Bir kişi neden başkasının hakkını elinde tutar? Neden bu hakkı vermekte diretip kısım kısım verip sonra da bak kıymetimi bil edasıyla sözler söyler?

   Lise döneminde tarih derslerinde aklımda kalan en önemli söz, tarihi bugünün değer yargılarıyla yargılamamak gerektiği hakkında. Kıtalara hükmeden bir devlet, Fransız ihtilalı ardından dünyayı saran milliyetçilik akımları ve devletin gücünü toparlayamaması nedeniyle küçüle küçüle Anadolu’ya sığacak hale geldi. ‘Artık yeter’ diyen millet kurtuluş mücadelesi sonrasında köklü, yeni devletini kurdu.

   Kuruluş şartları, o günün koşulları, bugünün kabulleri derken ülkemizde her zaman “Devlet babanın” hak veren bir rolü de olmuştur. Zamanında gelecekte bu hakları peyderpey veririm diye mi yoksa ağlamayan çocuğa emzik verilmez desturuyla mı bilinmez devlet sürekli yedekte “Haklar” tutmayı bir görev bilmiştir.

   Klavye başından yazmak kolay… İnsan yönetmek, hele hele ülke yönetmek çok zor… Bir de bu ülke dünyanın en zor coğrafyasında ise ve halen daha dünyaya alternatif bir medeniyetinin külleri üzerinde oturuyorsa çok daha zor.

   Bütün bunlara rağmen kanaatimce, edinilen tecrübeler, gelişen dünya ve devlet algısı karşısında devlet eteğinde vatandaşına ait ne kadar hak varsa bir defada koşulsuz vermeli. Tabi ki bünyede oluşturacağı tepkileri hesap ederek vermeli. Ama hemen acilen vermeli. Bugün dahi bileni bilmeyeni hala yapılması gerekler olduğundan bahsediyorsa, hak ve hürriyetler adına eksik kalanlardan bahsediyorsa ‘Artık yeter’ denmeli.

    Devlet vatandaşın hakkını koruyan pozisyondadır. Yoksa vatandaşın hakkını elinde tutup zamanın gelmesini bekleyen olmamalıdır.

    Bu topraklar “Konjonktür gereğince şimdi zamanı değil” sözlerine aşikârdır.

    Hepimizin şehit haberleriyle ciğerinin parçalandığı şu günlerde vatan kaygısı olanların bir araya gelip tüm hak ve hürriyetlerin adil paylaşımını içeren yeni Anayasa üzerinde çalışması gerektiğini düşünüyorum. Bu konu entelektüel bir beyin fırtınası olarak görülmemeli. Anayasanın devletin kılcal damarlarına kadar etki eden bir merkez olduğu gözünde tutulmalıdır. Hala insanların temel haklar konusunda öyle veya böyle bir diyeceği varsa sorun da vardır demektir. ‘Verdik daha ne vereceğiz’ diyenler olabilir. O zaman en azından “Bugüne kadar niye vermedin” sorusuna makul bir cevap da vermek lazım. Tabi cevabı muhataba hissettirmek de lazım.

    Terör, devletin yok etmesi gereken bir suç. Buna kararlılıkla ve ezici bir güçle devam edilmeli. Bunun karşısında vatandaş ise her koşulda hakkı artık verilmesi gereken bir unsur.

    Terörün amacı halkta korku ve panik oluşturmaksa, devletin de görevi halkı bir arada tutup, suç unsurlarını yok edip, halka hizmet etmek.

     Ülkemizde de dünyadaki pek çok devletin başında olduğu gibi bir terör belası var. “İnsanı yaşatma” konusundaki hedefe ne kadar hızlı koşulursa belalardan da bir o kadar hızla uzaklaşılacağına inanıyorum.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.