Konumuz TÜSİAD. Türkiye Sanayi ve İşadamları Derneği. Ülkemizin en büyük sanayici ve işadamlarının anlı şanlı derneği. Türk halkı onları ilk olarak,1979 yılındaki Ecevit Hükümetine karşı verdikleri ilanla fark etti. Sonrasında Hükümet istifa etmek durumunda kalmıştı. Hükümet yıkan güç olarak ünlenmişlerdi.1980 darbesinde onları darbecilerin karşısında edepli edepli elpençe otururken gördük. Pek saygılı idiler darbecilere karşı. Holdinglerinde yönetim kurullarında emekli orgeneral alma modasını başlatmışlardı. Orgeneralsiz şirketlerini yönetemezlerdi herhalde. Birde IMF kontrolörleri ülkemizi teftişe ve hizaya sokmaya geldiklerinde, medyalarında boy boy endam ettirirlerdi. Talimatlarına uyulması için Hükümetleri uyarırlardı. 

2001 krizinde ülke yıkılmış, çaresizken Amerika dan ağababaları Kemal DERWISH’i Türkiye’ye gönderip onlara emanet etmişlerdi. Bütün ülkenin kaynakları onların bankalarının kurtarılmasına harcanmıştı. Milyarlarca dolar IMF’den alınıp soydukları bankaların zararını karşılamak için Devlet borçlandırılarak karşılanmıştı. Gecelik faizler yüzde yedi binleri bulurken, onları konuşurken, hükümete parmak sallarken göremezdik. Çok meşguldüler, büyük soygundan mal kapma derdindeydiler. Nasılsa büyük kurtarıcı onlar ve yurtdışı patronlarının faiz gelirlerini garanti altına almak için iş başındaydı. 

2002 kasım ayında hiç haz etmedikleri bir şey olmuştu. Ummadıkları ve hiç sevmedikleri bir liderin partisi tek başına iktidar olmuştu. Olsun, nasıl olsa onlar olmadan bu ülkede kimse adım atamazdı. Onlarda er veya geç gelip bu baronlara biat edeceklerdi. Önce beklemeye geçtiler, gelen giden olmayınca huysuzlanıp, kafa çıkarmaya başladılar. Ama enteresan özellikleri vardır. Tek başlarına kaldıklarında Hükümete meydan okumazlar, iltifat ederler. Toplu halde bulununca orijinal kodlarına dönerler. 

Gerçek olarak kimdir bu TÜSİAD. Kimleri temsil ederler, Hükümet’e karşı yalnızken pek uslu görünüp, toplu olarak bir araya gelince niçin üst perdeden konuşma moduna geçerler. Verdikleri mesaj ne manaya gelir. Kimlere mesaj verirler. Bugüne kadar bu kurumun başındakilerin tavrı hiçbir zaman değişmedi. Türkiye gündemiyle hiç alakaları olmadı. Son on iki yılda servetleri beşe ona katlandı. Ama hiç bir zaman mutlu görüntü vermediler. Milletin tasası ve sevinciyle hiç ortak olmadılar. Hiç bir zaman olumlu mesaj vermediler, hiçbir hayırlı işe sevinmediler. Bir hükümet on iki yıldır, bu ülkede üst ve alt yapıya yüzlerce milyar dolarlık yatırım yaparken oralı olmadılar. Daima tökezleme beklediler. Ağababaları R.T.Erdoğan’dan nefret etmeye başlayınca onlarda aynı pozisyonu aldılar. IMF kredisini Hükümet sonlandırınca, çok öfkelendiler, Ülke batacak diye tehdit ettiler. Eski Türkiye’nin enflasyon rakamları elli altmışlardan, tek hanelere inmişken, çiçeği burnundaki yeni başkan Cansel Başaran SYMEL, enflasyon yüksek deyiverdi. Ülkenin durumu da hiç iyiye gitmediğini, kötü yönde Dünyadan ayrıştığımızı da bu arada buyuruverdi. Şimdi biz soralım. Hiç konuşmasanız. Kimse sizin yokluğunuzun farkına varmayacakken, niye konuşursunuz. Konuşmanız gereken yerde susarken, mesela çok değerli üyeniz Özdemir Sabancı’nın katili DHKP-C, bir savcıyı haince katlettiği haftanın sonunda, bu konuya hiç değinmeden, Türkiye ekonomisi bozulmuştur deyip, ekonomiye suikast yapmak nerden aklınıza gelir. Yoksa Türkiye’ye karşı topyekun suikast emri, sadece terör örgütlerini değil, sizleri de kapsıyor muydu? 

Yıllardır bu milletin çocuklarının emeğini, alın terini, topyekun bir ülkeyi acımasızca dışarıdaki baronlarınızın komutasında sömürdünüz. Yetmedi mi, doymadınız mı? Bu ülkeye karşı hiçbir aidiyet ve vefanız yok mu? Hala ne istersiniz bu millet den? Her kötülüğün ya yanında, yada arkasında oldunuz. Gezi olaylarında gençlerin önünde çapulcu oluverdiniz. Fetullah, Hükümete savaş açınca pek mutlu oldunuz, hemen medyalarınızla onun yanında şer ittifakına üye oldunuz. Faizler iki misline fırlayınca da pek mutlu oldunuz. 

Gerçekten kimsiniz? Bu milletin değerlerine, sevdiklerine niye düşmansınız? Kimlere bağlısınız. Yoksa özgür değimlisiniz? Kimler adına konuşursunuz? Bu ülkeye, bu millete bu kadar düşman niye olursunuz? Mecbursanız, bilelim de öyle değerlendirelim. Evet; beyler, bayanlar bu soruları bütün millet size soruyor ve sizi sorguluyor. Konuştuğunuz zaman size ne gözle bakıldığını bilinde öyle konuşun. Millete gına geldi bunu bilin yeter.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.