“Alis Harikalar Diyarı” gibi bir ülke yaratmaya sevdalanarak bu günlere geldik.  Rahmetli Menderes devr-i iktidarında “ Her mahallede milyoner yaratacağız” diyerek kalkınma hedefi göstermişti. Milyonerler türedi  tabii ki ama…  Her dönem kendi zenginini türetti bu ülkede.

 Her neyse…

Çok uzak değil, 30-40 yıl önce köylü yurttaşlar Milli Eğitim Müdürlükleri kapılarını aşındırır, hatta nöbet tutarlardı.

Niye mi?

Köylü kardeşlerimiz çocukları okusun diye köylerine okul yapılmasını isterlerdi. Okulun arsasını Milli Eğitim Bakanlığı’na hibe eder, okulun yapımı için kol güçleriyle de yardımcı olacaklarını taahhüt ederlerdi. Kimi köylü yurttaşlar ise, “ Arsamız var, köyümüze sağlık ocağı yapın” derlerdi.

Tabii ki devletin koyduğu koşullarla köylere okul da yapıldı, kimilerine sağlık ocağı da…

Amaaa… Gel zaman, git zaman köylerde sosyal yapı değişti.  İç göçmenlik olayı nedeniyle köyler boşalınca, okuyacak ilkokul çağı çocuk sayısı azalınca köy okulları birer birer kapatıldı.

Taşımalı eğitim başladı.

İyi oldu, kötü oldu, konumuz dışı…

Önceki dönemlerde yapılan okul binaları satıldı. Kimileri kaderine terk edildi. Diyeceğim o ki, burnumuzun ucunu görecek denli basiretimiz bağlanıyor nedense kimi zaman…  Otuz-kırk yıl önce devletin olanaklarını harca, okul yap. Sonra terk et.

“Efendim, çocuk kalmayınca ne yapalım?” sorusundaki çaresizliğe güler misiniz, ağlar mısınız?

Ama biz niçin bu denli “kısa dönem kısır görüşlüyüz?” sorusuna yanıt arıyoruz.

                                                

                                                              x   x   x

Bir de kırsal kalkınma adına çalışmalar yapılıyor Karadeniz Bölgesi’nde. İç Anadolu’da, Batı Anadolu’da olsun, aklım yatar. Çünkü oralarda Karadeniz’deki gibi köyler boşalmadı. Köylü toprağının başında…

Peki Karadeniz’de?

Köylü konut politikaları nedeniyle kent merkezlerine çağrılıyor. Tabi ki tartışılır/tartışılmaz, konumuz dışı. Yalnız,  boşalan köylere nasıl bir kırsal kalkınma politikası uygulanacak?  Köylü yurttaşa  “Kent merkezine gel” deniliyor, öte yandan da “Kırsal kalkınmaya hibe uygulayacağız” duyurularının hazırlığı yapılıyor.

Tabiî ki köylü yurttaşların kalkınmasını, yüzlerinin gülmesini arzularız.  Ancak ortadaki görünür tezada kim açıklama getirecek? 

                                                      x   x   x

 “Sen de muhalefet etmenin peşindesin” ön yargısına kapılmayınız lütfen. Biz 30-40 yıl öncesindeki köyü/köylüyü kalkındırma politikalarındaki/çabalarındaki yanlışlığı yazdığımızda da aynı “muhalif yaftası” boynumuza asılmak istenmişti.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Karadenizinsesi.com