Trabzonspor bazı kendini bilmez, ukalalıkta had safhaya gelmiş spor yazarı görünümlü kişiliksiz şahsiyetler tarafından suçlanıyor. Peki işin aslını biliyor musunuz? Hayır!

Ben size biraz bahsedeyim de ona göre yazın yazılarınızı; Trabzonspor Hakan Çalhanoğlu ile anlaşıyor. Avans olarak da imza karşılığı 100 bin Euro babasına ödeme yapılıyor. Hakan henüz reşit olmadığı ve menejerliğini babası yaptığı için. Ve sözleşme imzalanıyor. Bunun yanı sıra 2011’de alt yapısında oynadığı Almanya’nın Karslruher takımına da profesyonel imza atıyor. Bunu duyan Trabzonspor yönetimi de verdiği 100 bin Euro’yu geri istedi. Fakat bu para kulübe ödenmiyor. Bunun için de Trabzonspor avukatları FIFA nezdinde dava açıyor. Bu süreçte bunlar işin gırgırındaydı. Hatta iç CAS’a kadar gittiği halde Çalhanoğlu tarafından kimse kulüple görüşüp para iadesi yapıp davanın geri çekilmesi için bir girişimde bulunmuyor. Peki simdi soruyorum burada ahlaksızlığı Trabzonspor mu yapıyor? Ama siz bazı hadsizler Trabzonspor’u suçlayıp adeta işi milli takım düşmanlığına kadar getiriyorsunuz. Oyuncu alacağı varken takımı şikayet ettiğinde sıkıntı yok da kulübün oyuncudan alacağı olunca mı suç? Milli takımın kaderi tek bir oyuncuya bağlıysa bırakın oynamayalım Kırmızı-Beyaz formayla.

Ama unutmayın ki Trabzonspor bir dönem milli takımımızın belkemiğini oluşturuyordu. 7 futbolcuyla bu rekor bize aittir. Ama siz bunları çekememezlik duygunuzdan dolayı unutmuşsunuzdur.

Trabzonspor ile Çalhanoglu arasında yapılan bir anlaşmada ayrıca 1 milyon Euro cayma bedeli maddesi de bulunuyordu. Ama FIFA bu miktarı oyuncu için fazla acımasız bulup sadece imza parasının ödenmesine karar verdi. İşte gerçekler bunlardır. Simdi suçlu ve ahlaksız kimdir tüm spor kamuoyunun vicdanına bırakıyorum. Gerçekleri bilmeden yazanlar utansın diyorum.

Not: Ayrıca bu Hakan Çalhanoğlu’nun ilk vakası değil. Hamburg’da oynadığı dönemde Leverkusen’e transfer olmak için neler yaptığını bir araştırıp okuyun derim.

***

Çal Azizim çal!
Aziz efendi sazı eline aldı ve kendine göre güzel çalıyor. Haa bu saz, bildiğimiz sazdan değil, sözüm ona başka sazdan. Bakın Aziz efendinin söylediklerine… Ara transfer dönemi başlamadan önce televizyonlardaki konuşmasında şöyle diyor; “Ben sözleşmesi devam eden hiçbir futbolcuyla görüşmem çünkü bu centilmenliğe aykırı bir durum, etik olmaz. Ancak sözleşmesi biterse ondan sonra görüşürüz.”

Ben Aziz efendiye hayret ediyorum. Bütün insanların gözüne baka baka ne kadar da rahat yalan konuşuyor. Sahte söylemlerinle insanları kandırıp kendince prim yapacaksın. Seni bu rahatlığından dolayı kutlamak lazım. Ama senin adın Aziz yalan da azgına sakız olmuş vesselam. Belki sen şahsen kendin konuşmamışsındır ama yanındaki arkadaşlarını gönderip onlarla temas kurdurduğun zaman bu şahsının konuşmadığı anlamına gelir senin acından. Çünkü sen her kötü gidişatın arkasından ya herhangi bir kulübe ya MHK’ya ya da TFF’ye çatarak ibreyi baksa yöne çevirmeyi çok iyi beceriyorsun.

Not: Az daha unutuyordum. Bu gelişmelerin yaşandığı tarihlerde Mehmet Ekici Trabzonspor’un sözleşmeli oyuncusuydu ki hala daha öyle. Belli ki Aziz efendi bunu unutmuş. Ben bir hatırlatayım.

***

Kolbastıyı unutmuştuk
Ligin ikinci yarısında 3’te 3 yaparak bizleri mutlu eden oyuncularımıza teşekkür ediyorum. Bunun yanında unuttuğumuz ve yaklaşık 3 senedir özlemini çektiğimiz kolbastımızın oyuncularımız tarafından oynanması bile şahsen beni öyle duygulandırdı ki gözlerim yasardı desem yeridir. Bu neşeli, duygulu ve güzel günleri bize yaşatan kardeşlerime kucak dolusu sevgiler. İnşallah hep böyle olursunuz da biz de devamlı güleriz.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Karadenizinsesi.com