, asbaşkanlık, başkanlık yaparak, bu kulübün neredeyse tüm kademelerinde görev aldı.
96’da kıl payı kaçan şampiyonluğun ardından, kendisini başarılı bulmayarak, onuruyla, kasasında parasıyla kulübü daha yukarı çekeceğine inandığı Mehmet Ali Yılmaz’a teslim etti.
Hacıosmanoğlu, siz mahkemenin gitmeniz yönünde çıkacak kararını tahmin ettiğinizden, sonucunu ertelemek için her gün farklı bahane ürettiriyorsunuz.
Faruk Özak kulüp dara düştüğünde, başkan olmadığı halde, amatör kulüp, profesyonel Trabzonsporluluk zihniyetiyle geceler düzenliyor.
Başkan olmamasına rağmen Trabzonspor’un maçlarına gidiyor.
Siz yarın görevi bırakmak zorunda kalınca bırakın maça gitmeyi, belki de Lig TV üyeliğinizi bile iptal ettireceksiniz.
Ayrıca Özak, siyaset sahnesinde bile partili partisiz ayırmaksızın herkese karşı çözüm odaklı olma gayreti içerisinde olur.
Kısaca Faruk Özak Trabzon’un, Trabzonlu’nun Faruk Abi’sidir!
Siz bu şehrin neyi oluyorsunuz acaba?
Ya da neyi olabilirsiniz?
****
Hacıosmanoğlu!
Sizin Faruk Özak, Sadri Şener ve diğer değerler hakkındaki yakışıksız söylemlerinizle onların itibarına en küçük halel gelmez!
Sadece safların sıklaşmasına neden olursunuz!
Kalibreniz onlarınkiyle örtüşmez!
Üzgünüm, ama siz gidicisiniz!
Ha unutmadan!
Özak bu şehrin kanaat önderidir!
Sizin kurusıkılarınız onu harcamaz!
****
Not: Hacıosmanoğlu Trabzon’da bu saatten sonra yönetimine en fazla dört kişinin talip olacağını anlamış olacak ki, yönetimin beş kişiye indirilmesini istiyormuş. Hadi hayırlısı…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.