Ne de alıştık ‘Hukuk devleti’ kavramına. Özellikle son birkaç yıldır siyasi gündemli her sohbette adı geçer oldu. Devlette yaşayan herkesi ilgilendirmesine rağmen, hukuk devletinin teknik anlamına yakın olanlar da uzak olanlar da “sofralarından” eksik etmediler hukuk devleti konusunu.

         Peki ya hukuk milleti! Ya da hukukun milleti!

         Bizler bir arada daha huzurlu ve güvende yaşamak için kurduğumuz devletten beklediğimiz hukukun neresindeyiz.

         Bireysel ilişkilerimizde hukuk milleti, hukuk insanı olmakla ancak hukuk devleti olunabileceğini daha fazla düşünmek lazım... Bunun için daha fazla hukuk kitabı okumaya, kanun karıştırmaya, avukatlara hakimlere danışmaya da gerek yok aslında. Hukuk insanı olmak için örneğin, arabayı park alanına değil de yolun üzerine park etmeyerek başlanabilir bu sürece. Ya da yayalara yeşil ışık yanmasını bekleyerek… İlla büyük hedeflere gerek yok. Küçük küçük birikimlerle hukuk devletine aslında daha iyi ulaşılabilir.

         Zamanımızda bilmek artık işin en kolayı…

          Akla gelen her soruya çok kısa bir sürede cevap bulunabiliyor. Ancak zamane insanının en büyük sıkıntısı bildiklerini muhakeme etmek ve uygulamak…

         “Her şeyi devletten beklememek lazım” diye bir laf vardır. İşte hukuk devleti de böyle bir şey bence. Vatandaşlar günlük hayatlarında bildikleri kadar, güçlerinin yettiği kadar adil olmaya çalışsa aslında sorunların önemli bir kısmı çözülmüş olacak. Elbette ki arada suç ve suçlular olacak. Onlar için de devletin adli sistemi işleyecek ve ıslahı için gereğini yapacaktır.

         Anayasamızın 2.maddesinde Türkiye Cumhuriyeti’nin nitelikleri belirtilirken kullanılan “…sosyal bir hukuk devletidir!” ifadesinin, aslında bize bağlı olduğunu zaman daha da geçmeden kabul etmeliyiz. Devletin sahibinin de Anayasanın yapıcısı ve uygulayıcısının da sıradan vatandaşlar olduğunu artık kabul etmeliyiz. Bazılarının önceki zamanlarda dayattığı devletin vatandaşı tanımlamasına karşı vatandaşın devleti gerçeğini sahiplenmeliyiz.

         Milletin sahiplendiği hukuku ve adaleti başka kimsenin sahiplenmesi mümkün değildir.

        Ancak sahipsiz bırakılırsa elbette birileri sahip çıkacaktır.

          

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.