Bugünkü İran İslam Cumhuriyeti’nin temellerini atan devrimin lideri Ruhullah (Ayetullah) Humeyni’nin, Şah devrilmeden önce ABD yönetimi ile gizli müzakerelere girdiği ortaya çıktı.

BBC’den Kambiz Fattahi’nin haberine göre, Humeyni, 27 Ocak 1979 tarihinde Carter yönetimine bir mesaj gönderdi ve anlaşma önerdi: “İranlı askeri liderler sizi dinler, İran halkı ise beni.”

İddiaya göre, Humeyni, Carter’a ordu üzerindeki etkisini kullanarak kendisinin iktidarı ele geçirmesine yardım etmesini öneriyordu. Bunun karşılığında Humeyni, İran’ı sakinleştirecek, istikrarı yeniden sağlayacak ve İran’da Amerikan’ın çıkarlarını ve vatandaşlarını koruyacaktı.

Belgelere göre, Humeyni’nin ABD’ye ilk mesajı 1979’da değildi. 1963’te, Tahran ev hapsindeyken de Humeyni, Kennedy yönetimine destek mesajı iletmişti.

O dönem, SSCB lideri Nikita Hruşçov’un İran’ı ziyareti söz konusuydu ve ABD, Şah’ın SSCB ile dostluk ilişkileri geliştirmesinden endişe ediyordu.

Bu ilk mesajında da Humeyni, İran’daki ABD çıkarlarına karşı olmadığını vurguluyordu. Hatta Humeyni, Sovyet ve İngiliz etkisine karşı, ABD varlığını gerekli gördüğünü söylüyordu.

Aslında ABD yönetimi içerisinde, 1978 yılının sonundan itibaren Şah’ın miadının dolduğuna ilişkin tartışmalar yapılıyordu. Bunların en ünlüsü, 9 Kasım 1978’de, dönemin Tahran Büyükelçisi William Sullivan’ın “Düşünülemez olanı düşünmek” başlıklı uzun diplomatik telgrafıydı.

Sullivan, ABD’nin Şah’ı ve üst düzey generalleri İran’dan çıkartmasını ve Humeyni ile daha alt düzey komutanlar arasında bir anlaşma kotarması gerektiğini söylüyordu.

Başkan Carter, bu öneriyi ilk başta reddetti, ancak Ocak ayının başlarında, “muhalefeti” teskin etmek için Şah’ın düşürülmesine ikna olmuştu.

5 Ocak günü, Fransa’da kendini ziyaret eden bir Amerikalıya Humeyni şunları söylüyordu: “Petrol konusunda endişe olmamalı. ABD’ye petrol satmayacağımız doğru değil.”

15 Ocak’ta, Humeyni, Carter yönetimi ile iki hafta sürecek gizli müzakerelere başladı. 16 Ocak’ta Şah ülkeden kaçtı. 1 Şubat’ta ise Humeyni, devrimin muzaffer lideri olarak sürgünden İran’a dönüyordu.

Müzakereler sırasında, Humeyni, İran’ın kalkınmak için yabancılara, özel olarak da ABD’ye ihtiyaç duyacağının altını çizmişti.

SSCB konusunda ise Humeyni’nin tavrı netti: “Rus hükümeti ateist ve din karşıtı. Ruslarla daha derin bir anlayış geliştirmeyi daha zor buluyoruz.”

Humeyni Amerikalılara, “Siz Hıristiyansınız ve Tanrı’ya inanıyorsunuz, onlar inanmıyor. Sizinle yakınlaşmayı Ruslardan daha kolay buluyoruz” diyor.

Humeyni ayrıca, Ortadoğu’daki diğer ülkelere devrim ihraç etmeyeceklerinin de sözünü veriyor.

“27 Ocak’ta Humeyni Washington’a doğrudan bir mesaj göndererek, orduya Başbakan Bahtiyar’ın peşinden gitmemesini tavsiye etmelerini istiyor.”

Bu metin, BBC’nin İran Devrimi’nin gerçekleştiriliş süreci ile ilgili yayınladığı belgelerin tercüme edilerek haberleştirilmiş hali…

Humeyni’nin ABD ile ilişkisini ve ortaklığını -iddia yöntemiyle- ortaya koyuyor.

İran İslam Devrimi Lideri Ayetullah Humeyni’nin dahi ABD ile böyle bir ilişki içerisinde olduğu on yıllar sonra belgeler ile birlikte iddia edebiliyorsa, bugün uluslararası güçlerin ülkemiz için ortaya koyduğu doğrudan ya da dolaylı, örtülü ya da açık mühendislik çabalarını ‘komplo teorisi’ diyerek anlamsızlaştırmaya çalışmak ne kadar rasyoneldir?

Siyaset, komplo teorilerinin araçsallaştırılması yöntemiyle yapılmaz. Bir ülke topyekûn komplo teorileriyle yaşıyorsa ortada psikolojik bir sorun var demektir.

Lâkin kimin elinin kimin cebinde olduğunun bilenemediği, küreselleşmiş bir dünyada her türlü meseleye şüpheci yaklaşmakta fayda var.

Doğru ve rasyonel şüphe, perde arkası gerçekliğe ulaşmamızı sağlayabilecek güce sahiptir.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.