MUSTAFA MATUS, LUİS…
Ukalalık gibi olmasın ama ben olsam başlıkta adı yazan 3 oyuncuyu da, Alanya deplasmanında direk oynatırım. Bu adamlardan özellikle Mustafa’nın iyi bir kamp dönemi geçirdiğini söylediler, kampı takip edemesem de…Geçen yıl Kayserispor’da kiralıktı Mustafa Akbaş. 28 kez sarı kırmızılı formayı giymişti. Bahçecikspor ve Trabzonspor’un alt yapısından yetişti. tss-001.jpg1.88 boyunda ve defans bloğunun her mevkisin de oynayacak bir oyuncu bence. 26 yaşında ve her geçen gün form grafiğinin yükseldiğini görüyorum. Bence Yanal hoca, Akbaş’a bu şansı vermeli.

Matus Bero, Slovak oyuncu 2 kez U-21 milli takımının formasını giydi henüz.. Son milli maçında da iyi oynadı. 1.81 boyundaki orta saha oyuncusu grafik çizgisini yükseltiyor. Sırbistan’ın Trençin takımından gelmişti. O takımın formasını 77 kez giymiş. 21 yaşında genç ve dinamik bir oyuncu, ben kendisinden çok şey bekliyorum. Başarıya aç. Alanya maçında gözümü kırpmadan şans vereceğim bir oyuncu.

Alanya deplasmanında sol beke direk yerleştireceğim bir isim Arjantinli Luis İbanez. 28 yaşındaki tecrübeli güney Amerikalı, 1,70 boyunda ve sol ayağına oldukça hakim. Son oynadığı Kızılyıldız’da, 33 maçta görev yapmıştı. Trabzonspor’a çabuk adapte oluyor diye gözlüyorum. Hiç arkama bakmam, bu hafta sol bekte nöbeti ona veririm.

 

225 bin mi? Yok deve!..
Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım’ın NTV canlı yayınındaki açıklamalarına ilişkin attığı tweet’leri nedeniyle, TFF’ ye bağlı PFDK’nın 180 gün hak mahrumiyeti ve 290 bin lira para cezasına çarptırdığı Trabzonspor’un yöneticisi Gökhan Saral’a verilen bu ceza, 225-bin-mi-yok-deve.jpgspor kamuoyu tarafından çok fazla bulunmuş ve eleştirilmişti.

Yazılı itiraz üzerine Tahkim kurulunun, Trabzonspor Yönetim Kurulu Üyesi Gökhan Saral’ın, rakip kulüp başkanına yönelik iddia edilen, sportmenliğe aykırı açıklamaları sebebiyle verilen gün ve para cezasında indirim yapıldı.

Yeni karar 120 günlük hak mahrumiyeti ve 140 bin lira para ce- zası oldu. Ama, buda fazla sürmedi. Gün hak mahrumiyeti 60 güne indirilirken, para cezası yine yükseltildi ve 225 bin lira yapıldı. Bunlar 225 bin lirayı sanırım, lahana yaprağı zannediyorlar. Hadi 140’a razıydık diyelim. 85 bin de bonusu mu oldu? Kurul değil New york borsası mübarek!..

 

Neden Trabzonspor?
Geçtiğimiz günlerde elime 44 sayfalık bir dergi geçti.

Derginin kapağında “ Neden Trabzonspor ” yazıyordu. Merak ettim, aldım, inceledim. Kim çıkarmış, kim yazmış, dergi.jpgkim basmış diye? Ortahisar Belediyesi tarafından hazırlanmış. İnternet haber portalı olan Trabzonlu biri tarafından yazılmış, hazırlanmış. İçerisindeki fotoğraflar konusunda, Trabzonspor medya departmanından yardım alınmış. Dizgi tasarımı ve baskısı Trabzon’da yapılmış. Bin adet basılarak Ortaokullu öğrencilere, Trabzonspor’u anlatmak ve takımlarından uzak kalmamak için bu dergi okunması için dağıtılmış. Trabzon’da ve Diyarbakır’dan, Trabzon’a gelen bir grup ortaokul öğrencisine ve bir grup Trabzonlu genç taraftara da, bu dergi dağıtılmış. Elde 150 adet daha kalmış, onlarda önümüzdeki eğitim-öğretim sezonunda bazı ortaokullardaki öğrencilere bir kültür hizmeti olarak dağıtılacakmış. Kısacası birileri bu işten bi ekmek yemiş, yerken de genç nesle, Trabzonspor’u unutturmamak, gündemi canlı tutmak istemiş. Genel yayın yönetmenliğini O.H. Belediye’sin den Yusuf Keskin, yazı işle- ri müdürlüğünü de Hasan Selim yapmış. Dilerim, iş olsun torba dolsun niyetiyle yapılmamıştır. Eğer düşünce ve fikir amacına ulaşmışsa yada ulaşacaksa güzel.Alkışlarız.

