2013 Nevruzu…

Diyarbakır’da bebek katili Apo’nun sözde silah bırakma çağrısı, okundu.

Ahali, teröristlerin silahlarını toprağa gömmesini beklerken, onlar silahlarının periyodik bakımlarını yaptı.

Yol kesme, adam kaçırma ve bayrak indirme eylemleri bu süreç içerisinde artarak devam etti.

***

Nevruz kutlamalarından 9 gün sonra terör örgütü PKK sözde ateşkes ilan etti.

Bu süre zarfında, göstermelik olarak bir grubu sınır dışına yolladı.

Güzide basınımız Doğu’yu günlük gülistanlık gösterirken, terör örgütü PKK üyelerinin sadece %15’inin sınır dışına çekildiği ortaya çıktı.

***

11 Nisan 2013’te yargı paketi kabul edildi.

HDP, koruculuk sisteminin kaldırılmasını istedi.

Bu isteğini samimi bir çerçeve sokmak ve halkı, ulusal anlamda bir barış elçisi olduğuna inandırmak için,  bebek katili Apo’nunbeş sayfalık mektubunu bir soluk Kandil’e ulaştırdı.

Mektubu okuyan Dağ sırtlanı Murat Karayılan, şifreli mesajı almış olacak ki, “Apo’yu bırakın, silahları gömelim” dedi.

***

25 Temmuz 2013’te bebek katili Apo, kodesinden direktif yağdırdı.

Yeni adımlar atın, süreci geliştirelim…

Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç ise bir hışım cevap verdi:

Çekilme oranı yüzde 20’lerde… Ancak bu aralar iş yerleri basılıyor, araçlar yakılıyor, haraç ve fidye istemelerin daha çok olduğunu duyuyoruz” dedi.

***

Hal böyle olunca, dağ sırtlanları hedef büyüttü.

Kadrolu cani Cemil Bayık, “Çözüm sürecinde samimi olun. Yoksa güneye çektiklerimizi Kuzeye kaydırırız. Daha büyük savaş çıkar…” dedi.

***

İpler her geçen gün geriliyordu.

Bir yandan çözüm sürecinin sürdüğü ifade ediliyor,

Diğer yandan da eylemlerin önü bir türlü alınamıyordu.

***

9 Eylül’de terör örgütü PKK, çamura yattı.

Sanki çekile çekile meridyenlere tur bindirmişler gibi, “Çekilmeyi durdurduk” açıklaması yaptılar.

Peşi sıra da, Suriye’de ki ekürileri PYD,  Rojava bölgesinde sözde özerklik ilan etti.

***

Artık işler rayından çıkmıştı.

Ama hükümet bir umut diyerek, demokratikleşme paketini devreye soktu.

Özel okullarda Kürtçe eğitim ve seçimlerde Kürtçe propaganda serbest bırakıldı.

***

Tarih 22 Mart 2014’ü gösterdiğinde, Türkiye yeni bir Nevruz sabahına uyanmıştı.

Bebek katili Apo’nun sözde silah bırakma çağrısını bu kez, HDP’nin çakma film artisti Sırrı Süreyya Önder okudu.

Dağ sırtlanları yine mesajı bir çırpıda anlamış olacaklar ki, “Hükümet demokratikleşme hamlesinin muhatabı olmaktan çıktı. Çözüm süreci artık tıkanmıştır” dediler.

***

Ve 2015 nevruzu…

Bebek katili Apo’nun mesajını bu kez HDP’nin kısa ve kırışık ablası Pervin Buldan okudu.

Mesajda ‘Barışa yürüyoruz” ve benzeri cümleler yine gırlaydı.

***

Dağ sırtlanları tıpkı bundan önceki nevruzlarda olduğu gibi, verilen mesajı yine tersten okudu.

Kahraman Mehmetçiklerimizi hain pusularla şehit ettiler.

Üstüne üstelik bir de DAEŞ hortlayınca, Cumhurbaşkanı Erdoğan, çıkıp açıklama yaptı:

***

Bunlar ne yazık ki, çözüm sürecini anlamadılar, anlamak istemediler. Öyleyse, şu anda bu buzdolabındadır. Çünkü yapılanlar açıkça ortadadır

***

Mamafih muhterem;

Gördük ki, çözüm süreciyle dağda ki sırtlanlar rehabilite edilemiyor.

Gördük ki, siyasi koridorlar, kişisel menfaatler uğruna kapatılıyor.

O halde atalarımız gibi topyekûn taarruzu deneyelim.

Kandil’e girilsin ve şer odakları yerle bir edilsin.

Ha olur da tutmazsa,

Buzdolabında yer var.

Merak etmeyin…

Eyvallah!

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×