Merhaba sevgili Haydut; Sözlerime başlamadan önce, ahaliyi selamlar, Kıtmir’in gözlerinden öperim Umarım gittiğin yerde, keyfin yerindedir. Bizleri soracak olursan eğer, bildiğin gibiyiz hala... Her geçen dakika, kendimize duyduğumuz nefretin katsayılarını artırmakla meşgulüz…

Sen gittikten sonra, değişen bir şey olmadı buralarda Haydut... Dünya hala o bildiğimiz çirkef dünya... Sapık zihniyetlere sos kadınlar, Merdiven boşluklarında, çimento torbalarına bırakılan bebekler, Eşlerinin kemiklerinden bilardo ıstakası yapan erkekler, Çocuklarına tecavüz egzersizi yapan babalar, Bir çift bilezik uğruna, mor asitli suya yatırılan suratlar, Engellileri yarı çıplak sokaklarda bırakan, ergenler... Eşlerini kırmızı rujlu sokaklarda satan, sünepeler... Ve daha niceleri... Yani anlayacağın Haydut, insanlığımızın cenaze namazını sonunda kıldık…
 

Ne yalan söyleyeyim... Yokluğunu hissetmiyor değilim Sıkıldığım anlarda, usulca dizimin dibine sırnaşıp, yüzüme bakmanı özledim... Şimdi dışarıda baktığım her bir yüzde, koca bir enkaz görüyorum. Biri toprağa bakınca can atıyor, diğeri toprağı görünce, yüz bin kilometrelik yola kaçıyor...
 

Kanayan yanlarımızı anlatmaya kelimeler yetmez Haydut... Burada kameralar birinin selülitlerini çekerken, diğerinin gözyaşlarını çekiyor... Farkında değiliz! Çekirdeksiz canlıların, fışkıran şakşakçıları olup çıkmışız... İdeolojik saplantılar içinde yoğrulup, radikal martavallık çerçevesinde, objektiflere gülümsemekle meşgulüz... Ne komik değil mi? Birimiz iki basamak çıkınca, üçüncü basamağa dinamit yerleştiriyoruz Emekmiş, azimmiş, fedakârlıkmış, umurumuzda değil...

Hala komşumuz aç iken, tok yatabiliyoruz Haydut... Açlıktan kaburga kemikleri görünen canlılar, Ali Nazik kebabının üzerine içeceğimiz suya engel olmuyor yani... Modifiye düşünürün de dediği gibi; merhameti bir nezaket aparatı olarak kullandıkça, yardımseverlik kavramını ahlaksızlaştırıyoruz...

Sistem de değişmedi hala Haydut... Yine ayet tüccarlığı yine ideolojik zorbalık... Kim kimin diline malzeme olmuş belli değil... O köşe senin, bu köşe benim... Her taraf organik denyolar tarafından tutulmuş... Ortada kalana ekmek yok...

Sırtım hançerlere karşı bağışıklık kazandı Haydut... Yalan yok! Dostluğunu da aramıyor değilim... Ama iyi ki yoksun! Yaşayıp da şu insanlığın halini görseydin, Köpekliğinden utanırdın...

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.