TV kanallarında her akşam ülkesinden kaçmak zorunda kalan insanların büyük acılarına tanık oluyoruz. Birçoğumuzun artık alıştığı bu insanlık dramına kimlerin neden olduğu konusuna ise kimse değinmek istemiyor.

Yani biz nedenleri değil, sonuçları tartışıyoruz.

Evet, bir vatandaş olarak soruyorum, bu insanların katili kim?

Hiç kuşku yok ki, bu insanlara bu zulmü yapan başta ABD olmak üzere emperyal güçlerdir.

Kapitalizmin doymak bilmeyen kazanma ve para hırsı, tüketim çılgınlığı, yeni pazarlar yaratma çabası bu göçlerin arkasındaki temel sorundur. Her zaman söylüyorum, insanlığın başındaki en büyük bela emperyalizmdir. Televizyon ekranlarına çıkan bazı çok bilmişler bu gerçeği haykırma cesaretini kendilerinde bulamazlar. Çünkü çalıştıkları kanal da bir şekilde çok uluslu şirketlerle bağlantılıdır.

Birçok düşünür insanlığın bir barbarlık çağının eşiğine geldiğini söylüyor.

Oswald Spengler, Batı medeniyetinin ve değerlerinin artık çökmeye başladığını ve insanlığa vereceği fazla bir şeyin kalmadığını “Batının Çöküşü” isimli eserinde açıkça ortaya koyar.

İnsanlık artık şunu görmek zorundadır: Batı ve Amerika insanlığın başına beladır. Barış, kardeşlik, insan hakları, demokrasi, eşitlik gibi yaldızlı sözcükler Batılının yüzünde maskeden başka bir şey değildir. Toplumlar kardeşçe bir arada yaşamak istiyorsa önce bu maskeyi indirmek zorundadırlar.

Bugün dünyada, vatanlarından ayrılmak zorunda kalan insan sayısı nerdeyse 60 milyona ulaştı. Bu insanlar savaş, siyasi baskılar, doğal felaketler nedeniyle ülkelerini terk ederek, canlarını ve ailelerini kurtarabilecek ülkelere göç etmektedirler. Gelişmiş ülkeler bunları almamak için türlü bahaneler uydurmakta, kabak ise her zaman olduğu gibi bizim gibi ülkelerin başına patlamaktadır.

Evet, Batı’nın insani değerlerinin ciddi biçimde sorgulanmaya başlanması gerektiğini düşünenlerdenim.

Özellikle aydınlarımız hiçbir aşağılık duygusuna kapılmadan, bu adamların çirkin yüzünü deşifre etmek zorundadırlar. Aydın namusu bunu gerektirir.

Diyeceksiniz ki, sizin teklifiniz ne? Işığın Doğu’dan geldiğini unutmayınız. Doğu’da hala coşkun akan bir ahlak ırmağı vardır. İnsanlığın bu ırmağın sularında yıkanmaya ihtiyacı vardır.

Amacımız felsefe yapmak değil.

Amacımız şu anda dünyadaki bütün savaşların ve çatışmaların arkasında ABD ve NATO ülkelerinin olduğunu göstermektir.

Düşmanı tanımazsanız ona karşı kendinizi savunamazsınız. Ne yaman gerçektir ki, Kurtuluş Savaşı’nda ülkemizi bölmeye ve parçalamaya gelen güçler bugün yine karşımızdadır. Bu güçler sadece bizim değil, diğer mazlum ülkelerin de belasıdır.

İnsanlık, Batı’nın bu yüzüyle hesaplaşmalıdır. Yoksa dünyada barıştan, refahtan, sevgiden söz etmek mümkün olamayacaktır.

Ama emperyalist güçler şunu unutmasın.

Kan ve gözyaşı üzerinde ne uygarlık ne de insanlık yükselir.

Akıttığınız kanların ve gözyaşlarının seli bir gün hepinizi boğar.

Sevginin, kardeşliğin ve barışın egemen olduğu bir dünyada yaşama dileğiyle.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
www.karadenizinsesi.com.tr