Zor günlerden geçiyoruz.

Her gün çatışma, her gün kan ve gözyaşı.

Şehit haberleri ocakları söndürüyor, içimizi yakıyor.

Böyle zamanlarda insanın sinir sistemine hükmetmesi zor, biliyorum.

Fakat sağduyulu olmak ve oynanan oyunu görmek zorundayız.

Emperyalist efendilerinin kucağında palazlanan vatan haini taşeron tetikçiler, mayınlarla, bombalarla, ağır silahlarla saldırıyorlar.

Öldürerek, yakıp yıkarak, toplumu bölmek ve iç savaş çıkarmak istiyorlar.

Alçak bir planı adım adım hayata geçiriyorlar.

Önce Kürt halkını sokağa döküp, etnik bir kalkışma başlatmak istediler, başaramadılar.

Şimdi Türkleri tahrik edip sokağa dökmeyi hedefliyorlar.

Asıl hedefleri, Türkiye’yi Suriye’ye çevirmek.

Son günlerde ülkenin dört bir yanında meydana gelen olaylarla, tehlikeli bir sürece doğru sürükleniyoruz.

Dün bir örneğini de Trabzon’da yaşadık.

Otogarda, terör örgütü propagandası yaptığı gerekçesiyle linç etmek istedikleri Erzurumlu bir vatandaşı öldüremedikleri için hayıflananları da gördük, o kişiyi linçten kurtarmak için uğraşan polise tepki gösterenleri de!

Şehitlerimizin acısıyla zirve yapan öfke, öylesine tehlikeli bir hale getiriyor ki insanı, sadece bir dedikodu yetiyor fitilin ateşlenmesine.

Terör örgütüyle bağı olup olmadığını dahi bilmeden, bir insanı öldürüp parçalamak isteyen kalabalığın öfkesi, bölücü teröristin bizi toplumsal bir cinnet noktasına getirdiğinin en açık göstergesidir.

Neyse ki Trabzon’daki olaylar, gerek polisin gerekse orada toplanan öfkeli kalabalığın içindeki sağduyulu insanların gayretleriyle büyümeden önlendi.

Aynı öfke, aynı tepki yurdun dört bir yanında büyüyor.

Antalya’da olanları gördünüz.

Turizm cenneti Manavgat ve Alanya’da Kürtlere ait işyerleri ateşe verildi.

Kürt diye öldüresiye dövülen kişinin Amasyalı olduğu ortaya çıktı.

Kalleş teröristler ve onların efendileri işte bunu istiyor.

Milli birliğimizi ve kardeşliğimizi yok edip, Türklere ‘En iyi Kürt ölü Kürt’tür’, Kürtlere de ‘En iyi Türk ölü Türk’tür’ dedirtmek, böylece kanın gövdeyi götüreceği bir iç savaşı sahnelemeyi amaçlıyorlar.

İnanıyorum ki; başaramayacaklar.

Ne o eli kanlı katiller, ne de böylesi zor bir dönemde bile toplumu gerecek hal ve hareketlerden kaçınmayan sorumsuz siyasetçiler, bu necip milletin sağduyusunu kıramayacak.

Gün her zamankinden uyanık olma günüdür.

Gün inadına birlik, inadına sağduyu günüdür.

Provokasyonlara alet olup, hainlerin tuzağına düşmemek lazım…

Alçaklara verilecek en iyi cevap şudur:

Bu vatanı size böldürmeyeceğiz.”

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Karadenizinsesi.com