Sevgili dostlar, insan olarak yaşadığımız hayatın değerini bilmememiz gereklidir. Hayat gerçekten çok acımasız! Sevginin, ailenin, dostluğun, aşkın bir şekilde hayatın bir yerinden tutmaya çalışmalıyız. Her şeye rağmen direnmeye çalışıyoruz.

Öyle ki, yaşanılan zorluklar pes ettiriyor biz insanları, pes etmek kolay gelebiliyor bazen bizlere. Kendini ya da çevresindekileri suçlamak, her şeyi karşı tarafa yıkmak rahatlatıyor bazen içimizi. Kaçmamalı insan, yaşanan sorun her ne şekilde olursa olsun, kaçmamalı.

Olayların karşısında bireylerin ardına saklanmak ve kaçmak ne kadar yanlış halbuki! Ya da susmak, çoğu zaman susuşların arkasına saklanmak! Susarak hiçbir şey halledilemez.

Paylaşmazsan, en basit derdini bile bu sefer kendi içinle konuşmaya başlarsın. Kendinle hesaplaşıp sorgulamaya başlarsın o zaman kendi kendini yersin. Halbuki konuşmalı insan, derdi neyse kiminleyse konuşmalı, haklı- haksız yönlerini çıkarmalı ortaya. Ne malum, belki de haksız olan taraf sensindir, boşuna kendini paralıyorsundur.

İşte bu yüzden susmamalı insan konuşmalı her şeyi. İnanıyorum ki, konuşulduğu takdirde çözülemeyecek sorun yoktur. Çok da irdelememek lazım hatayı! Bir olayın üstüne gitmek her zaman iyi sonuçlar doğurmaz. Hatayı ve hayatı ne kadar sorgularsan o kadar sorun çıkarır sana. Onun sorun çıkaracak bir nedeni vardır mutlaka.

O yüzden es geçmeli bir takım şeyleri, hele karşında sevdiğin, değer verdiğin bir kişi varsa boş ver bu seferlik. Hayat insana her dakikasında bir oyun oynarken bizler bu oyunlarla başa çıkılabilecek yönleri görmezden geliyoruz.

Bazıları ailelerini hiçe sayar, milyonlarca acı çektirir onlara. Alttan almaz bir türlü, çekişir sürekli. Kendisinin anlaşılmadığından yakınır, hâlbuki o da ailesini anlamıyordur o esnada. Sanki bir ailesi daha olabilecekmiş gibi davranır. Bazısı dostunu, arkadaşını küçük bir sebepten dolayı kırar. Kaybeder onu bazen de, elinin tersiyle iter dost elini sebepsiz yere. Ya aşk? Aşk çok kolay yakalanmıyor.

Eğer aşk, ayağının dibine kadar geliyorsa tutmalı onu yakalamalı yakasından. Bazen fark etmezsin, aşk yanındadır, sana ses verir en derin yerinden ama anlayamazsın bazen. Ya da anlarsın da yokmuş gibi davranırsın. Öyle davranmak daha kolaydır. Çünkü aşk zordur. Bulması da elinde tutması da… Korkarsın yani, yani kaçarsın aşktan o kovalar sen kaçarsın. Ne büyük yanılgıdır aşktan kaçmak.

Oysaki hep içindedir o onunla nefes alırsın çoğu zaman! Ama korkularının yanında aşk küçük kalır. Aşkı küçültmemeli insanoğlu. “Bu aşktan korkuyorum, sonu olabilir, kaçayım ben bu sevdadan, nasıl tekrar aşık olurum unuturum onu” demek, ne büyük bir saçmalık! Belki o an yaşadığın aşkı ve coşkuyu bir daha bulamayacaksın.

Belki hayatında çok şeyi kulak ardı ettin, korktun, kaçtın ama aşktan korkma, bunu aşka yapma. Koru onu en güzel şekilde. Yani kısacası değerini bilmek lazım hayatın, hayat gerçekten çok kısa. Yaşamanın, aldığımız nefesin ve hala bedenimizde olan ruhun değerini bilmeli.

Unutmamak gerek, bir tekrarı daha yok bu hayatın, erteleme hayatı ve küçük bir yaşanma ihtimali olan istekleri… Herkesin hayatına saygı ve sevgilerimle…

NEYZEN’DEN
Yamansın her zaman aldattın beni Kah düşürdün kah kaldırdın felek. Mecnun’sun diyerek Leyla peşinden, Issız vadilere saldırdın felek…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.