Ortahisar Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç, dünkü basın toplantısında, daha güzel ve yaşanabilir bir şehrin 'imarı ile mamur bir şehir' demek olduğunu belirterek, "Yasalara uygun imar yaptık ama mamur bir şehir olamadık" dedi.

Sonra ekledi:

“Yeşiliyle meşhur olan bir şehirde özellikle merkezde ciddi manada bir yeşil problemi yaşıyoruz. Daha dengeli, imarı daha düzenli bir şehir planlamak istiyoruz."

Genç’i dinlerken, 10 yıl öncesine gittim.

Yıl 2004.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, başbakanlığı döneminde Rize’nin Güneysu İlçesi’ne bağlı Handüzü Yaylası’nda hemşehrilerine,  “Hain köti evler yapayisunuz” diye sitemde bulunmuş ve doğayla uyumlu ve daha estetik olan dede evlerinden yapılmasını istemişti.

Sonra ne mi oldu?

Sadece Rize’de değil, ülkenin tamamında hakikaten çok estetik mimaride kamu binaları yapıldı.

Ama yine de şehirlerin beton yığınına dönüşmesine, ‘hayin köti’ binalar yapılmasına engel olunamadı.

Her metrekareyi ranta çevirmek isteyen insanoğlunun hırsı, doğayı yerle bir etti.

Trabzon’dan örnek verirsek, bir zamanlar yemyeşil bahçeleriyle şehrin akciğeri olan Çukurçayır bölgesi, beton bloklara dönüştürüldü.

***

Ahmet Metin Genç’in, yeşil ve planlı bir kent hayali, önemsenmesi ve desteklenmesi gereken bir yaklaşımdır.

Bakınız; Trabzon’da kentsel dönüşüm için milyonlarca lira harcandı, harcanıyor. Dönüşümün yapıldığı yerler adeta bir nefes borusu gibi kentin, haliyle insanların soluk almasını sağlıyor.

Emin olun, bugün yine milyonlar harcanarak yapılan beton blokları, belki 50 belki 100 yıl sonra ortadan kaldırmak için kentsel dönüşümlere ihtiyaç duyulacak.

Geleceğe bırakacağımız miras bu olmamalı.

O nedenle Ahmet Metin Genç’in yeşil kent hayali, başta kenti yönetenler olmak üzere tüm toplumun hedefi olmalıdır.

***

Yeşil demişken, Samsun’dan Sarp’a ulaşacak olan Yeşil Yol’a karşı çıkan Derelerin Kardeşliği Platformu’na peşin bir hükümle ‘istemezükçüler’ yaftasını yapıştırmak doğru değil.

Yeşil yol yaylalardan geçecek.

Karadeniz’in en bakir yaylaları, imara açılıp, turizm yatırımı adı altında ‘hayin köti’ yapılarla donatılmasın istiyorlar.

Ortaya, bu endişelerinin yersiz olduğunu gösteren bir proje konulduğu takdirde, ‘karşıyız’ diye direneceklerini düşünmüyorum.

Kaldı ki; sadece onların değil, doğasına sahip çıkmak isteyen herkesin, sizin, benim, hepimizin ikna edilmesi gerekir.

Kalın sağlıcakla…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Karadenizinsesi.com