Hava Türkmen Olcayto: "Bizler Gönüllü Onlar Paralı Asker!"

Diğer siyasi partilerin kadın temsilcilerini eleştiren CHP Trabzon İl Kadın Kolları Başkanı Hava Türkmen Olcayto, “Bizler gönüllü, onlar paralı asker. İnsanların yoksulluklarını fırsata çevirip kendilerine oy devşiren siyasi partilerimiz var. Bir oya karşılık bir koli erzak veriyorlar” dedi

HAVA TÜRKMEN OLCAYTO’NUN AÇIKLAMALARI ŞÖYLE:
Soru: Trabzon siyasetinde kadının yeri hakkında ne düşünüyorsunuz?
Cevap:
Kadınların Trabzon’da siyasette yer alması çok zor ve meşakkat isteyen bir durum. Ama bu sadece Trabzon için değil Avrupa’da bile zor. Kadın her daim ikinci planda kalıyor. Siyasi bir adaylık sürecinde önünüze engeller çıkıyor. Her şey sorunsuz olsa bile eşinizin bu durum karşısındaki tavrı çok önemli. Eşinizin size maddi, manevi destek olması gerekiyor. Trabzon özeline indirgediğimizde Karadeniz kadınının erkeğin bir adım önünde olması soruna neden olabiliyor. Karadeniz erkeği eşini kendisinin önünde görmek istemiyor.  Sosyal demokrat bir eş bile bu tavrı sergileyebiliyor. Şunu da belirtmek isterim bu durum çok da bize özgü değil, Avrupalı siyasi kadınları inceledim. Onlar da önce eşlerini bu konuda eğiterek ve bilinç oluşturarak siyasete atılmışlar. Şimdi İsveç Parlamentosu’nda yarıdan fazla kadın var.”

Soru: Trabzon’da kadın siyasiler arasında ortak bir dil söz konusu mudur, ortak bir payda da buluştuğunuz oldu mu?
Cevap:
“Biz ‘Kadın Platformu’ diye yola çıktık. Tüm kadın derneklerini gezdik ‘Kadına şiddet ortak paydamız, 5 Aralık kadına seçme ve seçilme hakkı verilmesi, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü bunların hepsi ortak paydamız’ dedik. Siyasi ayrım gözetmeksizin hepsini gezdik. Fakat sağ görüşlü olan partiler veya sendikalar bu ortak paydaya sıcak bakmadılar. Onlar sıcak bakmayınca sadece sol dernek ve sendikalar sıcak bakınca ismini ‘Demokratik kadın platformu’ yaptık. Gerçekleştirdiğimiz hiçbir etkinliklere de gelmediler. Yani siyaseti bir kenara bırakıp, siyaset üstü bir durum karşısında bile ortak paydada buluşamadık. Ama biz girişimde bulunarak, üzerimize düşeni yaptık.”

Soru: Siyaset üstü olan kadına yönelik şiddet, çocuk istismarı, kaçırılan kızlar, çocuk gelinler gibi konularda aktif olarak sahalarda yer aldınız. Bu noktada neden diğer siyasi partilerin kadın temsilcileri ile birlikte mesaj vermediniz?
Cevap:
“Bunun nedenini gerçekten bilmiyorum. Bize ‘sol görüş’ olarak bakıp öyle mi değerlendiriyorlar yoksa bizimle aynı karede mi gözükmek istemiyorlar bilemiyoruz. Bizim bildiğimiz tek şey bu eylemlerin siyasi bir yanı olmadığı. Bize destek olan herkes değil insanlığın daha güzel olması adına destek olur. Daha öncede ifade ettim, ortak çalışmalar adına biz bir girişimde bulunduk fakat diğer taraflardan bize geri dönüş olmadı. Daha fazlasını yapmamız söz konusu değil. İnsanlık adına tavrımızı ortaya koyduğumuz durumlarda yanımızda olanlarla mesaj vermeye devam ederiz.”

Soru: Bir referandum süreci söz konusu, nasıl değerlendiriyorsunuz?
Cevap:
“Bu kadar yetkinin tek bir kişiye verilmesi kabul edilebilir değil. Biz tabi ki ‘Hayır’ diyeceğiz. Bunun içinde bir platform oluşturuldu. MHP’nin tabanı, Doğru Yol Partisi, Saadet Partisi, sivil toplum örgütleri, sendikalar birçok kesimin içinde yer aldığı bir platform olacak. Yine parti ayrımı gözetmeksizin ülkenin geleceği için ortak bir dil oluşturulacak. Sahaya da bu ortak dil ile çıkacağız. Burada hedefimiz kararsız olanlar, kemikleşmiş ‘evetçiler’ değil. Bizler gönüllü olarak her daim saha da olduk, yine gönüllü olarak sahada olacağız. Kimileri gibi parayla, günlük yevmiye ile değil. Bizler gönüllü, onlar paralı asker. Günlük yevmiye ile çalışanlar, bize ne kadar günlük aldığımızı soruyor. Seçim çalışmalarında çok şahit oluyoruz, insanların yoksulluklarını fırsata çevirip kendilerine oy devşiren siyasi partilerimiz var. Bir oya karşılık bir koli erzak veriyorlar.”

