İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü mezunu… 1974 yılında, mezunu olduğu İstanbul Üniversitesi’nde, Yeniçağ Tarihi Kürsüsü asistanı oldu. 1978 yılında XVIII. yüzyılda Osmanlı İmparatorluğu’nda İskân Siyaseti adlı doktora tezi ile doktor oldu. 82’de yardımcı doçentliğe, 83’te ise doçentliğe yükseldi.

***

1983-84 öğretim döneminde Elâzığ’da Fırat Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü’nde görev yaptı. 1986 yılında Marmara Üniversitesi Atatürk Eğitim Fakültesi Sosyal Bilimler Eğitimi Bölümüne geçti. 20 Mart 1989’da profesörlüğe yükseldi.

***

1989 yılında Başbakanlık Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğü Osmanlı Arşivi Daire Başkanlığına tayin edildi, 17 Aralık 1990’da ise genel müdür yardımcılığına getirildi. Bu sırada, Osmanlı Arşivi’nin otomasyonunu başlattı. Bu görevinden 2 Mart 1992’de istifa etti ve Marmara Üniversitesi’ndeki görevine döndü.

***

26 Ağustos 1992 tarihinde rektör yardımcısı oldu. 23 Ekim 1992’de rektör vekili ve Kasım 1992’de tekrar rektör yardımcılığında bulundu. Bu görevini sürdürürken 21 Eylül 1993’te Türk Tarih Kurumu Başkanlığına getirildi.

***

Derken siyasete atıldı. 2011 yılında katıldığı MHP’den, Kayseri Milletvekili seçildi. Duruşu ve bilgi birikimi ile göze girince, son genel seçimlerde de Bahçeli tarafından yeniden aday gösterildi ve tekrar Kayseri Milletvekili seçildi. Sonrasında ise grup başkanvekili oldu.

***

Böylesine cafcaflı bir biyografiye sahip olan MHP’li Prof. Dr. Yusuf Halaçoğlu, meclis başkanlığı seçimlerinde partisinin CHP’li Deniz Baykal’a mesafeli duruşunu su sözlerle açıkladı: “Biz eğer Sayın Baykal’ı desteklemiş olsaydık, kamuoyunda şunlar yansıtılacaktı: ‘Siz Baykal’ı seçtiniz, bir muhalif adı altında’ AKP’nin tabiriyle ‘dinsiz bir partinin inançsız bir partinin adamını seçtiniz’ diye bize yükleneceklerdi”

***

Buyur buradan yak. Bu açıklamanın ne tarafından tutarsan tut, elinde kalır. Gereksiz ve bir o kadar da çirkin bir söylem… Ben Halaçoğlu’nu sıkı bir tarihçi zannederdim lakin o din polisi çıktı. Üstüne üstelik ona duyulan sempatileri de, hallaç pamuğu gibi bir kenara attı.

***

Bahçeli’nin de dediği gibi; “Herkes ağzından çıkan sözlerin nereye gideceğini iyi ölçmeli ve iyi tartmalıdır” Aksi halde o elimize tutuşturulan diploma, bir çocuk bezi gibi değersizleşir. Ne kadar afili bir diploma olursa olsun, bir cırcıra bakar muhterem. Bilmem anlatabildim mi?

Eyvallah!

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Karadenizinsesi.com