TRABZONSPOR’UN 25 OYUNCUSUNA…
Eğer başarı için en önemli şey ne diye sorulursa cevap neredeyse aynıdır.

Motivasyon ve motivasyonu ayakta tutan tek şey moraldir. Ne kadar yüksek bir enerji ile işinize bakarsanız, yaptığınız iş size o şekilde cevap verir. Önemli olan kendine ve arkadaşlarına inanmaktır. Başındaki teknik adama inanmaktır. Başkanına ve yönetimine inanmaktır. İnanıyorsan mesele yok ama sorgula kendini bakalım. Onlar ve taraftarların sana ve size inanıyor mu ? Sevgi, mutluluk, güzellik, birlikteliğinizi koyun ortaya. Sahada sırt sırta verin. Birbirinizin arkasını kollayın. Darda olana en yakındaki yardıma koşsun. trabzonsporun-25-oyuncusuna.jpgTopu ayağınızdan nefretle ama tam adresine bir an önce çıkarın. Tek ve sade ama hızlı oynayın. Bu elinizde, evet sadece sizin elinizde. Başkasının sizin üzerinizde etkisi sahanın içine girince çok yoktur. Ama sizin kendi üzerinizde çok büyük bir etkiniz var. Oynadığınız maça Pozitif bakmak o kadar zor değil. Mücadele ve İnanç zaferi getirir. Pozitif düşünürseniz pozitif eylemler ile karşılaşırsınız. Rakibi bir ayna gibi düşünün ve ona ne yansıtırsanız size geri aynısı yansır. O zaman aynadakileri de yeneceksin. Mağlup iken panik yok. Kendinize güvenin. Paniği tetikleyen en büyük etken negatif düşüncedir. Paniğe yakalandığınız zaman genellikle mantıklı düşünmek imkansızdır. Panik yapmazsanız, öfkelenmezsiniz, öfkenize ve paniğinize kelepçe vurursanız, son dakikada bile galibiyete ulaşırsınız. Sakin düşünün, hızlı hareket edin. Gereksiz yere ayağınızda asla top tutmayın. Rakibinizin sahasında toparlanmasına müsade etmeyin. Moraliniz ve Enerjiniz ne kadar yüksek olursa, 90 dakikaya hakimiyetiniz o kadar artar. Motivasyonunuz tavan yapar. Enerjinizi yükseltmek için kendinizi keşfetmelisiniz. Biz size inanıyoruz , sizde birbirinize inanın ve yüreğinizi mücadele azminizi tam olarak ortaya koyun. O zaman göreceksiniz ki önünüzde ne Konya nede monya durabilir.

 

Alemdaroğlu ve Bayraktar…
Trabzonspor 15 kişilik yönetim kurulundan bir süre önce istifa eden Suat Şen ve okan-alemdaroglu.jpgZeki Öztürk’ün yerine, dün yapılan yönetim kurulu toplantısında, 7 yedek üyeden ilkozer-bayraktar.jpg iki sırada bulunan Okan Alemdaroğlu ve Özer Bayraktar getirilmiş. Bu arada Alt yapı koordinatörü olan Okan Alemdaroğlu’nun bu görevi Adem Beder’e devir edilirken, Stadyum ve Tesisler Koordinatörü Özer Bayraktar’ın ise aynı görevini sürdüreceğini öğrendim. Ne diyelim her iki genç yöneticiye de hayırlı olsun, Artık daha çok çalışmaları gerekecek. Takip edeceğiz.

 

Uğur Demirok?
Bir futbolcu her zaman iyi olacak diye bir kural yoktur. Trabzonspor’un geçen yıl Osmanlıspor’da kiralık olarak oynayan oyuncusu, genelde futbol hayatını gittiği takımlarda kiralık olarak geçirmiş. Galatarasay , Akhisar ve Trabzonspor’un oyuncusu olarak forma giyen Uğur Demirok, Gaziantep, İstanbul, Beylerbeyi, Kartal ve Osmanlı’da hep kiralık oynamış. Geçen yıl Osmanlıspor takımında fena maçlar çıkarmayan Uğur, Trabzonspor’un, Gaziantep ve Alanya deplasmanların da mağlubiyetlere perdeyi açan isim oldu Maalesef…

