Özgecan'ı yakmasaydılar bile yakmışlardı! Bazı şeylerin gerçekleşmesi için eyleme bürünmesi gerekmezdi, bu ülkede bunu görmenin hayreti içerisindeyim!

Ne kadar ilginçtir ve bir o kadar ahmakçadır ki, bir ülke aynı anda ayağa kalksın ve tek sıra halinde yeninden kalktığı yere, sanki dakikalar önce sonsuz bir kudretle kalkmamış gibi otursun. Ülkenin başına gelen bu -‘olay’- ne acıdır ki gerçekti.
Ama ben daha ziyade şimdi günlüğümü açmak isterim. Biraz geçmişe ama görünen o ki geçmemişe götürmek isterim zihinleri ve belleklerini…

Tarih: 14 Ocak 2007. Yer: Sarayburnu surlar bölgesi. Olay: 32 yaşındaki İsveçli bir kadın turist yanına yaklaşan bir kişi tarafından bıçak zoruyla tecavüze uğradı.
Tarih: 31 Mart 2008. Yer: Gebze: İtalyan sanatçı Pippa Bacca’ya tecavüz edip canice öldüren katil, işsiz sabıkalı ve iki çocuk babası bir Türk’tü.

Tarih: 07 Mart 2010. Yer: Sarayburnu surlar bölgesi. Olay: Japon bir kadın turist, kendisinden sigara isteyen bir kişi tarafından başına taşla vurularak tecavüze uğradı.


                                                         İTHAL MAĞDURELER
Bunlar hemen aklımıza gelebilecek yakın zaman insanlık dışı vakalarıyken, elbette durup şu soruya maruz bırakabilirim kendimi; Be evladım, onca tecavüz olaylarının arasından neden bu turistler aklına geldi? Nasıl gelmesin… Nasıl? Bir kadın düşünün ki (Pippa Baca), dünyanın dört bir yanını dolaşsın ama gelsin Türkiye’de tecavüze uğrasın ve ölsün. Sonra, Muhafazakar yazar kisvesi altında bir kendini bildiğini zanneden bilmez düşünün ki, Özgecan cinayetine ‘ABD’de de tecavüz oluyor. Şimdi çenenizi kapatın’ gibi psikolojik ehemmiyeti son derece yüksek açıklamasını da yanına alıp, tarihi bir gafla müdahil olsun. Ama bu yazar, yanlış anlamış konuyu bana kalırsa. Eğer bu dert ABD’nin derdiyse sadece, kendi vatandaşlarını buraya ‘ithal tecavüz mağdurları’ olarak mı yolluyor?
                                                    O İŞLER ÖYLE OLMAZ İŞTE

Ve herkesin günlerdir lafını esirgemediği aynı anda ne dediğini çoğu zaman bilmeden konuştuğu vahim olayın kurbanı Özgecan ile ilgili ne bir kalem oynatabilirim insan olarak ne de unutabilirim bir yazıcı olarak. Yazabilenleri de ayakta alkışlıyorum. Çünkü kolay mıdır tek bir kişinin öldüğü bir katliamı anlamak ve bundan fikirler üretip en cafcaflı yazıları yazmanın adamı olmak? Özgecan ve Özgecanları yazmanın yolu ansiklopediler üretmekten geçer. Bunun mümkün olmadığı durumlarda birkaç cümleden hayır beklenmez.
Ben bu konuda tek bir cümlenin miğferi olacağım; Bir hayat akıl ve mantığın sınırları dışında son bulduysa eğer geride kalan hiçbir hayat hiçbir şekilde kaldığı yerden devam etmez!







 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
www.karadenizinsesi.com.tr