Başbakan Davutoğlu’nu Irak temasları sırasında ve 6.Atlantik Konseyi Enerji ve Ekonomi Zirvesi’nde izledim. Ekonomide olumlu hava bu görüşmelerde yayılan enerjiyle iyice kendisini gösterdi. Dünya hala derinden derinden krizle boğuşurken Türkiye etrafındaki ateş çemberine rağmen güvenli bir yatırım limanı olma özelliğini ayakta tutuyor.

Yürütmenin başı olarak Cumhurbaşkanı Erdoğan, hesap ve plan yapan ülkelere karşı Türkiye’nin varlığını hatırlatırken Başbakan Davutoğlu bu dik duruşun ikna turlarını gerçekleştiriyor.

Adeta biri demir yumruk diğeri kadifeden bir eldiven…

İzlerken Rusya’da Putin ile Medvedev arasındaki uyumu hatırladım. Davutoğlu iktidarın yumuşak gücü misyonunu üstlenmiş görünüyor. Bunu başarıyla da yürütüyor. Seçime hızla yaklaşırken mevsim kış olmasına rağmen ve aksilikler bir türlü yakasını bırakmamasına rağmen gündemi olumlu mesajlarla meşgul etmeyi başarıyor.

Erdoğan’ın liderliğini diktatörlük algısına devşirmeye çalışanlar elbette çalışmalarına devam ediyorlar.

Onu yıpratma ve karalama faaliyetleri sinsice yürüyor. Davutoğlu’nun bu yumuşak güç stratejisini abartarak Erdoğan’ı tedirgin etme çabaları her an başlayabilir.

Nitekim Abdullah Gül bu tuzağa düşmekten kurtulamamıştı. Gül’ün yumuşak güç uygulamaları Erdoğan’ı zor durumlara düşürmüştü. Örneğin Erdoğan Gezi Parkı eylemlerinde sandığa vurgu yaparken; Gül ‘demokrasi sandıktan ibaret değildir’ vurgusuyla eylemcilere sıcak bakmıştı.

Ayrıca Gül’ün atamada ısrar ettiği ya da görevden alınmasına karşı çıktığı çoğu bürokrat hatta bazı bakanlar, paralel yapıyla bağlantılı çıkmıştı ya da paralel yapıyla mücadeleden kaçmışlardı. Kaldı ki hükümette hala paralel yapıyla mücadelede isteksiz olan en az 6 bakan var ve bunların kabineye girmesi ya da kabinede kalmasında Gül etkili olmuştu. Kabul etmeliyiz ki biraz olsun bazı senaryoların efsununa kapılmıştı.

Bu ayrışma örneklerini çoğaltabiliriz. Ancak önemli olan konu, eski Cumhurbaşkanımız Abdullah Gül’ün bu tür tavırlara hala devam etmesidir.

Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Başbakan Davutoğlu kendi gündemlerine yoğunlaştıkları bir sırada Abdullah Gül ilginç bir çıkış yaptı. Kendisini kendi üslubuyla kamuoyuna hatırlattı ve geleceğe dair sinyaller verdi.

Adeta kulübede oturmak için yedek soyunmayı kabul ettiğini ima ediyordu.

Gül bu hafta içinde Rahmetli Erbakan’ın kayıp trilyon davasıyla ilgili olarak savcıya ifade verdi. Medya hala cumhurbaşkanıymış gibi yakın takipteydi. Medya eşliğinde bizzat savcının ayağına gitti ve bir vatandaş gibi ifadesini verip döndü.

Mesaj vermek için yapılmamış olsa bile, kim ne derse desin bu hareket mesaj yüklü bir hareketti.

Bu ziyaretle Gül, Erbakan’ın dava arkadaşı olduğunu hatırlatıyordu.

Bu ziyaret Cumhurbaşkanı bile olsa yargı önünde herkesin eşit olduğunu hatırlatıyordu.

Bu ziyaret eski cumhurbaşkanlarının gelecekte de savcı tarafından çağrılabileceğini hatırlatıyordu.

Bu ziyaretle Gül, ‘siyasette var olmaya devam edeceğim’ diyordu.

Nitekim cuma namazı çıkışında gazeteciler sormadığı halde, konuyu kendisi açmış ve İsrail’in Mescid-i Aksa’yı kuşatmasına tepkisini dile getirmişti.

Hâlbuki Mavi Marmara katliamına karşı Erdoğan yurtdışından dönene kadar herkes orta sahada top çevirmişti.

Şuraya gelmeye çalışıyorum; bugünlerde Ankara’da herkes Başbakan Davutoğlu’nun artık Abdullah Gül’ün görevini başarıyla üstlendiğini görüyor.

Cumhurbaşkanı çerçeveyi çiziyor, Başbakan içini dolduruyor.

Ancak paralel yapıyla mücadelede Davutoğlu da durgun görünüyor.

Ekonomide yarattığı olumlu havayı paralel yapıyla mücadelede henüz göremedik.

Hâlbuki Erdoğan paralel yapıya karşı kadife eldiven istemiyor.

Eğer isteseydi Gül ile ayrışma yaşamazdı, onunla devam ederdi.

Çünkü artık paralel yapıyı bir cemaat olarak değil, bazı ülkelerle işbirliği yapan derin bir çete olarak görüyor.

Başbakan’ın, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bu hassasiyetine çok dikkat etmesi gerekiyor. Benden söylemesi…

Bu arada Trabzonspor’umuzun müthiş oyununu ve net galibiyetini tebrik ediyorum.

Bu sezon Ankara Trabzonspor’un arkasında…

Trabzon da Trabzonspor’un arkasında birlik halinde durursa şampiyonluk gelebilir.

Kalın sağlıcakla…

 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.