28 yaşında, 1,85 boyunda ve İstanbullu olan stoper Uğur Demirok, Gaziantep’de,ugur_demirok.jpg Orkun’un şutunda ve Alanya’da da Emre’nin şutunda bir defans oyuncusunun yapmaması gereken hatayı yaptı. İyi bir eğitim alarak, alt yapıdan gelen bir oyuncunun asla yapmayacağı bir hata. Rakip oyuncu, koruduğu kalesine şut atarken o rakip oyuncuya sırtını dönmek!... İnanılmaz hata. Bu hareket bunu yapan oyuncunun futbol hayatını bitirir. Her iki elini arkaya atıp, ayaklarından birini gererek rakibin önündeki topa doğru uzatacaksın. Özkan Sümer’in 40 yıl önce defans oyuncularına üzerine basarak anlattığı bir pozisyondur. İnanıyorum ki Ersun hocada bunu anlatmıştır. Hatta sırtını dönersen, rakip oyuncu vurur gibi yapıp, basar sana çalımı ve seni daha rahat geçer ve kalecinle karşı karşıya kalır. O zaman adama sorarlar “Uğur kardeş senin süper ligde ne işin var” diye. Eğer böyle oynayacaksan işimiz çok zor. Bir an önce kendini toparla.

 

İyi günde de, kötü günde de!..
Trabzon’da, il dışında yada yurt dışında bunu kaç kişi yapar merak ediyorum. Tabi ki mutlak yapan vardır. iyi-gunde-de-kotu-gunde-de.jpgÖnce formasını alır, Kombinesini her yıl hemen hemen aynı yerden alır. Şimdi yeni stadyumdan loca da almak üzere… Trabzonspor’un her ne olursa olsun, her bayramlaşmasına gider. Seçim kaybettiği insanın ve kendisine oy vermeyenlerin elini sıkar. Trabzonspor’un adının ve renginin geçtiği her yerde olmaya çalışır. Sadece nankörlükten hoşlanmaz. Trabzon’da kaç tane Celil Hekimoğlu yada Suat Hekimoğlu var? İnanıyorum ki vardır ve onları sahalarda ve salonlarda görmek istiyoruz. Bazıları gibi öyle zaferlerde ortaya çıkıp, yenilgilerde gizlenmek yok. Maddi ve manevi imkanı olanlar, kötü günde de, iyi günde de ortalarda olacak.. Kenara çekilenler hadi bakalım saklanmayın, çıkın ortaya.

 

Altın madalyalı Trabzonlu…
Rio’da yapılan ve yeni biten, 2016 Paralimpik Oyunları’nda, Türkiye’yi Masa tenisinde temsil eden Trabzonlu bir sporcu vardı bilmem haberinizin var mı: Abdullah Öztürk… altin-madalyali-trabzonlu.jpegAbdullah kardeşimiz, 2. altın madalyasını kazandı. Kendisi Rio’da 2’nci Altın Madalyasını kazandı. Engelleri spor ile aştığını söyledi. 27 yaşındaki milli sporcumuz Öztürk, kardeşi ile birlikte yıllar önce spora başladığını ve bu sayede de engelleri aştığını vurguluyor. Rio 2016 Paralimpik Oyunları’nda, oturdukları tekerlekli sandalyede, masa tenisi final maçında Abdullah Öztürk, Çinli rakibini Xingyuan Guo’yu 3-1 yenerek altın madalya kazanması bizleri mutlu etti. Dilerim ülkeye altın madalya ile dönen bu sporcularımızı da, ekonomik anlamda Spor Bakanlığı mutlu eder. Tebrikler Abdullah kardeş.

 

