TRABZONSPOR; FB, TFF VE UEFA’YI CAS’TA YARGILATACAK!
Dünyanın son yıllardaki en büyük şike ve teşvik skandalının artık ucu görünmeye başladı! 3 Temmuz 2011 tarihinde patlak veren kısaca “ŞİKE DAVASI” denilen uzun süreç, kasım ayında muhtemelen yeni bir ivme kazanacak. Ve Trabzonspor, Türk Mahkemeleri’nin, Yargıtay’ın, UEFA’nın, UEFA Tahkim Kurulu’nun, CAS’ın ve en nihayetinde İsviçre Ulusal Mahkemesi’nin “ŞİKE” dediği olayda Fenerbahçe, Türkiye Futbol Federasyonu ile UEFA’yı yargılatacak! Çünkü, Trabzonspor’un CAS’tan istediği duruşmalı dava kabul edildi! Duruşmada Trabzonspor ayrı masada, Fenerbahçe, TFF ve UEFA yetkilileri ise aynı masalarda olacaklar!

Trabzonspor’un gerekçesi açık: Tüm karar aşamalarında “Şike var!” denilen davada, Türkiye Futbol Federasyonu ile UEFA neden son adımları atmadılar? Kısaca Trabzonspor diyor ki:

“ Şikenin varlığı tüm aşamalarda tescil edildiğine göre neden bunun gerekleri yerine getirilmiyor? Türkiye Futbol Federasyonu hangi saikla “Şike yapmış bir kulübün gasp ettiği kupayı müzesinde tutmasına göz yumuyor?” UEFA, tüm aşamalarda “şike var” dediği ve bu nedenle Şampiyonlar Ligi’ne Trabzonspor’u gönderdiği halde Trabzonspor’un Şampiyonluk Kupası’nın bu kulübe iadesini neden talep etmiyor?”

Elbette iş bununla bitmiyor. Trabzonspor ayrıca o süreçte şampiyonluk kupasının yanı sıra uğradığı zararın tazminini de istiyor ve bu rakam da hayli yüksek! “Temiz Futbol” adına Trabzonspor önümüzdeki Kasım ayında İsviçre’de Uluslararası Spor Mahkemesi CAS önünde istediği duruşmalı davada 3 kurumla yüzleşecek! Trabzonspor açısından dava için tüm hazırlıklar tamamlandı. Hukukçular, davadan Trabzonspor lehine karar çıkmasının büyük olasılık olduğunu, ancak bunun gerçekleşmemesi halinde artık FIFA yolunun açılacağını ifade ediyorlar.

Kısaca Kasım ayında Türk Futbolu’nda yer yerinden oynayabilir! Adalet yerini bulabilir! Hiçbir kurum, bir kimse artık böyle pisliklere bulaşmaya cesaret edemez. Ve o tarih de milat olur! Bekleyeceğiz…

“ÇOK PAHALI İMZA!”
Trabzonspor Hukuk Kurulu CAS’ta yeni bir süreç başlattı. Bu süreç için gerekli tüm doneler toplanıyor. Bu nedenle TFF’de üyelerden birinden istenen basit bir imzalı evrak için “Benim imzam o kadar ucuz değildir. Öyle her yere atılmaz!” diye bir duyum aldık! Anlayacağınız bu satırların yazıldığı ana kadar imza verilmedi! Ben de merak ediyorum: Bu duyum doğru mudur? Doğru ise bu üye Trabzonspor delegesi olarak mı seçilmiştir? Öyle ise verilmeyen imzanın değeri Trabzonspor’dan büyük müdür? Evet, birilerinden cevap bekliyorum!

YASAK KALKMIŞ MI OLDU?
Anlı şanlı Kulüpler Birliğimiz’in teklifi ile taraftarlar için 5 yıl önce konulan insanlık ayıbı “taraftar yasağı” kalkmış!!! Elbette yerseniz!!! Çünkü bu ülkede futbol sadece ve sadece Fenerbahçe, Galatasaray ile Beşiktaş çevresinde dönüyor!!! Bunun dışında hiçbir gerçek yok! Çoğu diğer kulüplerin varlığı, taraftarları, yönetimleri, hiçbir şeyleri ve hakları da yok! Şikeye uğrarlar, çokları “şikeci”den yana tavır alırlar! Uyduruk cezalara maruz kalırlar. Haklarını ararlar, daha çok ceza yerler! Hasılı yok hükmündedirler!

Şimdi bakalım taraftar yasağı nasıl kalkmış? Efendim taraftar yasağı yani, deplasmanda kendi takımlarını izleme yasağı sadece yukarıda adı geçen 3 kulüp için geçerli imiş!!! Taraftar yasağının kalkması açıklanırken şu notu düşüyorlar: Fenerbahçe- Trabzonspor ile Bursaspor - Beşiktaş arasındaki maçlar hariç!!!

