Herkesin bir yol hikâyesi vardır… Ya anıları güzeldir, ya da kötüdür yaşananlar o yollarda. Kimileri kara kalemle kâğıda dökülür, kimileri resmedilir, kimilerine şiirler yazılır kimilerine de lirik sözler dizilir… O yollar hayatın ta kendisidir! Yüzyıllar önce de böyleydi, bugün de! Bizler, Evliya Çelebi’nin seyahatnameleriyle büyüdük. Tarihten geleceğe, yani şimdiki zamana kayıt düşendi Çelebi… Onun gözüyle gördük bilmediğimiz, gidemediğimiz yerleri. Bugün gezerken, “Bak burada şu varmış” dediğimiz yaylaları, ovaları, dağları, kasabaları… Keza Dede Korkut da öyleydi. Yunus Emre de, Kâtip Çelebi de, Nasrettin Hoca da, Bilge Kağan da! Hepsinin hikâyeleri bize geçmişi yaşatırken, çoğu zaman geleceğe dair hayatımıza şekil veriyordu. Karadeniz o hikâyelerin merkezi. 

Hemen her yeri geçmişin mirasıyla kokuyor. Dağlarından bir iplik gibi uzanan yollardaki kervanların bıraktığı eserlerle dolu. Hanlar, hamamlar, köprüler bunların en büyük kanıtı. Ayakta durabilen durmuş, duramayan yıkılmış, yıkılmamak için direnenler de atılacak bir eli bekliyor. Yakın tarihe dair, Trabzon’u Gümüşhane’ye bağlayan Zigana Dağı’ndaki kervanın fotoğraflarını görmüştüm. Karla kaplı yollarda, develerin, atların sırtındaki yüklerin tarihi İpek Yolu’ndan geçişleri muhteşemdi. Zigana’daki son kervandı… Bir daha geçmediler o yollardan… Hatıralarını, anılarını, kalıntılarını bırakarak gittiler, dönmemek üzere… Şimdi…

“Uzanacak bir eli bekliyorlar” dedim ya… Hem Dede Korkut Masalları’na hem de Evliya Çelebi’nin seyahatnamesine konu olan Bayburt- Sürmene Kervan Yolu’nu yeniden canlandırmak için kollar sıvanmış. O yolun bütün tarihi, aynen eskisi gibi ortaya çıkartılacakmış. Duble, otoban ya da hızlı giden tren yollarına inat, tarihteki kervanların yolları açılacak yarınlara… Lüks arabaların geçtiği yollara inat, at arabalarının, develerin, atların yük taşıdığı yollar bırakılacak geleceğe… Böylesi bir projeyi hayata geçiren Köprübaşı Kaymakamlığı’nı tebrik etmek düşer bize. Böylesi bir projesinin başkalarına da örnek olmasını dilemek düşer bize. Şöyle Sinop’tan Ağrı’ya kadar bütün kervan yollarının ortaya çıkartılıp, insanlığa kazandırılmasını da beklemek düşer bize! “En kısa yol, sarp yollardır!” derlermiş. Necip Fazıl’ın, “Yollar ve Gökler” şiirindeki o anlamlı mısra da bunu tamamlar… “Bu yollarda izimiz, bu göklerde gizlimiz. Yollar, beni vardırın! Gökler, tutup kaldırın!” Kervanlı yollar dileğiyle, kalın sağlıcakla…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
www.karadenizinsesi.com.tr