Altyapıda kadro dışı mı? ÇÜÜŞŞ!..
1998 Diyarbakır doğumlu . Diyarbakır’da amatör küme de Erganispor’da futbol oynarken, 13 yaşında fark edildi. 5 yıldır anasız , babasız Trabzon’da yaşıyor. Hem şivesi, hem kendisi Trabzonlu gibi oldu. Trabwzon’da okudu. 1.87 boyunda, 18 yaşında daha… cem-bagci-001.jpgGeçen sezon Trabzonspor sahasındaki en farklı mağlubiyeti aldığı 6-0 ‘lık maç maalesef ona denk geldi. İlk kez Trabzonspor A takımında direk ilk 11’de oynamıştı. Kendi demesi alt yapı hocalarından Ali Kemal Yılmaz kendisine her nedense kafayı takmış. Bahsetmeye çalıştığım oyuncu, Mehmet Yeşil.. Bu çocuğu Sadi Tekelioğlu yetiştirdi. Edindiğim bilgiye göre, el birliğiyle kendi değerlerini,mehmet-yesil.jpg 5 yıl emek harcadıkları çocuğu yemeye çalışıyorlar. Zaten Cem Bağcı’nın kimseyi tanıdığı yok. Henüz bu şehirde ve alt yapıda uzaylı gibi !.. Ne geldiğinde kendini tanıttı, ne kendisini kamuoyuna anlatabildi, nede bir basın toplantısı yaptı. 10 gün kadar önce oynanan ve Kadir Özcan Tesisleri sahasında 2-2 biten, U-21 Trabzonspor- Osmanlıspor karşılaşmasında ve bitiminde Mehmet Yeşil rakip oyuncu ile tartışmış. Ali Kemal ve cem hoca, bu çocuğu önce dinlemişler, tamam öyleyse sorun yok demişler ve gitmişler. Bir gün sonrada kendisinin devre arasına kadar kadro dışı bırakıldığını ve onu bir daha burada görmek istemediklerini söylemişler. Bir kaç kişiyi bu konuda dün ayrı ayrı dinledim. Baktım herkes aynı şeyi anlatıyor. Sadi hocanın Alt yapıya bizzat kendi aldığı, teknik sorumlulardan Ali Kemal Yılmaz, Mehmet Yeşil’e “ Sen dağdan mı indin… Sadi hoca sana çok yüz vermiş, seni sonunda buradan kovacağım” şeklinde sözler sarf etmiş. Etmişse çok da ayıp etmiş. Şimdi gelecek vaad eden 18 yaşındaki bu stoperi 2.Lig takımlarından İstanbulspor istiyor. Alt yapı yönetimden bazıları da diyor ki; onun aklı İstanbulspor’da, Merak ettiğim Trabzonspor yönetimindeki alt yapı sorumlusu Adem Beder, gitmesine izin verecek mi? Verirse ‘’çok yazık” derim.

 

Bir Ali Sekban anısı…
Kendisini şahsen tanıyorum. Eczacı olan ağabeyimin Trabzon Lisesindeki jenerasyonundan. Sanıyorum resim öğretmenleri Sezai Çakmakçı idi. Çünkü ikisinin de ek mesleği ressamlık. Almanya Frankfurt’da yaşayan, Alman dili ve edebiyatı mezunu, sanatçı kimliği hep öne çıkan 61 yaşındaki Ali Sekban abimiz anlattı. Bende sizinle paylaşmak istedim.

1980 Yılının hemen öncesinde, Trabzon Uzun Sokak’ta şimdiki İnci garajının oralarda, meşhur kanarya kahvesi vardı. Altında avlusu, bahçesinin müdavimleri sol cenahın, devrimcilerin uğrak yeriydi. Üst katındaki kapalı bölümünde. O zamanın meşhurları. Dalgıç Kadir, kabadayı arabacı Yusuf. Karabacak Niyazi gibi ağır abilerin bölümüydü. Oraya herkes giremezdi. ali-sekban.jpgBizler kahvenin sahibinin oğluyla arkadaş olduğumuzdan kontenjandan ara sıra muhabbetlere katılma şansımız olurdu. Yine soğuk bir kış günü, bütün bu saydığım kadro içerdeyken, Trabzon’un sokak efendilerinden Deli Musa içeri girdi. Altında dar paçalı eski bir siyah eşofman. Eski püskü raf marka bir spor ayakkabı. Üzerinde siyah uzun bir palto.. Kahvede bir anda hava değişti. Herkes uzun boylu bu adamı, Musa’yı çok sıcak karşıladı. Arabacı ve Dalgıç, Musa’yı sobanın yanına aldı. Çayını söyledi. Musa etrafa kısaca bir göz attı. Sonra o yüzündeki meşhur gülümsemesiyle “çok yorgunum Kadir abi..” dedi. Kadir abi gülerek. “ne yaptın ki oğlum yine, gene bizi kandıracaksın. Bugün meydanda görmüşler seni, trafik polisliği yapıyormuşsun...”, “o kısa süreydi abi” dedi Musa. “polis gelene kadar idare ettim” sonra hemen ayağa kalktı ve “parti kuruyorum” diye bağırdı. Gülüşmeler... “Peki” dedi Niyazi abi. “otur heyecanlanma anlat bakalım.. “Ben, hemen bir kalem kağıt aldım. Musa söylüyor ben yazıyorum, “Trabzon’un her mahallesine, yan yana olmak üzere, bir fabrika, bir fırın, bir de kerhane kuracağım.” Herkes pür dikkat dinliyor bu gür sesli adamı.. Devam etti “ İşçiler çalışacaklar. Sonra fırından ekmek alacaklar. Sonra akşam kerhaneye gidecekler.. Ertesi gün aynısı.. Ertesi gün yine aynısı..” Musa, tekrar ayağa kalktı. Hafif bir nutuk şeklinde.. “Mustafa Kemal’imi, İsmet İnönü’yü Kurtuluş savaşı sonrasında, Afyon’da hamamda eğlendiren aziz Türk halkı, bir deli Musa’yı evlendiremedi be..” Alkış koptu ve kahkahalar...

