Severim bu hikayeyi. Anlatayım, siz de seveceksiniz.Ulu bir kavak ağacının yanında bir kabak filizi boy göstermiş. Bahar aylarında bu kabak filizi,  kavak ağacına sarılarak yükselmeye başlamış. Yağmurların ve güneşin etkisiyle müthiş bir hızla büyümüş ve neredeyse kavak ağacı ile aynı boya gelmiş.

Bir gün dayanamayıp sormuş kavağa: “-Sen kaç ayda bu hale geldin ey kavak ağacı?”

“-On yılda”, demiş kavak.

“-On yılda mı?” Diye gülmüş ve çiçeklerini sallamış kabak. “-Ben neredeyse iki ayda seninle aynı boya geldim bak!”

“-Doğru” demiş kavak.

 Günler günleri kovalamış ve sonbaharın ilk rüzgârları başladığında kabak üşümeye sonra yapraklarını düşürmeye, soğuklar arttıkça da aşağıya doğru inmeye başlamış.

Sormuş endişeyle kavağa: “-Neler oluyor bana ey kavak ağacı?”

“-Ölüyorsun” demiş kavak.

“-Niçin?”

“-Benim on yılda geldiğim yere, sen iki ayda gelmeye çalıştığın için…”  

Verilen mesaj şu; Doğa bile, hazıra konmayı ve mücadele etmemeyi reddediyor. Tıpkı siyasetin reddettiği gibi…

Bugün bakıyorum; AK Parti Trabzon teşkilatında, bırakın kavak ağacını, mantar dahi olamamış kişiler, milletvekili aday adayı Dr. Adnan Günnar’ı, yarışın dışına itmek için, ironisel bir algı operasyonu başlatmış. Günnar’ın yüksek özgüvenini ve şehre çarşaf çarşaf afiş astırmayışını ahali kendine dert edinmiş.  

Pes diyorum! “Allah bizi birbirimize güldürmesin” diyoruz ama kabul edin ki çok komik insanlarız!

5 yılı aşkın il başkanlığı sürecinde 3 seçim geçiren ve bu seçimlerde partisinin oy oranını ciddi derece artıran bir isim, neden böyle bir şeye ihtiyaç duysun ki? Günnar, saha performansını ve halk nezdinde ki sempatisini il başkanlığı döneminde çoktan kanıtlamadı mı? Bu ucuz siyasi zılgıt senfonileri de neyin nesi muhterem?

Ankara’dan tası tarağı toplayıp Trabzon’a gelen ve namaz kılacağı caminin yerini dahi, portatif basın danışmanlarından öğrenen bir mebus aday adayının yanında, cafcaflı bir Adnan Günnar afişi görmek, doğrusu beni bir hayli üzerdi. Çünkü bu düpedüz haksız bir rekabet oluştururdu.

Bir yandan davası uğruna pijama yüzü görmeyenler, diğer yandan aynı pijamaya pire istifleyenler…  

Kavak ağacının, kavak ağacı olduğunu halk tescillemişse, er meydanı kabaklarındır. Algı operasyonu yapıp, fitneye sponsor olmaya hiç gerek yok.

Eyvallah! 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.