Napoli maçı bir skordan çok sonuçtu. Yani aceleyle planlanmış her yönüyle şansa bırakılmış bir transfer döneminin, yanlış tercihlerin, bu tercihlerde ısrarların sonucuydu…

Maçın bu şekilde veya buna benzer skorla biteceğini sakat ve cezalı oyunculara bakınca kestirebiliyorduk. Ama yine de insan, adı ‘Trabzonspor’ olunca 3 kulvardan hiç değilse birinde yürüyüşe devam ettiğini görmek isterdi.

Napoli hız takımı. Aynı zamanda da dinamik bir takım. Tempolu başladılar. Topu orta sahada kazanıp ‘kolayca’ kaleye indiler. Trabzonspor’un, 2’li ve 3’lü sıkıştırmalarla hiçbir şey üretememesini sağladılar. Ve çok iyi alan daralttılar.

Trabzonspor’un birinci önceliği rakibi geride karşılamak olmalıydı. Ama savunması sürekli öndeydi. Orta sahadaki bloklar arasında da pas bağlantıları yoktu. (Gözler Mehmet Ekici’yi arayıp durdu) Futbolcuların ayaklarına prangalar vurulmuş gibiydi. Baskıyı kıramadı, hiç organize olamadı. Sonrasında golü ve golleri yedi.

Gariptir Trabzonspor’un bazı futbolcularında hiçbir istek ve arzu yoktu. Kaybettiklerine hayıflanır bir durumları da yoktu. Gerçekten anlaşılır (!) gibi değildi…

Trabzonspor şansını artık mucizelere bıraktı. Bu kadar yatırım yapıp karşılığını alamamak hakikaten çok acı!

Ama yine de Trabzonspor’un her sezon Avrupa’da Türkiye’yi ve şehrini temsil etmesi, sevindirici. Bu yüzden ‘her şeye rağmen’ teşekkürler Trabzonspor…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.