MACHELEN - Hayvanlara acımak, kimi insanlara gülmek ve de kızmak gerekiyor. Zamanı-mekanı yok bu görüşümün. İnsanlar kendi hemcinslerine dünyayı haram etme yarışı yapması yetmiyormuş gibi her tür hayvana tutsak hayatı yaşatmak için yarış yapıyor. Bir de insanlar hemcinslerinin uyumsuzluklarını gördüklerinde -en ağır şekilde- “hayvanlık yapma!..” diye uyarı yaparken hayvanları da aşağılıyorlar akıllarınca... Sanki hayvanların bir günahı var bu davranışta...

Oysa hayatı düzenleyen güç öylesine bir uyum yaratmış ki dünyada, insanların da, hayvanların da hakkını-hukukunu baştan belirlemiş-düzenlemiş birbirlerini karşı...

Dün Belçika’da Machelen Planckendael Hayvanat Bahçesi’ni bu duygularla gezdim. İnsan ne yapmış?

Afrika’nın, Güney/Kuzey Amerika’nın, Asya’nın Okyanusya’nın dört köşesinden, hasılı tüm dünyadan her tür hayvanı getirip hapsetmiş... Aklınca “hayvanat bahçesi” yapmış... Sonrası daha vahim...

İnsanın kazanma aklı/ihtirası hayvanları hapsedip onlar üzerinden para para kaynağı yaratmayı makul/doğru bulmuş kendine...

Amerika’dan, Asya’dan, Afrika’dan, Okyanusya’dan ve diğer kıtalardan yüzlerce çeşit hayvanı getirip insan temaşası/keyfi için hapsetmek... Akıl alır iş mi, bilemiyorum. İtirazım var: hayvan türlerini insan aklıyla böylesi alanlara hapsedip onlar üzerinden para kazanmak doğru mu? Hayvanların nesli giderek azalıyor dünya yüzünde. Nedeni kim? - İnsanoğlu...

Yaşlı dünyamızda yaşayıp göçen nice insan kendileriyle birlikte kim bilir bizim bilmediğimiz nice tür hayvan neslini bitirdi keyfince...

Şimdi biz hayvan neslini korumayı amaçladığımız kadar onları hapsetmeyi de insanlığımıza sığar/uyar bir davranışa olarak görüyor, kabul ediyoruz.

İnsanlar, hayvanları kendilerinin kutsalı gördüğü kadar, düşman da bellediği için kimilerini karşılaştığı an da öldürmeyi nicedir hedeflemiş kendine.

Oysa, Yüce Yaradan kurduğu ilahi düzende her yaratığı birbiri için yararlı yaratmış... Yararını araştırmak ise akıl verdiği insana kalmış/düşmüş bir iş... Ama biz öyle miyiz? Cümle kıtalardan yakaladığımız hayvanları hapishanelere doldurup, teşhir ediyor. Para kazanmanın keyfini yaşıyoruz.

Hayvanat bahçelerini hep bu duygularla gezerim. Kimileri yeni-yeni hayvan türleri görüp belleklerine boylarını, renklerin, adlarını yerleştirirken, benim içimi bir üzüntü kaplar. Hapsedilen bu hayvanları kendi doğal yaşam alanlarında düşünür, özgürlüklerini yaşasınlar isterim.

Ama ben de öyle şaşkınım ki... Kendi çıkarları için hemcinslerini en gaddarca öldürmeyi bir hüner bilen insanoğlunun yaşadığı çağda, ben de kalkmışım hayvan haklarından söz ediyorum. Aklımca onlara acıyorum.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Karadenizinsesi.com