Nostradamus kehanetlerinde bulunmayacağım. Afilli stratejik kurgularda bana göre değil…

Fakat eşini 82 yerinden bıçaklayıp kevgire çeviren, sonrada televizyon kanallarına çıkarak, ‘Eşimin katilini bulun’ diyen avarelerden edindiğimiz tecrübelerden ötürü, azıcık şüpheci olmakta fayda var. Zira mesleğimizde bunu gerektirir.

                                             ********

 Hep söylerim!

Futbol dediğimiz şey düpedüz ayak oyunudur(!)

Ayakla oynanır, ayak oyunlarıyla idare edilir. Bu ayak oyunları bazen öyle bir noktaya gelir ki, futbolla yatıp kalkan şehirler için ciddi anlamda riskler ortaya çıkar.

Futbol; zevkten öteye geçip, şehrin ayarlarıyla oynanmak için kullanılacak bir argümana dönüşüverir. Nitekim bunun örneğini de gördük.

                                              *******

Sürmene’de Fenerbahçelileri taşıyan otobüsü kurşunladılar. Haber anında yurt ve dünya gündeminde manşet oldu. 2002’de oynanan Fenerbahçe-Galatasaray maçında polis araçlarını amuda kaldıran ve güvenlik güçlerine bıçak çekenleri gündemde tutmayan yalaka basınımız, Sürmene’de yaşanan olayı ahalinin gözünün içine soktu. Sonucunda da Trabzon terörist besleyen şehir ilan edildi

******

Trabzon’un vatanseverliliğini tartışmayacağım. Zira bu ahmaklık olur. Merak ettiğim şey, yaşanan olayda ihalenin kime kalacağı…

*****

Empati yapayım dedim muhterem. Otobüsü ben kurşunlasaydım bunu nasıl planlardım!

*****

Bu tek kişinin harcı değil…

Ekip çalışması şart. Rize’den Trabzon istikametine doğru belirli yerlere adamlar dikmeliyim ki, otobüsün atış alanıma ne kadar yaklaştığını bileyim. Otobüs firmasının adını ve rengini saymıyorum bile…

****

100 kilometrenin üzerinde seyreden otobüse, torna tezgâhından çıkmış bir silahla ateş ettikten sonra, silahı eğer gidip dere kenarına bırakırsam, tarihin en salak suikastçısı benim demektir.

Hadi bıraktım diyelim!

Polisin en ücra köşede o silahı bulması için, esrarengiz bir ihbar gerek.
Bulunan silahın özenle seçilmiş olması da ayrı bir mesele… Yöre insanının tarzı tercih edilmiş…

*******

Olayın cereyan ettiği yere gelince… Kör bir nokta… Eylemi gerçekleştirip, sıvışmak için bir hayli uygun… Belli ki kağıt üzerinde önceden yazılıp çizilmiş…

*******

Velhasıl kelam; TAYAD olayları, Rahip cinayeti ve Dink suikasti ile emellerine ulaşamayan ahali, bu kez Trabzon’a farklı bir açıdan ayar vermeye çalışıyor. Önce yalnızlaştırıp, sonra da sorunlu bir coğrafya haline dönüştürmek istiyor.

*****

Peki bunun önüne geçmek için ne yapmak gerekir?

Cevabı gayet net! Önce safları sıkı tutacağız, sonra da olayın faillerini bulup, bülbül gibi öttüreceğiz. Eteklerdeki taşlar dökülmeli ki, kim dost kim düşman ortaya çıksın.

*****

Ama bulabilecekler mi? derseniz;

Hayır!

Çünkü sistemazite gelişen olaylarda gizlilik esastır.

Yazın bir kenara!

Bu işin ihalesi yine, aylak bir gogocunun başına kalacak

Eyvallah! 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Karadenizinsesi.com