Cumhuriyet Savcısı Mehmet Selim Kiraz, alçakça şehit edildi. Hükümet kanadı, ‘Fırsatın kazası

olmaz’ mantığıyla, her olumsuzlukta olduğu gibi yine medyayı suçlu ilan etti, avukatların adliyeye aranarak girmeleri tartışmasını yeniden alevlendirdi.


Haliyle, asıl tartışılması gereken mesele, başka bir yöne kaydırıldı.


Deniliyor ki; “İki terörist adliyeye avukat kılığında girdi. Eğer üzerleri aranacak olsaydı silahla giremezlerdi.” Tamam, bu doğru… Fakat atlanılan bir nokta var.
 

İki terörist, yanlarına silah almadan, avukat kimliği de kullanmadan, sıradan bir vatandaş olarak üzerlerini aratıp adliyeye girebilirdi. Bu halde savcıyı rehin alıp savcının kendi silahını kullanmak suretiyle de alçak eylemi gerçekleştirebilirdi. Hadi bu seçeneği de geçelim. İki terörist, o odaya girdikten sonra, 3-5 dakika içinde savcıyı boğarak bile şehit edebilirdi.


O halde asıl sorgulanması gereken, adliye binasına nasıl silah soktukları değil, terör örgütü mensubu oldukları ve cezaevinden kısa süre önce çıktıkları bilinen, tehlikeli eylemciler listesinde adları bulunan iki katilin, ellerini kollarını sallayarak savcının odasına nasıl ulaştıklarıdır.


İstanbul Emniyet Müdürlüğü’ne saldıran ve ölü ele geçirilen kadın teröristin durumu da aynıdır. Polisin arama listesinin en başında yer alan teröristin, uzun namlulu silah ve bombayla İstanbul Emniyet Müdürlüğü’nün kapısına dayanması, akıl alacak iş değildir.


Bu çok ciddi bir istihbarat zaafıdır. Adım adım izlenmesi, aldığı nefesin bile takip edilmesi gereken teröristlerin, İstanbul’da ya da herhangi bir kentte böylesine rahat dolaşabilmesi, inanın çok şaşırtıcı bir durumdur.


Haliyle hükümet yetkilileri, fotoğraf yayınlayıp terör propagandası yaptılar diye gazetecileri suçlayacağına, teröristlerin sokakta, emniyette, adliyede cirit atmasına olanak sağlayan istihbarat eksikliğinin peşine düşmelidir, bu karanlık olayı tüm bağlantılarıyla aydınlatıp ortaya çıkarmalıdır.


Eğer fotoğraf yayınlamak propaganda sayılıyorsa, o halde soralım; Dolmabahçe Sarayı’nda başbakan yardımcısının huzurunda ve Diyarbakır’da, üstelik canlı yayınlarda mektubu okutulan, posterleri görüntülere yansıyan kimdi, Minyeli Abdullah mı?


Terörü kimden gelirse gelsin lanetliyoruz. Bu vesileyle savcı Kiraz’a ve tüm şehitlerimize bir kez daha rahmet diliyoruz.

***

Şehitleri anmışken, önemli bir bilgi aktaralım. Avrasya Üniversitesi, 1. Dünya Savaşı’nda çeşitli cephelerde şehit düşen Trabzon doğumlu 749 askerin ismini taşıyacak bir anıt yaptırıyor. Anıt bitme aşamasına geldi, açılışı da Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla önümüzdeki bir ay içinde yapılacak. Üniversitenin Mütevelli Heyeti Başkanı Ömer Yıldız’ın şehitler konusundaki hassasiyetini herkes bilir.
 

Son olarak, Şah Fırat Operasyonu’nda şehit düşen Astsubay Başçavuş Halit Avcı’nın ismini, üniversitenin konferans salonuna vermişti. Avrasya Üniversitesi, çok önemli sosyal ve toplumsal farkındalık projelerine imza atıyor. Başta Ömer Yıldız olmak üzere, üniversitenin

tüm ekibini kutluyoruz.

Şu detaya dikkatinizi çekmek isterim; Yaklaşan seçimler için aday adayı olan onlarca isim arasında Ömer Yıldız da yer alıyor. Kimlerin aday olacağı 7 Nisan’da açıklanacak. Yıldız belki listeye girecek belki giremeyecek bilemiyoruz, açıkçası bu kısım bizi ilgilendirmiyor.


Demek istediğim şu ki; yoğun reklam bombardımanı nedeniyle bugün isimlerini sokaktaki vatandaşın bile ezbere saydığı onlarca aday adayını, emin olun kısa süre sonra unutacağız. Fakat Ömer Yıldız adı, bir partinin aday adayı olarak değil, bu şehre bir üniversite kazandıran ve çok önemli projelere imza atan bir insan olarak her zaman hatırlanacak.


O meşhur sözle bitirelim;

Eşek ölür kalır semeri, insan ölür kalır eseri.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.