Osmanlı’nın son döneminde güzel bir uygulama başlatılmış, “İl Salnameleri” yayımlanır olmuştu. Her ilin salnamelerinde genel tanıtım yanında, il ve ilçe yöneticileri de belirtiliyor, böylece tarihe not düşülüyordu. Bu çok güzel bir uygulamaydı. Şimdi bu salnamelerden/yıllıklardan, tarihe düşülmüş notlardan bilgiler öğreniyoruz. Eğer o salnameler yayımlanmamış olsaydı bir düşününüz bilgi eksikliğimizi. Cumhuriyet’ten sonra salname/yıllık yayımlama işi uzun süre unutuldu. 1965’te 67 ilimiz için yıllıklar yayımlandı. Valilikler gözetiminde düzenlenen “İl Yıllıkları” büyük ilgi görmüştü o zamanlar. Daha sonra Cumhuriyetimizin 50. kuruluş yılı 1973’te ikinci kez il yıllıkları basıldı. Bu uygulamanın -ne yazık ki- arkası gelmedi. Tam 42 yıldır bir unutkanlıkla yaşıyoruz. Haksızlık yapmayayım, geçen zaman içinde kimi valilerimiz duyarlılık gösterip bu konuda yıllıklar yayımladılar. Rakamsal açıdan 81 il yanında “devede kulak” gibi ise de bu çabayı dün de alkışladım, şimdi de alkışlıyorum. Düşünebiliyor musunuz, her il kendi yıllığını yayımlar ve kitaplığınızda bir büyük Türkiye tarihi oluşur. Sadece tarihi mi? Coğrafyası… Ekonomisi, kültür/sanatı, ticareti… Her şeyi... Türkiye’yi il-il tanımak ne güzeldir bir bilebilsek. 1973 İl Yıllıkları yayımlandıktan bir süre sonra tümünü temin etme sevdasına kapılmıştım. Geç kaldığımı biliyordum ama yine de girişimim sonucu çoğu illerimizin yıllıklarını temin
edip kitaplığıma kazandırdım. Tüm yurdu içeren/kucaklayan bir bilgi hazinem var şimdi.

Cumhuriyet’in 100. yılına şurada ne kaldı ki? Kutlamalar konusunda neler düşünülüyor ya da planlanıyor bilemiyoruz. Ama beklentimiz, Cumhuriyetin ilk yıllarındaki kutlu heyecanın tekrar yaşanılmasıdır elbet. Son yıllarda ulusal bayramlar konusunda yaşanan umursamazlıklar, halktan kopuk sadece protokol çerçevesinde yapılan kutlamalar acı bir manzara olarak kazındı belleklerimize. Onun için de şimdiden kuşkuluyuz. Her halde 100. yılda bir “Protokol Bayramı” havasında kutlama olmaz. Olmamalı… Bunun için de şimdiden her yıl yeniyeni uygulamalarla bu kutlamalar 100. yılda doruk noktaya ulaştırılsa fena mı olur? Biliyorum, iyi olur da; kimilerimizin kafa yapılarındaki değişik bayram kutlama anlayışı ve tutarsız değişiklik heyecanı, usuma/aklıma geldiğinde karamsarlığa kapılıyorum ister-istemez. Bir de bakarsınız birileri, maziye takılı kafalarıyla yeniliğe açılış kapısı olan Cumhuriyeti kutlamada, ne denli arabesk uygulama varsa sahneleme sevdasına kapılabilir. O zaman seyreyleyin curcunayı/cümbüşü… Bekleyelim bakalım… Sağ olan görecek 100 yıl mutluluğunu…

İl yıllıklarından sözü açtım ama meramım daha başka. Kültür/sanatın önemini bilen kimi yerel yöneticilerimiz/belediye başkanlarımız illerinin ansiklopedilerini hazırlayıp yayımladılar. Çok da güzel eserler oldu, ayrıca anlamlı bir kültür hizmeti de… Böylece o illeri A’dan Z’ye tanıma şansı yakaladı bu ansiklopedileri edinenler. Sadece bir kaç ilimizin yaptığı bu çalışmayı genelleyip tüm illerimizce uygulanmasının gerekliliğine inanıyorum. Böylece Cumhuriyetin 100. yılına doğru giderken, il-il tüm yurt envanteri de çıkarılmış ve gelecek için güzel bir kaynak tarihe kazandırılmış olur.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.