2023 hedeflerinin revize edilmesi gündemde.

Açıklandığı dönemde bu hedeflere ulaşmak zor ama mümkün görülüyordu. O dönemki siyasal ve ekonomik tablo hedeflerin ulaşılabilir olduğunu gösteriyordu.

Ama bugün gelinen noktada hedeflenen rakamlara ulaşılamayacağı aşikar. Dolayısıyla o rakamların revize edilmesine ve ulaşılabilir, rasyonel ve motive edici yeni hedeflere ihtiyaç var.

Peki, birkaç yıl önce ekonomik olarak hedeflediğimiz nokta bugün neden ulaşılamaz oldu?

Birincil sebep, üretime dayalı ekonomik modele bir türlü adım atamamamız oldu.

Ekonomimiz tüketime dayalı olarak büyüdü ve o şekilde büyümeye devam ediyor. Marka yaratamadık ve orta gelir tuzağına düştük.

Bugün Güney Kore’nin amiral gemisi Samsung’un yıllık geliri 300 milyar doların üzerinde. Türkiye’nin yıllık ihracatı 150 milyar dolar. Revize edilecek rakamlarla 2023 ihracat hedefimiz ise 250 milyar dolar.

Bilgi ve inovasyonu katma değer olarak kullanabileceğimiz ekonomik sistem üretime dayalıdır.

Türkiye, 2002’den itibaren ilk 10 yıllık periyotta yaptığı hamleler ile 1. kalkınma dönemini başarı ile gerçekleştirdi. Ve birkaç sınıf birden atlayarak bir düzeye ulaştı. Ama bu düzeyden yukarısı için ekonomik sistem değişikliği ve yapısal reformlar şart.

2. kalkınma dönemi için AR-GE, inovasyon, bilim ve bilgi esaslı üretime dayalı ekonomik modele geçişi kademeli olarak sağlamamız gerekiyor.

Ekonomik model değişikliğini gerçekleştirebilmemiz ve 2. kalkınma sıçrayışını sağlayabilmemiz için enerjimizin çok önemli kısmını buna ayırmalıyız. Ülkece buna konsantre olmalıyız.

Bugün 2023 hedeflerini aşağı yönlü revize edecek olmamızın ve gerekli ekonomik sıçrayışı gösteremeyişimizin önemli nedenlerinden biri de maruz kaldığımız siyasal meselelerdir.

Gezi olayları başta olmak üzere, 17-25 Aralık darbe girişimi, 6-7 Ekim olayları, 2014 mahalli seçimlerinden itibaren 2 yıl içerisinde 4 önemli ve kritik seçim geçirmemiz, siyasal kutuplaşma ve son olarak maruz kaldığımız terör hadiseleri ekonomi başta olmak üzere her alanda olumsuz etkilenmemize vesile oldu.

Gereksiz ayrışmalar ve siyasal kamplaşmalar enerjimizi tüketti. Konsantrasyonumuzu dağıttı.

Nihayetinde Türkiye birkaç yıl önce hedeflediği noktanın bugün itibariyle gerisinde kaldı.

Mesele gayet açık…

Enerjimizi ve konsantrasyonumuzu iyi ayarlamalıyız. Türkiye’yi hedeflerinden saptırmaya yönelik siyasi oyunlara alet olmamalıyız.

Bu gemi bizim gemimiz ve hepimiz bu geminin içindeyiz. Bir kutlu liman hayaliyle çıktık yola. O limana varabileceğimizi dönüp tarihe bakarak görebiliriz. Yapmamız gereken o limanı paylaşmak istemeyen gemi ve mürettebatının tuzaklarını bozmak. Bunun yolu birlik olmaktır. Bunun yolu beraberce davranmaktır. Gereksiz kavgalarla geminin su almasına engel olmaktır.

Bu noktada gemimizin kaptan ve mürettebatına da çok iş düşüyor. İstikamet iyi belirlenmeli. Geminin halihazır yöntem ve usuller ile hedeflenen limana varamayacağı açık. Buna göre tedbirler alınmalı, yeni yöntemler belirlenmeli ve uygulamaya geçilmelidir.

“HAİN” SİYASETİ!
Siyasi kutuplaşmanın son raddesi CHP Düzce İl Başkanı’nın bir iki vatandaş tarafından sokak ortasında, güpegündüz; “Sen vatan hainisin” denilerek dövülmesidir herhalde.

“Vatan haini” demeyi o kadar sıradanlaştırdık ve normalleştirdik ki artık hemen her birimiz bir başkasının gözünde vatan hainiyiz ya da o potansiyele sahibiz.

Bu üslup ve yaklaşımdan bir an önce vazgeçmeliyiz. İnsanları radikalize eden ve şiddetten yana konsolide eden dili kullanmamalıyız. Zaman zaman hepimiz aynı hataya düşebiliyoruz ama düşmemeliyiz. Bu söylediklerimden herkes nasibini almalı.

“Hain” kelimesine 80 öncesinin kaotik ve politik Türkiye’sinde ancak bu kadar sık rastlanılıyordu herhalde. O gün “hain” diyerek birbirini öldüren insanlar sonra “nasıl bir oyuna gelmişiz” diye yakındılar. Bugün aynı hataya sürükleniyoruz.

Hiçbir siyasi ideoloji ve hareket, vatanı sevmenin esas ve usulünü belirleyemez.

Ne vatan ne de sevgisi siyasetin kartelindedir!

Ve bilinmelidir ki; bu anlamda siyaset, insanların bırakın birbirini öldürmesine, incitmesine dahi değmeyecek kadar konjonktürel, anlamsız ve değersizdir…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.