Hey gidi kanarya kahvesi, hey gidi günler… Selam olsun hepsine, teşekkürler Ali Sekban abimize.

 

Kavşaklar enfarktüs geçirecek!..
Trabzon’da son aylarda yaşanan müthiş trafik sıkışıklığı, kentin her yerinde kendini gösterirken, araçların otopark sorunu da had safhaya çıktı. Doğru dürüst ve modern yada asansörlü büyük bir Otoparkı bile bulunmayan Trabzon, bölgesinde büyük şehir havasında iken, Özellikle Batum, Ordu ve Samsun’un Trabzon’u sosyal anlamda ve imar güzelliğinde ve de yaşam alanlarında sollamasına kimse şaşırmadı. Trabzon’da otoparklar ve caddeler, kentteki araç sayısına yetmezken, sürücülerde çareyi kaldırımlara park etmede buluyor. Maraş caddesi(Bankalar caddesi) ise tam bir rezalet. Dolmuş durakları oradan hemen kaldırılmalı. kavsaklar-tikali.jpgHepsi Arafil boyu civarında yapılacak olan kapalı bir bina içine çekilmeli. Yer üstündeki bu çirkinlik ortadan kalkmalı. Trabzon’da yaşanan önemli bir başka sorunda bir çok noktada trafiğin kilitlenecek noktaya kadar gelmesi. Beşirli ve Ayasofya kavşakları açık ama Kaşüstü, Hayali garajı, otogar, Liman, Moloz, Erdoğdu, İtfaiye ve Haçkalı Baba hastanesi kavşakları Enfarktüs geçirmek üzere... Trabzon trafiği gün geçtikçe artan araç yükünü kaldıramaz hale geldi. Yıllardan beri polis gücü olarak personele sayısı hep 300 civarında eksik olan Trabzon Emniyet Müdürlüğü’ndeki trafik polislerinin bu bölgelerde sayı olarak yetersiz kaldıkları görülüyor.. Sayıları az, haliyle izin, mizin de yok adamların anası ağlıyor vallahi.. Bu yüzden İç İşleri Bakanımız Süleyman Soylu’ya sesleniyorum; Trabzon Emniyeti yıllardan beri açık olan personel sayısına tayin bekliyor. Bir çoğu da trafik ekibi olursa çok iyi olur. Tüm bunlara rağmen Trabzon Büyük Şehir Belediyesi, henüz daha Trabzon un eskimiş yüzünü değiştirmiş değil, Ortahisar Belediyesi ise maalesef parmağını bile oynatmıyor, oynatamıyor. 25-30 yıldır aynı terane!..

 

tarik-yakan.jpgTarık YAkan!..
Bu “EYLÜL FIRTINASI”n da, yolun açık olsun. Güle güle git. 67 yaşındaki uzun boylu vatansever “PEHLİVAN”... Dizlerde “DERMAN” bırakmadın. “HABABAM SINIFI”nda, “SÜRÜ”ye sahip çıkan, Zorlu “YOL”un, 111 film de oynayan “MAVİ BONCUK”lu, uygar “MADEN”cisi... Ruhun şad, Allah’ın rahmeti üzerine olsun.

23hbr15.jpg

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.