Kadın cinayetlerinin en acımasızları işleniyor bu ülkede, bu topraklarda.

Bir de ülkemin adı “Anadolu…”

Ana…    dolu…

 “ Ana  dolu” da;  bu doluluk/çokluktan mı yaşanıyor korkunç kadın cinayetleri?

Bir değil, her gün birkaç cinayet.

Yüz karası bir durum… Başka ülkelerde kadınlara yönelik böylesi hunharca cinayetler işleniyor mu?

Sanmıyorum.

O halde nedendir bu cinayetler?

                                                      x    x     x

1959 yılı…  Hadiselere Tercüman gazetesinin muhabiriyim. Haber peşinde koşuyorum geceli-gündüzlü.

Yoruluyorum, ama haber yapmanın bir büyük mutluluğunu yaşıyorum hep.  Gazete merkezi ile iyi bir diyalog kurmuşum. Bunun temelinde 1957 seçimlerinde lise öğrencisi bir muhabir olarak yaptığım başarılı habercilik yatıyor.

Kültür, ticaret, ekonomik, sosyal, spor vb. konularındaki haberleri devamlı aktarıyorum gazeteye…   Trabzon’da görüp-yaşadığım, ama çok üzüldüğüm  iç göçmenlik olayını da   haber değil, fıkra/makale olarak yazsın diye  Tercüman yazarı Kadircan Kaflı’ya özel bir mektupla yazdım.

Bölgenin  nüfus kaybettiğinden, bu nedenle tarımsal anlamda üretimin düştüğünden, iç göçmenlik  sonucu  göç eden ailelerin sığırlarını beraberlerinde götürdüklerinden hayvancılığın söndüğünden söz eden bir mektup.

Haftasına varmadı Rahmetli Kaflı dileğimi köşesinde yazdı:

İç göçmenlik olayının toplumsal anlamda önemine değinip, eğer frenlenmezse  bu olayın yaşandığı ülkelerin  her alanda  büyük sorunlar yaşayacağını uzun- uzun yazdı.

Yarım yüzyıl önceki bir tanı…

Ve  bu günkü manzara/Türkiye…

                                                      x   x   x

Yarım yüzyıl önce bu ülkenin kimlikli kentleri vardı. Kent beyefendileri vardı. Kentlerde huzur vardı, herkesin karşılıklı saygıya dayalı  “karınca kararınca” yaşayışı vardı.

Şimdi?

Evet, şimdi yarım yüzyıldır köylerdeki yurttaşlar sel olup büyük kentlere akınca ve hiçbir ekonomik önlem alınmayınca ortaya çıkan bunalımlı manzara ortada.

Yöneticiler, sosyologlar, ekonomistler  bu sosyal heyelana, iç göçmenlik olayına seyirci kalınca al sana  sosyal, kültürel, adli, eğitim ve yönetimsel sorunlar yumağına dönüşen bir ülke.

Köyler boşaldı…  Bunun sonucu kasabalar  ve küçük-büyük kentler sosyal algılamalarıyla ve de yaşam  tarzlarıyla  birer köy oldular.

                                           x   x   x

Önlem  mi?

Sosyal politikalar açısından kent merkezlerinde yeterli istihdam ortamı yaratmadan başlayan, göz yumulan iç göçmenlik olayını hızlandıran ve de teşvik gören uygulamalara “dur!” demenin zamanı –ne yazık ki- çoktan geçti.

 Kadın cinayetlerinin  nedenlerinin en başında bu sosyal bunalım geliyor.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Karadenizinsesi.com