Soru: Trabzon’da en elzem sorun ve çözüm öneriniz nedir?
Cevap:
“Trabzon’da en elzem sorun bize göre işsizlik. Bir Tekel fabrikamız vardı o da kapandı. Fındık fabrikaları da kapandı. Fındığı biz yetiştiriyoruz ama hakkıyla söz sahibi değiliz. Çiftçilik öldü. Çiftçiye arazi desteği ile ‘Arazini işleme sana para vereyim’ deniyor. Halbuki arazi yerine üretim desteklense ve herkes ürün ortaya koymaya teşvik edilse çok daha iyi olur. Madem fabrika yok o zaman Anadolu’nun verimli topraklarında çiftçiliği canlandır. Şahit olduğum bir olayda çiftçi verilen arazi destekleme parasını almıyor ve şunu ifade ediyor: ‘Ben bu kirayı alır, alır dururum sonra devlet ‘ben buranın kirasını ödedim’ der ve arazimde hak talep edebilir, bana niye para veriyor?’ Çiftçilik, hayvancılık bitti. Karadeniz’de mısır, tütün yetişirdi, şimdi yok. Şöyle de bir durum var devlet parayı veriyor ama araziye bakılıp, bakılmadığını denetlemiyor.”

Soru: Kadın istihdamı size göre ne boyutta?
Cevap:
“Trabzon’da kadın istihdamı geleneksel boyutta gidiyor. Örneğin hasır işlemeciliği gibi. Altın bir hasır bilezikten bin 500 TL işçilik parası alınıyor. Bir kadın, bir hasır bileziği bir hafta gibi bir sürede örüyor. Ama kuyumcu bin 500 TL aldığı işçilik parasında hasırı ören kadına bilezik başına 90 TL gibi bir ücret ödüyor. Geleneksel şartlarda bile adaletsiz bir durum söz konusu. Yine kadın az kazanan durumunda. Trabzon’da herkes örgü örüyor, el işi yapıyor. Bunun bir piyasası ya da getirisi yok. Trabzon kadını diğer yörelerin kadınlarına göre de daha çalışkan. Sel her tarafı yok etmiş, dere kenarında açıkta kalan toprağa lahana dikerek değerlendiren kadınlarımız var. Kadınlarımız, azimli, çalışkan ve pratik. Coğrafi koşullar kadınımızı üretken kılıyor. İstihdam kısaca bağ, bahçe ve el sanatları üzerine. Onda da kadınlar hak ettiğini alamıyor. Aynı zamanda sosyal güvenceleri de yok. Belediyeler bünyesinde kadınlarımızın istihdamını artıracak ve yasal haklarını koruma altına alacak alanlar açılabilir.”

Soru: TBMM’DE yaşanan kavgaları nasıl değerlendiriyorsunuz?
Cevap:
“Bu kavgaların temelinde farklı zihniyetler var. Şiddet hayatımızın her alanda reddettiğimiz bir olgu. Fakat kadını kadına kırdırma politikası güden erkek milletvekillerini gördük. Dikkatle izlediğinizde erkek vekillerin kadın vekillere kaş, göz işareti yaptığını görürsünüz. AK Partili kadın vekiller kendilerini kullandırttılar. Bu kadın kavgası değildi. Stratejik bir yol izlendiğini düşünüyorum.”

Soru: Trabzon’un tek kadın milletvekili Ayşe Sula Köseoğlu’nun çalışmaları hakkında ne düşünüyorsunuz?
Cevap:
“Ben Ayşe Sula Köseoğlu’nun bir şey yaptığını görmedim. Gören varsa bize de söylesin, bilgimiz olsun. Çocuk istismarı yasa tasarısından haberi olmayan bir vekil. Hele hele Anayasa değişikliğine ‘Evet’ diyen bir kadın vekil düşünemiyorum. Bundan sonraki seçimde bizde yarışta olacağız ve kadın vekil aday adayımız olacaktır. Hatta bir değil birkaç tane kadın vekil çıkartmayı düşünüyoruz.”

Soru: Son olarak söylemek istedikleriniz neler?
Cevap:
Kadınların her anlamda varlık gösterebileceği güzel yarınlar istiyoruz. Bizim ana temamız kadın. Bütün platformlardan kadınlarımıza sesleneceğiz. Kadın ne kadar bilinçli olursa yetiştireceği nesil de o kadar aklı başında olur. Daha demokrasiyi özümsemiş, insan hak ve hürriyetleri bilincinde bir toplum istiyoruz ve bunun için yolun kadından geçtiğini biliyoruz. Bir de kayıp kızlarımıza değinmek istiyorum. Türkiye’de 15 bin küsur kayıp kızımız var. Bunların hepsi 18 yaş altı. Bu kızlarımız nerelerde? Bunun siyaseti olabilir mi? Bu konuda bile bir araya gelemiyoruz. Bu kızlarımızın nerede olduğunun bilindiğini ve zorla çalıştırıldığını düşünüyoruz. Yetkililerin biran önce düğmeye basmasını ve bu kızlarımızı bulmalarını istiyoruz.” 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Karadenizinsesi.com