Bugün benim payıma düşen tüm kutlamaları es geçiyor kabul etmiyor üzerime alınmıyorum! Erkekler ya da adamlar günü diye bir gün yokken kadınlar günü diye bir absürtlüğün olma sebebini düşünmeyenler bugün yine sosyal ortamlarında söz sahibi olmanın haklı gururunu yaşıyorlar. Tam burada kadının kendi günü olduğunu kabul edip, belli belirsiz tavırlara girmesi kendini en iyi şekilde ifade ettiğini düşündüğü bir kaç sözle erkek dünyasına had bildirmesi... Bunlar inanılmaz şeyler! Ve elbette kabul edilemez!

                                                               KADINLAR EMANET DEĞİLDİR!

Sabah saatlerinde televizyonda yaptığım kısa süreli gezinti esnasında karşıma çıkan bir programda bahsini geçireceğim bir cümle hiç hesapta olmayan bu yazının baz istasyonu oldu desek yalan olmaz. Ne diyordu zat-ı muhterem: "Kadınlar bize emanettir."
Af buyur!
Sen kimsin ben sana emanetim?
 Bir şeyin emanet olarak nitelenmesi için öncelikle bazı şartların yerine gelmesi icap eder. Nedir bu şartlar? TDK emanet kelimesinin bize sunumunu yaparken: " Birine geçici olarak bırakılan ve teslim alınan kişice korunması gereken eşya, inam vb. " gibi bir açıklamada bulunuyor. Ben şimdi kendimi, cennet ayağının altında gizli olan annemi, ölen öldürülen tacize tecavüze uğrayan kız çocuğunu, doğurmak için aynı anda dokuz doğuran anneleri "emanet" kelimesinin içine sığdırıp bir güzel ambalajlayıp söze saza sokarsam ilk önce kendime ihanet etmiş olurum!
Ben emanet değilim!
Biz emanet değiliz!
Ben kimsenin değilim!
Biz kimsenin değiliz!

 Emanet olanın sahibi olur!

 Benim sahibim Yaradan... Ne onun kulu ne de yarattığı herhangi başka bir şey... Bence kadınlar iyi düşünsün. Bize "Alın bu da sizin gününüz" derken aslında bize günümüzü gösteriyor olmanın tebriğini yapıyorlar. Bugün tüm paylaşımlar "kadınların özgürleşeceği bir hayat dileğiyle, kadınların dayak yemeyeceği bir hayat dileğiyle " gibi zaten erkeklerin (şuursuz olanlarının) ego manyası altında kalmış kadınsal yaşamı şikayet ederken, bu durumdan şikayet edenlerin yine erkek olması, bugünün bile erkeklerin prim yapmasıyla son bulmasına sebep olacaktır, olmuştur, oluyordur!
Bu yazdıklarım çok mı feminen geldi çok mu sert kaldı yumuşacık zihinlerin düşünme sıvısına bilemem ama bir kadınla bir erkek arasında fark yoksa ve yıllardır bunun savaşı ağır tahribatlara meydan verecek şekilde oluyorsa, kadın günü diye bir zımbırtıyla kendinizi ötekileştirmeyin!
 Ve senin rahminde can bulan bir cenine emanet olma düşüncesiyle yaşayacağına iyi düşün; Cenneti ayaklarının altına yerleştiren güç seni kendinden başka kimseye emanet etmez!

Son olarak bir soruyla nihayete erdireyim bu yazıyı. Kutlanan ve tebriğe sunulan bazı günler vardır. Bayramlar ( kurban, şeker ) (23 nisan, 19 mayıs... Vb. ) sevgililer günü anne ve babalar günü olmak üzere dört beş koldan farklılık gösterirler. Bunlar tatil veya akraba ziyaretleri gibi normal yaşantı içinde duygu ve durum değiştirmemize sebep olan istisnai günlerdir. Fakat kadın istisna değildir. Hatta kadın doğurganlığıyla istisnalarla beraber kaideleri de bozan bir yaradılıştır!
Günü olmaz!
Ömrü olur!
Ne demişti Neşet Ertaş; " Kadın insandır, biz erkekler ise insanoğlu."

SAYGILAR!

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.