Son yaşanan sokak olayları bu ülkede 40 kişinin canına mal oldu. BDP aklının sokağa çıkardığı caniler kendileri gibi düşünmeyen bir yığın masum insanın canına kıydı.
16 yaşında bir çocuk kafası taşla ezilerek öldürüldü. Suçu, kendisini öldürülenlerle aynı düşüncelere sahip olmayışıydı. Kimsenin sesi çıkmadı. 40 insanın canına kıyıldı kimsenin sesi çıkmadı. Gezi olaylarında kıyametleri koparanların hiç sesi çıkmadı. 40 kişinin canına mal olan Vandallığın sözde sebebi Kobani’ydi. Türkiye’nin Kobani’de yaşanan çatışmalara müdahale etmesi isteniyordu. Bağımsız düşünme yetisine sahip olmasını
hararetle beklediğimiz BDP aklı Türkiye’nin PYD ile işbirliği yaparak Kobani’ye kara operasyonu yapmasını istiyordu. Türkiye, başta Kürtler olmak üzere bölgede yaşayan diğer her köken ve mezhepten halklar ile tarihi bağlara sahiptir. Bu bağlar bu toprakların yüzyıllar boyu dünyaya hükmetmesini sağlayan kuvvetli bağlardır. Elbette bu kuvvetli bağ ve ilişki Türkiye’nin omuzlarına çok büyük bir sorumluluk yüklemiştir. Türkiye bu coğrafyada ezilen, hakkı yenen, canına ve toprağına kast edilen kim olursa olsun etnisite, din veya mezhep ayrımı yapmadan onun yanında yer almak zorundadır. Bu, tarihi sorumluluk olmanın yanında
vicdani bir ödevdir aynı zamanda. Bu doğrultuda Türkiye’nin üstlenmiş olduğu bu sorumluluğun farkında olduğunu ve ödev bilincini taşıdığını çok net olarak görmekteyiz.
Bugün bu Türkiye sınırları içerisinde 2 milyon civarında göçmen yaşıyor. Ortadoğu coğrafyasında var olan ne kadar etnik ve mezhepsel grup varsa hemen hemen hepsinin bileşiminde oluşan bir göçmen topluluğu barınıyor Türkiye topraklarında. Türkiye Cumhuriyeti Devleti bütün imkanlarını bu insanların huzurunu ve güvenliğini sağlamak için seferber etmiş durumda. Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin her bir vatandaşı bu insanlara kucak açmış durumda. Bu durum Türkiye’nin tarihsel sorumluluğunu ve ödevini layıkı
ile yerini getirdiğinin yegâne kanıtıdır. Ama kendinden olmayana yaşam hakkı bile tanımayan bir AKIL, Türkiye’nin Suriye topraklarına kara operasyonu yapmasının sorumluluk ve ödev sınırları içerisinde olduğu algısını yürütüyor. Kobani’de yapabileceğimiz en önemli iş diğerlerinde olduğu gibi burada da mazlum halkın yanında olmaktı ki öyle yaptık. Kobani Kürtlerini katliamla baş başa bırakmak yerine hepsine kucak açtık, hepsine kendi topraklarımızda güvenli yaşama hakkı sağladık. Bugün Kobani’de PKK aklının uzantısı olan PYD ile IŞİD terör örgütü çatışıyor. Türkiye’den istenen Suriye topraklarına askeri bir operasyon düzenleyerek PYD’ye operasyonel destek sağlamak. Suriye, yüzlerce devlet tarafından tanınan, uluslar arası hüviyeti olan ve toprak bütünlüğüne sahip bir ülkedir.
Türkiye ayarındaki bir devletin elini kolunu sallaya sallaya; İran, Rusya, İsrail ve hatta Çin tehditlerini göz ardı edip Suriye topraklarını işgal etmesi basit bir mesele değildir. Mantık dahilinde ise hiç değildir. Buna rağmen Türkiye’nin koşulsuz şartsız Suriye’ye askeri operasyon düzenlemesini isteyen başta BDP aklı Türkiye’nin bu güce erişmesine katkı
sunmak zorundadır. Türkiye’nin istenilen düzeyde bağımsız askeri kabiliyete sahip olması
ABD gibi küresel bir güç olmasıyla mümkündür ancak. Ekonomisiyle, demokrasisiyle, refahı ve istikrarı ile ABD düzeyinde teknolojiye sahip, kalkınmış bir ülke olmak gerekiyor.
Sokaklarında yüzü maskeli insanların kol gezdiği bir Türkiye bu düzeyin çok uzağındadır…
Türkiye’nin uluslararası imajını her fırsatta zedeleyen bir anlayışın Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne küresel bir güç olma yolunda beklenilen katkıyı sunması maalesef ihtimal dışıdır.
Ama ne olursa olsun Türkiye; tarihi sorumluluk ve ödevlerini bilen, vicdanını koruyan bir küresel güç olma mücadelesini sonuna kadar sürdürmelidir. Hem de her şeye rağmen. Tüm
unsurlarıyla. Kol kola, omuz omuza…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.