Net söylüyorum,

Oturdukları kibir takozuna yapışıp kalmış siyasi liderlerden, oldum olası hazzetmemişimdir.

Üstelik, almış oldukları komik oy oranları ile hala “İktidara yürüyoruz” nutukları atmaları yok mu..!

Bana göre düpedüz züğürt tesellisi…

***

Yürüyebilmek için, önce yerden kalkmak gerekir.

Bir siyasi parti yüzde 11,9’luk bir oy almışsa, bu halk tarafından el freninin çekildiği anlamına gelir.

Partililere şirin gözükmek adına, efsun bir şekilde gaza yüklenme egzersizleri yapmak, “Bir insanın kendisini kandırmasına” en güzel örnektir.

***

MHP lideri Devlet Bahçeli’ye bakıyorum.

Tabir-i caizse tek dişi ile çubuk kraker yemeye çalışıyor.

500’ü aşkın delegenin kongre çağrısına ise hiç mi hiç kulak asmıyor.

***

Teşkilatların kontrolü kendi elinde değil,

Yeterince dinlemiyor,

Ve hiç ders almıyor.

İyi ama neden?

Nerden geliyor bu koltuk sevdası?

***

Her defasında kongre için 2018 yılını işaret eden Bahçeli, acaba o vakte kadar neyi planlıyor?

Her seçimde sandık türbülansına girmekten usanmadı mı?

Ekseni şaşan oyların, daha da artmasını mı istiyor?

Yahut tabela partisi olmayı mı arzuluyor?

Sahi ne istiyor?

***

Onu bunu bilmem ama Bahçeli, artık egolarını bir kenara bırakmalı.

Yarın parti bayraklarını tıpkı DSP gibi “Dostlar alışverişte görsün” misali salonlara astırmak istemiyorsa, davaya liderlik yapmak isteyen partililere şans vermeli.

Bunun için yapması gereken tek şey, yoldan çekilmek…

Zira hiçbir partili, ülküdaşını hatalı sollamak istemez.

Çünkü her şey de olduğu gibi, siyasi partilerde de cezayı önce rab, sonra da halk keser…

Eyvallah!

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Karadenizinsesi.com