 

Gidenlerin sonuna bakın!..
Trabzonspor “Seyircisiz oynama “ cezalısı olduğu için, son cezalı maçını da geçen Pazar akşamı, haliyle taraftarından yoksun oynadı ve cezası bitti. Ev sahibi her ne kadar lige hazır değil görüntüsü verdiyse de, hatırı sayılacak bir sayıda taraftarının da tribünde yalnız bırakmadığıtss-002.jpg Osmanlı önünde alınan 2 gollü mağlubiyet, Alanya deplasmanının önemini de bir kat daha arttırmış oldu. Dilerim bu mağlubiyet öncü bir ders olur. Bir takım hazır olmayabilir ama bireyselde bir futbolcu en azından yüreğini sahaya koymuyorsa, koyamıyorsa kendisinden önce bu takımdan ayrılıp giden oyuncuların sonuna bi baksın. Gittikten sonra, gittiği takımda hiç adı sanı duyulan var mı ? Al sana Galatasaray ‘da ki Olcan Adın örneğini!... Seyircisiz futbolun zevksizliği de, zaten TFF’nin bugünkü zevksiz ve inandırıcı olmayan ortamı gibi. Sanki şampiyonluk İstanbul takımlarının babasını malı!.. Bırakın artık bu ligin yakasını, heyecan yaşasın futbolsever. Şampiyon kim olacaksa olsun ve sezon sonuna kadar belli olmasın.

 

Nuri Bekar değil, evli!..
Trabzonspor Kulübünün medya departmanında yıllardır görev yapan Nuri Bekar, artık bekar değil evli!.. nuri-bekar-degil,evli.jpegNuri, soyadını nihayet terk ederek, yaşamını Hanife ve Hamit Elvalı’nın güzel kızları Fatma Helvalı ile birleştirdi. Novotel'de gerçekleşen nikah ve düğün törenine, aileler, yakınlar, dostlar, Trabzon basın-yayın camiası ve Bordo Mavili camianın temsilcileri katıldı.

Trabzonspor’un çok önemli isimlerinden Özkan Sümer, Takımın teknik adamı Ersun Yanal ve kaptanı Onur Kıvrak gibi isimlerin katıldığı düğünde, Emine ve Haydar Bekar çiftinin yakışıklı oğulları çiçeği burnunda yeni damat 30 yaşını deviren Nuri kardeşe, bizde İlkhaber gazetesi, karadenizinsesi.com ailesi ve karambol ekibi olarak mutluluklar diliyoruz.

 

 

Dişlerimiz ağrıyor!..
Yenimahalle’de yıllardan beri yapımı devam eden ve 2 müteahhit in bitiremeden ayrıldığı, tüm bu bölgeye hizmet verecek olan Trabzon Ağız ve Diş Hastanesi, artık açılma aşamasına gelmeye başladı. 3. bir yapımcı firmaya ihale edildikten sonra, 3.kez el değiştirince bitme aşamasına gelen hastanenin çevre düzenlemesi çalışmalarına başlandı. dislerimiz-agriyor.jpgÇalışmaları hızlı bir şekilde devam ettiren söz konusu inşaat şirketi, bundan önce de bir çok hastaneyi ilerleyen aşamasında devir alıp, bitirdikten sonra devlete teslim ettiklerini öğrendik.

Bu hastaneyi de kesin olarak en geç önümüzdeki Ekim ayı içerisinde teslim edeceklerini duyduk. Yenimahalle Bahçelievler semtinde artık tamamlanma aşamasında olan hastane için, Trabzon Kamu Hastaneleri Genel Sekreteri Dr. Halit Çınarka’da, çok yakında teslim alacakları hastanenin açılışını, kısmetse en geç Ekim ayı içerisinde gerçekleştirmek istediklerini ifade ederken, bu hastanenin kentteki sağlık kompleksine yeni bir güç katacağını belirtti.

