İran, yüzyılların devlet geleneği ile genlerindeki huyundan vazgeçmeyeceğini bütün dünyaya gösteriyor. İran kültürü ve geleneksel devlet aklında, başarı için her şey ve yol mubahtır kaidesi en önemli ilkeleridir. Takiyye, yalan ve güzel sözlerle çarpıtma sanatında ellerine kimse su dökemez.

Sınırlarının dışında düşmanını tutmak, cepheyi uzaklarda açarak, oyalama taktikleri ile dış politikalarını oluşturma şiarı; İran’ın Irak ve Suriye’de uyguladığı temel prensipleri idi. Irak’ta Amerika’nın da özel desteğiyle başarılı oldular. Artık Bağdat’ta salına salına gezebiliyorlar.

Suriye’de ise, önceleri, Hizbullah örgütü destekli General Süleymani komutasındaki Bedir tugayları ile Esad’ın katliamlarına desteğe geldiler. Ne kadar Sünni ölürse o kadar başarılı oluyorlardı. Bir de DAEŞ belası ortaya çıkınca değmeyin keyiflerine. Artık her yol Roma’ya çıkıyordu. Yaptıkları düpedüz mezhep katliamıydı. Nasılsa DAEŞ her türlü katliamı gizleme görevini görüyordu.

Şu ana kadar DAEŞ ile Esad ve İran güçlerinin en ufak bir çatışmasına kimse şahit olmadı ama olsun en iyi Sünni Müslüman ölü Müslüman’dı! Kim tutardı onları? Zaman geçtikçe ve İranlıların desteği cephede yetmeyince, Rusya’yı büyük ayı ve ağabey olarak yardıma çağırdılar. Geçen hafta yazmıştık, Rusya; İran ve Esad’ın davetiyle geldiği bölgede, Türkmen avına çıkmıştı. Türkmenler arasında Çeçenler varmış bahanesi ile suçsuz günahsız, çoluk çocuk, toplu imha ile sınırımızda kim yaşarsa yaşasın etnik ve mezhebi temizliğe onlar da bir taraftan başlamıştı. Hâlbuki onların Sina çölündeki yolcu uçağını Türkmenler düşürmemişti değil mi? DAEŞ ile savaşacağım diye Suriye bahçesine girip, sivil katliamı yapan Rus ayısının da henüz numunelikte olsa yarım DAEŞ’li yok ettiğini gören ve duyan olmadı.

Rusya büyük hülyalara çok erkenden daldı. Gürcistan’ı, Ukrayna’yı çok rahatlıkla ameliyat etti. Elindeki bıçağın kanı kurumadan, güneyimizde yeni bir operasyona girişti. Artık kavgada yumruk sayılmaz. Bölgemizde her türlü darbeyi vurmak da her türlü darbeyi almak da sürpriz olmayacak. PKK ve uzantısı PYD ile vuracaklar. Silah yardımlarına başladılar bile.

Biz nasılsa bu bölgede yaşamanın, var olabilmenin bedelini yüz yıllardır ödeye gelmişsek, buralara gelip, yandan veya doğrudan müdahale edenler de her türlü sürprize açık olacak. Sonradan sızlanmak, ağlamak yok. Herkes anladığı dilden cevabını alacak. Terör örgütlerinin arkasına kahpece saklananlar, rakip gördükleri ülkelere cehennemi terör örgütleri ile yaşatanların terörle mücadele ediyoruz söylemleri artık aklı başında kimseyi kandırmamaktadır.

Bütün dünya İran’a ve Rusya’ya ambargo uygularken, onlara komşuluk hukuku gereği her türlü dostluk elini bütün dünyayı karşımıza almak pahasına uzattık. Yaptıklarımızın karşılığını, güneyimizi PKK ile kuşatarak, bizleri Anadolu’ya hapsetmeye çalışarak veriyorlar.

Boyundan büyük işlere kalkışan İran ve onun peşinden paldır küldür arka bahçemize dalan Rusların kuyruklarını kıstırıp gidecekleri günlere yaklaşmaktayız. Biz kendi doğrularımızla yolumuza, her zaman olduğu gibi yalnız başımıza devam edeceğiz. Onları ise bundan sonra bizim gerçek dostluğumuzu heba etmiş olarak, kâbus ve hülyaları ile baş başa bırakacağız. Allah’ın izniyle bizim yolumuz açıktır. Ya onların ki?

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.