Paralel yapı ile mücadeleyi kendine vazife edinmiş gazetelerin manşetlerine tanık oluyoruz bir senedir. Belki istisnasız her gün.
Her gün bir şeyler ortaya çıkıyor. Belgeler, deliller, örgüt yapısı vs.
Paralel yapı denen tarihimizin belki en sinsi ve en kirli yapılanmasının ortadan kaldırılması adına büyük ümitler besleyen bizler, atılan bu manşetler ve yapılan bu haberlerle heyecanlanıyoruz elbet.
17-25 Aralık 2013’te milleti aleni olarak arkadan hançerleyen, devletin her kritik kademesinde yuvalanmış, her stratejik biriminde ‘paralel’ bir hiyerarşik düzen kurmuş bu yapı ile mücadele elbette kolay değil.
Ama bu kadar zor da olmamalı…
17-25 Aralık darbe girişimlerinden bu yana bir yıl geçti. Bu millet, tam bir yıldır ihanetin, şerefsizliğin ve hukuksuzluğun hesabının sorulmasını bekliyor. 
30 Mart Mahalli seçimleri ve 10 Ağustos Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde milletin ortaya koymuş olduğu tablo bu beklentinin açık göstergesiydi.
Ama gelinen nokta beklentilerin çok uzağında. 
Paralel yapıya 14 Aralık’ta başlatılan operasyon, başlangıç olarak ümit verici olsa da beklentilerin karşılanması adına çok yetersizdir. 
Darbe girişimin üzerinden tam bir yıl geçmiş fakat geldiğimiz noktada bir gazeteci ve üç tane emniyet mensubunun tutuklanmasından başka hukuki olarak sonuç yok.
Aradan bir yıl geçmiş, bu süreçte o kadar belge o kadar delil ortalığa dökülmüş, yapılan hukuksuzluk ve suçlar sağır sultanı bile rahatsız eder hale gelmiş lâkin geldiğimiz noktada elimizde nur topu gibi bir tahşiye kumpasından başka bir şey yok.
Lafı eveleyip gevelemeye gerek yok…
Mevcut durum önümüze iki ihtimal koyuyor.
Paralel yapı ile mücadeleyi sürdüren bu bürokratik kadrolar ya yetersizdir ya da beceriksiz.
Millet, sabırsızlanıyor. 
Millet, hesap sorulmasını bekliyor. 
Millet; geçmişi, bugünü ve geleceği adına haykırıyor:
“İNLERİNE GİRİN İNLERİNE!”

 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.