Ölüden hüküm kalkar kalkmasına da, bazı suçluların ölümü bile onları affettirmiyor, insanın yüreğini ferahlatmıyor.

Oğlunun katili asılarak idam edilen bir annenin, ‘Keşke kazığa geçirilerek öldürülseydi’ demesi buna örnektir. Elbette birinin ölmesi, öldürdüğünü geri getirmiyor ama bir masumu kendi iğrenç nefsi için katledenin yaşamasına olan isyan bir nebze de olsa hafifliyor.

Bundan tam 14 ay önce Mersin’de, okulundan eve dönmek için bindiği minibüsü kullanan insan denilemeyecek yaratığın saldırısına uğrayan üniversite öğrencisi 20 yaşındaki Özgecan Aslan, tecavüze direndiği için vahşice öldürülmüştü.

Başına levye ile vurduğu zavallı kızı boğazından 11 kez bıçaklayan yaratık, tırnak aralarından delil çıkmasın diye ellerini de kesmiş, sonra da cesedi ateşe vermişti. Okurken bile tüyleriniz diken diken oluyor değil mi?

O gün hepimizin evinden bir cenaze çıkmıştı adeta. Evlat sahibi olsun olmasın, yüreğinde zerre kadar insanlık ve merhamet olan herkes, Özgecan’ın anne-babası kadar acı çekmişti.

‘Modern hukuk’, ‘Çağdaş ceza sistemi’, ‘İnsan hakları’, ‘Çözüm ceza değil eğitimdir’ naraları atanların, bizi çağdışı olmakla itham edeceğini bildiğimiz halde, bu tür yaratıkların ipte sallandırılması gerektiğini savunup, idamın geri gelmesi için TBMM’deki tüm vekillere çağrı yapmıştık manşetimizden. Dün o yaratık, Adana Kürkçüler Cezaevi’nde öldürüldü.

Özgecan kadar acı çekmeden can verdiği için şanslı bile sayılabilir. Amacımız suç ve suçluyu övmek değil fakat ben, gereksiz oksijen tüketen bir yaratığın etkisiz kalmış olmasına sevinenlerdenim. Sonu kendisi gibilere ibret, yeri cehennem olsun.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.