1920’li yıllar…

Türkiye'nin başka bölgeleri ile karadan bağlantının hayal bile o olamadığı bu yıllarda; aşırı yağışlar Of ile Çaykara sınırındaki Solaklı Deresi'ni taşırınca, iki beldenin birbiriyle irtibatı kopuyordu.

Ta ki Hacı Mehmet Bahattin Ulusoy, tüm yaşantısını ve üç kuşak ailenin kaderini belirleyecek çözümü üretinceye kadar... Karadeniz insanına özgü zeki ve girişimci kişiliğini ortaya koyan baba Ulusoy, önce iki belde arasında ulaşımı sağlayan basit bir sal yaptı. Önceleri küçük çaplı insan ve hayvan taşımacılığı yapan bu sal, yıllar sonra kara, hava ve deniz ulaşımı, turizm, otomotiv, tekstil sektörlerini bünyesinde toplayan dev Ulusoy Şirketler Topluluğu’nun ilk adımıydı... Baba Ulusoy,1928 yılında bir yakınıyla ortak olarak, ilk otomobilini satın aldı ve ilk karayolu yolcu taşımacılığının tohumu böyle atıldı.

1930'lu yıllar...

Otobüs işletmeciliği fikrinin ortaya çıkmasında 1937 yılı dönüm noktası oldu. Hacı Mehmet Bahattin Ulusoy bu kez 37 model Opel marka bir otobüs satın alarak Of - Trabzon arasında yolcu ve yük taşımacılığını başlattı. İlk şirket bu yıllarda resmen kuruldu: Ulusoy Otobüs İşletmesi Şirketi... Şirketi markası ile birlikte gelecek yıllara taşıyacak olan slogan, ‘Her şey zamanında’ olarak belirlendi.

1940'lı yıllar...

İkinci Dünya Savaşı'nın kuzey yarımküreyi derinden sarsan etkileri Türkiye'ye de yansımaya başlamıştı. Hacı Mehmet Bahattin Ulusoy, bu riski yıllarda otobüs işletmeciliğinin yanı sıra yük taşımacılığını da genişletme kararı aldı ve filoya yeni kamyonlar kattı. Baba Ulusoy, Otobüs İşletmesi'nin yönetimini, büyük oğlu Mehmet Ali Ulusoy'a devretti. Ali Osman Ulusoy 1943'te, Sefer Ulusoy 1944'de, Saffet Ulusoy 1946'da ve Cemal Ulusoy 1949'da şirketin daha da güçlenmesi için elbirliği yaptı ve aile, Trabzon merkezli bu küçük işletmeyi, tüm Türkiye ve yurtdışına yayılan dev bir holdinge dönüştürmenin adımlarını attı.

1950'li yıllar...

Şirketin kurucu önderi Hacı Mehmet Bahattin Ulusoy'un işleri bütünüyle çocuklarına devreder ve gençler yeni atılım dönemini başlatır. Ulusoy Kolektif Şirketi 1950'lerde kurulur.

1960'lı yıllar...

Şirketin büyümesiyle birlikte aile içi görev dağılımı da daha profesyonel bir anlayış kazanır. Ali Osman Ulusoy ve Saffet Ulusoy Trabzon'nda kalırken, M. Ali Ulusoy ve Yılmaz Ulusoy Samsun'a, Sefer Ulusoy Ankara'ya, Cemal Ulusoy ise İstanbul'a yerleşir. Yük ve yolcu taşımacılığının yanı sıra inşaat ve müteahhitlik alanında da önemli gelişmeler kaydedilir. Ancak asıl atılım, "turizm" kavramının da Türkiye'ye kazandırılması olur.

1970'li yıllar...

Artık Ulusoy Turizm ve Seyahat A.Ş. adını almış olan firma, Türkiye'nin uluslararası ilişkilerinde ve dış ticaretinde yeni olanaklar sunmaya başlar. Üç yıl sonra, Ulusoy Transport Company kurulur. Uluslararası TIR taşımacılığı alanında büyük atılım dönemi başlar.

1973’te büyük ağabey Mehmet Ali Ulusoy, 1974’te anne Rahime Ulusoy vefat eder.

1980'li yılların başında Hacı Mehmet Bahattin Ulusoy ebediyete intikal eder.

Sonrasında deniz taşımacılığı, distribütörlükler, turizm yatırımları…

1989’da Cemal Ulusoy yaşamını yitirir.

1990'lı yıllar...

Petrol taşımacılığı, havayolu ve konteynır taşımacılığı, atılımlar ve holdingleşme…

1995’te Ulusoy Şirketler Topluluğu'nu oluşturan tüm şirketler, Ulusoy Ticari Yatırımlar Holding A.Ş. çatısı altında toplanır.

2000'li yıllar...

Yatırımlar, atılımlar, başarılar…

Buraya kadar olan bütün bilgiler, Ulusoy Holding’in kayıtlarından kısa bir özetti.

***

Ve dün, 1 Ekim 2014.

Bir çınar daha göçtü.

Ali Osman Ulusoy, yaşama veda etti.

Trabzonspor’un ilk başkanlığından tutun da, 48 yıl TTSO Meclis Üyeliği, 37 yıl Meclis Başkanlığı, Türk-İran İş Konseyi Başkanlığı, uluslararası iş yaşamı, sivil toplum kuruşlarına üyelikler vs. dopdolu bir hayat.

87 yıllık ömrüne o kadar çok şey sığdırdı ki…

Başa dönersek, 1930’ların başında ‘Her Şey Zamanında’ sloganıyla yola çıkan Ulusoy Ailesi, bugün bir ölümün daha acısını yaşıyor.

‘Her Şey Zamanında’ olsa da, her ölüm zamansızdır.

Merhum Ali Osman Ulusoy, babasının sal taşımacılığıyla ticari hayata başladığını her fırsatta gururla anlatırdı.

Bugün, her fani gibi, sal üzerinde son yolculuğuna uğurlanacak.

Sal ile başlayan ticari yaşamda verdiği yarım asrı geçen mücadelenin ardından, ebedi istirahata çekilecek.

Yeri kolay doldurulamayacak çok önemli bir değeri kaybettik.

Mekânı cennet olsun.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
www.karadenizinsesi.com.tr