Karşılaşmanın sonucuna göre; grubun lideri olsan bir dert, ikincisi olsan ayrı bir dert sayılabilecek bir mücadeleydi...

Trabzonspor gruptan çıkmayı garantilemiş olsa da hem ülke puanı, hem de grup liderliğinin özgüvenini yaşamalıydı...

Karşısında kendisine göre çok daha iyi "takım hüviyetli" bir ekiple mücadele ettiler...

Geçen yıl her iki karşılaşmada da yendiği rakibine bu kez boyun eğmek zorunda kaldı...

Evet Trabzonspor'da gözle görülür bir düşüş söz konusu... İstatistiki olarak durum aynen böyle...

Ankara'da mazeret yedeklerdi doğru...

Konya'da ise daha maçın başı sayılabilecek dakikalarda 2 net bireysel hata sonrası onulmaz skor gelmişti...

Ancak ortada çok ciddi bir gol(ler) yeme, pozisyonlar verme, kartlar alma konusunda ciddi artışlar söz konusu...

En baştan şunu belirtelim, Yusuf bu takımın en önemli oyuncusu...

Onsuz işleyemeyen sol kanat, dönüşümlü olarak Bosingwa'yı da etkiliyor... Tek kanatla da bir yere kadar!

Cardozo ile birlikte Yatabare uyumlu dersek hata ederiz belki...

Ancak penaltı ve kırmızı kartlık pozisyonda Yatabare; saçma sapan ofsayt gerekçeli iptal edilen golde yine Yatabare vardı...

Orta alanda dikiş tutmayan ön Libero mevkii Bourceanu'sunu arıyor, bu çok net!

Salih'in samimi ama savruk oyunu, Constant'ın risk almaması o bölge'yi tamamen etkisizleştiriyor.

Constant, beni "bir kez de solbek'e çekin, deneyin" diyor adeta, buna Musa da davetiye çıkarıyor...

Aykut'un geldiği günden beri karta meyilli, yüksek riskli, verimsiz oyunu o bölgede "bir büyük af" ilanına zemin hazırlıyor.

Mağlubiyetlere hayırlı hayırlı neticeler izafe etmek gerekiyor bu durumlarda...

Haliyle bu karşılaşmanın hayırlı bir neticesi var ise o da kaleci Fatih'in Beşiktaş maçı sonrası toparlanıp güzel işler yapmış olmasıdır.

Trabzonspor gruptan çıkmış, hatalarını görmüş, Ersun hoca için de ekstra bir hazırlık-deneme maçı daha yapmış oldu.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Karadenizinsesi.com