Görünen o ki, 9 yataklıda olacak olan bu hastane, hem ilimize, hem açıldığı semte, hem de çevresine, sağlık çerçevesi içerisinde bir hareketlilik getirecek. Hastane karşısındaki bahçeli müstakil evler, şimdiden iş yeri olarak kiralanmaya ve satın alınmaya başlanmış diye kulağımıza geldi...

 

TGC’ de seçime doğru…
Trabzon Gazeteciler Cemiyeti (TGC) geçtiğimiz aylarda olağan kongre yapmış, çok fazla katılımlı seçim sonucu, yasal maddelere takılmış ve secim-002.jpgDernekler İl Müdürlüğü tarafından kabul görmemişti. Şimdi iki gün sonra Cumartesi Hamamizade İhsanbey Kültür Merkezi’nde TGC’ nin olağanüstü kongresi var ve bu sefer 4 değil, 2 aday yarışacak, Yusuf Turgut ve Tekin Atay.. Bu bir seçimdir, önemli olan TGC’nin işlerliği ve dostlukların asla zarar görmemesidir. Bu bir kutsal nöbettir. Bir tane cemiyetimiz var. 300 üzerinde asıl üyesi olan TGC’de, bu sefer katılım bayram nedeniyle geçen seferki kadar olmayacak. Trabzon Gazeteciler Cemiyeti’ne yakışır olgunlukta bir kongre olması hepimizin temennisidir. Atay ve Turgut’a başarılar..

 

Oyunculuğu işten saymayınca!..
Geçtiğimiz haftalarda sinemalarda oynayan, önümüzdeki haftalarda da televizyonlarda ilk kez oyunculugu-isten-saymayinca.jpggösterime girecek olan “Oflu Hoca’nın Şifresi” filminin devamı niteliğindeki “Oflu Hoca’nın şifresi-2” adlı sinema filminin Trabzon’da ki çekimlerinin bir sahnesinde unutulmaz bir diyalog yaşandı. Set, Akçaabat ilçesinin orta mahallesinde kurulur. Etraftaki kalabalığı, koşuşturmayı, arabaları, kabloları, kameraları gören yaşlı bir amcamız bastonuyla oyuncuların yanına yavaşça yaklaşır. Setteki tanımadığı bir oyuncuya “Uşağum habur da ne oliy, ne çekiysinuz” diye sorar. “Film çekiyoruz amca” diye cevap gelir. “Peki ne filmi çekiysinuz” diye devam eder. Oyuncu “Oflu Hoca” deyince. Yaşlı amca bastonundan destek alarak kafasını kaldırır, çok ciddi bir şekilde o oyuncuya derki ‘’Uşağum pen şimdi çamiye gitiyrim. Sende git, kendine sigortali bi iş bulda çaliş’’

 

 

Doğaya saygı
Bizim jenerasyon bilir. Çocukluğumuz da , gençliğimiz de, en büyük eğlencelerimizden biri çizgi roman okumaktı. Bu çizgi roman kahramanlarından biride Kaptan Swing ve arkadaşları Gamlı Baykuş, Mister Blöf ve köpeği Puik idi.

Genelde kahramanlarımızın maceraları Ontario gölü ve yanındaki yol.jpgOntario kalesi ve çevresinde geçerdi yüzyıllar önce. İşte büyük göllerin en doğuda olanı Ontario gölünün bulunduğu ABD ile Kanada arasındaki bir milli park kenarındaki otoyolda, adeta ders veren bir fotoğraf vardı. Belki daha önce görmüş olabilirsiniz ama internet ortamı ile arası olmayanlar için paylaşmak istiyorum.

Yolun ortasında bir anne Ceylan yavrularını emzirirken, bunu gören Kanadalı sürücüler yavruların kısa süren süt emme keyiflerini bozmadan yol ortasında durup, kısa süren bu yemek molasının bitmesini beklemişler. Acaba aynı sahne bizde olsa ne olurdu diye düşünmeden edemedim değil. İçimizde öyle yaratıklar var ki, belinde silah varsa onla ,yada bagajdaki av tüfeğiyle taze beleş et niyetiyle Ceylana sıkar mıydı acaba? diye, düşünmeden edemedim ne yalan söyleyeyim!..

gazete-002.jpg

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.