Mahkemelerle tanışıklığı Hollywood filmlerine dayananların bileceği bir replik vardır: “ …Sayın hâkim, değerli jüri üyeleri…” Hatta bazılarının ülkemizde adliyede duruşmaya çıktıklarında hâkimi görüp, etrafına bakınıp “değerli jüri üyelerini” aradığına şahit olmuşuzdur!

  Jüri sistemi başta ABD olmak üzere benzeri veya türevleri bazı Avrupa ülkelerinde uygulanıyor. Temelinde hâkimin yönettiği duruşma safahatından sonra suçluyu sıradan insanlardan oluşan jüri üyelerinin belirlemesi var. Başka birçok ayrıntıya sahip olan jüri sistemi ülkemizde uygulanmıyor.

   Ülkemizde jüri sistemi uygulanmasa da kamuoyu dediğimiz bir şey var. Kamuoyu sıklıkla duyduğumuz, üzerinde anketler yapılan, ne düşündüğü merak edilen bir mevhum değil. Kamuoyu; kısaca, bir konuyla ilgili halkın düşüncesi demek…  Ecdadın tabiriyle efkârı umumiye...

   Seçime hızla yaklaştığımız şu günlerde kamuoyunun ne istediği ve meylinin ne olduğu merak konusu olsa da üzerinde durmak istediğim konu kamuoyunun hukuk üzerindeki etkileri.

   Hukuk, yazılı kurallara, orda somut olayla ilgili bir açıklık olmadığı müstesna durumlarda yazılı olmayan kurallara bağlıdır. Yargı sistemi somut olaya kuralların uygulanması suretiyle işler. Ancak uygulamada iş her zaman bu kadar sistematik olmuyor. Çoğu zaman yargısal kararlar ve uygulamalar halkın gündeminde olumsuz veya olumlu yönleriyle gündem oluyor.

   Yargısal faaliyetlerin halkın gündeminde yer alması hukukun “kamuoyu” tarafını da ön plana çıkarıyor. Öyle ki kurallara uygun bazı kararların kamuoyu tarafından kabullenilmekte zorlanıldığını görüyoruz. Hatta bazı konularda yazılı kuralların zamanla kamuoyunun talebi doğrultusunda değiştirildiği de olmaktadır.

   Güncel kamuoyu, hukuk uygulamasında elbette ki belirleyici olmamalı. Hukuk kuralları oluşturulurken bilimsel esaslara aykırı olmamak kaydıyla halkın düşüncesinin alınması, eğilimlerine göre şekillendirmeler yapılması normaldir. Ancak hukuk oluşup yazılı hale geldikten sonra artık kamuoyunun o konuda somut olaya göre neler düşündüğü kararda etkili olamamalıdır.

   Hâkimlerin de duyguları ve sosyal hayatın içinde yaşayan insanlar olduğu ve hukukun da matematik olmadığı dikkate alındığında, kamuoyunun hukuk uygulamasına etkilerinin hiç olmadığını da söyleyemeyiz.

   Kamuoyu, güç olma hedefi olan her canlının yönlendirmek isteyeceği bir durum. Günümüzde insanların düşüncelerini etkilemenin pek çok bilimsel yolunun keşfedildiği düşünüldüğünde, kamuoyunun da belli oranlarda yönlendirilebildiği aşikârdır.

   Kamuoyunu yönlendirilebildiğine göre hukuk uygulamasının bundan en asgari şekilde etkilenmesi için devletin tüm tedbirleri alması önem arz etmektedir. Aksi halde sürekli kamuoyu baskısı altında kalan yargı görevlilerinin tarafsız karar vermeleri için fazladan zihinsel bir çaba sarf etmeleri gerekecektir!

         İyi işleyen bir yargının zaman zaman duyguları incitebileceği, bireysel hatta belli bir kesimin genel kanaatine uymayabileceğine insanların ikna olması gerekmektedir. Zira hukuk tek tek bireylerin veya bir grubun menfaatinden çok umumun menfaatini çoğu zaman önde tuttuğundan menfaat dengesinin önemi insanlarca iyi anlaşılmalıdır.

Bahsettiğimiz konuda da iş eğitime düşmekte ve kamuoyu hukukunun, yazılı hukukla olabildiğince örtüşmesi için gerekenler yapılmalıdır.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.