Yüzbaşı kardeşini şehit vermiş bir Yarbayı sakız ettik dilimize bugünlerde. Hükümetin 'çözüm' politikasını eleştiren bir kaç cümle kurdu Yarbay. Haliyle gündemimizin ana maddesi oldu.

Kardeşinin tabutu başında acılı bir ağabey nasıl olur da hükümeti eleştirirdi... Hemen başladı linç kampanyası. Hemen ortaya çıkarıldı, meğer kripto paralelciymiş Yarbay. PKK sempatizanı imiş ayrıca. Hem HDP'ye de oy vermiş...

Öyle yabana atmayın, bir yığın belge var ortada, bir gün içinde ortaya çıkan, çıkarılan... Haindi velhasıl Yarbay. Üniformalı hain!

Kahramandı aynı zamanda. Siyasi bir deha… Muktedir karşıtlarının hissiyatını dile getiren cesur yürekli adam!

Herkes için bir anlam ifade ediyor Yarbay.

Ya siyah ya beyaz...

Ya hain ya kahraman...

Kimse için acılı bir ağabey değil. Kimse için yüreği yanmış bir 'insan' değil.

Vicdanını yitirmeye yüz tutmuş bir toplum olduğumuzu düşünüyordum. Bu olay ile birlikte vicdanını yitirmiş bir toplum olduğumuza kanaat getirdim. Çıkarları, karakterini ele geçirmiş milyonlarca bireyden oluşan bir toplum...

Korkarım ki binlerce yıldır var olan milletimizin yüz karası olmaya aday mensuplarıyız!

Allah affetsin...

BUGÜN KAHRAMAN YARIN HAİN...

Zor bir dönemden geçiyoruz...

Ötekileştik, kutuplaştık, sevgisizleştik, hoşgörüsüzleştik. Çıkarlarımız için Müslümanlaştık, çıkarlarımız için siyasallaştık. Gri rengimiz yok. Ya siyahız ya beyaz... Doğrular fayda sağladığı ölçüde doğru, yanlışlar çıkarlarımıza ters düştüğü için yanlış... Grup psikolojisi haddinden fazla hakim, ya da sürü psikolojisi...

Zor bir dönemden geçiyoruz...

Akılların kiralandığı, vicdanların satıldığı bir dönem...

Hain olmakla kahraman olmak arasındaki çizginin kaybolduğu bir dönem...

Küfretmenin, düşmanlaştırmanın sıradanlaştığı bir dönem...

Dün söylenilenlerin bugün ehemmiyetinin olmadığı bir dönem...

Uzun süredir bu köşede siyaset yazan bir kişi olarak bu durumu derinden hissediyorum. Bunun rahatsızlığını derinden yaşıyorum.

Öyle flu bir dönem ki siyasal analiz yapmak çok zor. Ya hainsin ya kahraman. Bugün kahraman, yarın hain. Bugün dost, yarın düşman.

Öyle zor bir dönem ki düşündüğünü yazmak çok zor…

Zira her kesim için eleştirinin düşmanlıkla bir tutulduğu bir dönem. Yazılan bir yorumun, yapılan bir analizin makul olma olasılığı sıfır. Ya siyah ya beyaz...

Ayrıca dengeler var. Gözetmek zorunda olduğumuz dengeler. Yarene dokunma çekincesi. Gelecek endişesi belki...

Bu camiada bu çekinceyi hissetmeyen, bu endişeyi duymuyorum diyen her kimse, bu kirli düzenin parçası olmaktan memnundur, mutludur. O, bu sistem sayesinde konuşabiliyor, bu sistem sayesinde yazıp çizebiliyordur.

Kimse bu durumdan tek başına mesul değil. Ne tek başına bir ideoloji, ne tek başına bir parti, ne tek başına bir siyasetçi ne de tek başına bir medya patronu...

Herkes suçlu, herkes sorumlu!

Velhasıl...

Uzun süredir bu köşede güncel politik meselelerde yazıyorum. Ama bahsettiğim bu saiklerden ötürü artık siyasal konularda daha az sıklıkla yazacağım.

Siyasetten boşalan bu boşluğu spor ile dolduracağım. Doldurmaya çalışacağım.

Siyaseti, siyaset bilimi eğitimi almış biri olarak yazıyorum, konuşuyorum. Spor konusunda da yazmış olmak için yazmaktan, sırf alaylı olmaktan kaçınacağım. Haddim ölçüsünde akademik manada yeterli olmaya özen göstereceğim.

Güzel günlerde, güzel konularda, güzel yazılarla beraber olmak dileğiyle...

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.