Şimdi tekrar başa dönelim: Taraftar yasağı kalkmış mı oldu? Yoksa yeni ve daha büyük ayırımcılık mı ortaya kondu? Tekrarlıyorum: “taraftar yasağı” insanlık suçudur! Ama bu şartlarda bunu kısmı olarak olsa dahi kaldırmak yeni facialara davetiyedir! Bakmayın Beşiktaş - Galatasaray maçında kamuya pek mal olmayan “meydana gelmeyen” olaylara… Ya maça girerken ensesinden sırtına doğru koskoca bir döner bıçağını yerleştirirken görüntülen kişi bunu maçta birinin boğazında denemeye kalksaydı hesabı kim verecekti? Var mı cevabı olan? Var mı cevabı olan?

DOĞA İLE OYNAMAYIN!
Beşikdüzü’ndeki sel felaketinin üzerine “yetkililer” gerekli tedbirlerin alınacağını söylemişler! Biri de ilçenin kodunu “müthiş bir proje!!!” ile 2 metre yükseltip çözüm getireceklerini söylemiş! Önce tüm Karadeniz’in kıyıdaki yerleşim yerlerinin denizle irtibatını keseceksiniz, yetmedi sahil geçiş yolunun kodunu 2 metreye yakın yüksek tutacaksınız, sonra da tekrar ilçeyi 2 metre yükselteceksiniz!!! Vay be… Ne çözüm ama… Hangi bütçe ile ve nasıl Bu ütopik bir düşünce! Mesele doğanın dengesini bozmamaktır! Bozarsanız doğa da sizin dengenizi bozar! Karadeniz’de bu kaçıncı sel, bu kaçıncı facia? Sonra hep aynı nakaratlar! Hiç ders almıyoruz! Alacağımız da yok! Adım gibi eminim ki bu felaket bir süre sonra unutulur. Yarın başka bir yerleşim bölgesinde aynı felaket olacak! Ve yine aynı teraneleri dinleyeceğiz! Ölenler öldüğü ile zararı olanlar zararı ile kalacak. Pansuman tedavilerle birkaç kişinin ağzına bal çalarak bu işten de sıyıracağız!!! Bunu da bir yere yazın… Aynen böyle olacak! Ben bu filmi o kadar çok izledim ki!!!

NEDEN ACABA?
Trabzonspor – A. Konyaspor maçını yönettiğini sanan hakem Serkan Çınar’ın aldığı notu… İki takım arasında hiçbir husumet, hiçbir gerilim yokken bizzat iki takım oyuncu ve teknik adamlarından çok daha gergin olan bu hakemin anormalliğinin nedenini… Ekranlara yansıyan yüz ifadesindeki keskinliği, yardımcıları ile iletişimindeki jest ve mimiklerini… Trabzonspor yedek kulübesindeki tercümanı tribünü göndermesini… Ersun Yanal’ın haklı isyanına kayıtsız kalıp onu da aynı yere postalamasını… Ve en önemlisi Yusuf Erdoğan’ın son anda attığı golde santrayı gösterirken, ekranlara yansıyan o ekşimiş yüz ifadesinin anlamını çok ama çok merak ediyorum! Sahi siz hiç merak etmiyor musunuz?

ATATÜRK’Ü “TIRTIKLAMAK!”
Bu ülkede çok seveni olduğu kadar ne yazık ki sevmeyeni de var! Atatürk’ün, kendini sevmeyenler konusunda hiçbir suçu yok! Çünkü gerçek Atatürkçüler, Ulu Önder’i yeterince, hakkıyla anlatamamışlar ve ilkelerini koruyamamışlar da ondan… Atatürk’ün sevr paçavrası ile parçalanmış ve Türkler için neredeyse onda birine düşmüş bir ülkeyi kurtardığını anlatmayacağım! Bunu herkes biliyor. Ama birilerinin işine gelmiyor! Atatürk kasıtlı olarak, bilerek, isteyerek milletin kalbinden sökülüp atılmak isteniyor! O, “Tam bağımsız ülke, aklı hür, irfanı hür, vicdanı hür insan…” diyordu. “En büyük tarikat, medeniyettir!” diyordu. “Ne mutlu Türküm diyene… Türk övün çalış güven!” diyordu.

Ve her fırsatta birileri çıkıp Atatürk’ü “tırtıklamaya” çalışıyor! Adını unutturmaya, “ Osmanlıyı parçaladı!” demeye getiriyorlar. Onun için birçok stadyumun adı “Atatürk”ten “Arena”ya dönüştü! Daha birkaç gün önce Anıtkabir’in bahçesine konulan ucube portatif çocuk parkı, tepkiler üzerine apar topar kaldırıldı.

Şimdi de Rize’de Atatürk Anıtı’nın yerine çay bardağı projesi gündeme düştü! Yok “Proje imiş…”, yok “Henüz karar verilmemiş…” falan… Yahu arkadaş, işiniz, gücünüz yok mu? Atatürk’ten ne istiyorsunuz? Atatürk sizlere bugünlerin özgürlüğünü, istediğinizi yapma hürriyetinden başka ne bahşetti? Neden bu düşmanlık? Unutmayın, hepimiz yok olup gideceğiz ama, kimse Atatürk gibi sonsuza dek boşlukta yankılanmayacak! Özellikle Atatürk’e saygısızlık yapanları da toplum vicdani ve tarih affetmeyecek…

MEVSİMİN İLK KARI!!!
Mevsimin ilk karı Karadeniz Bölgesi’nde Sis Dağı Yaylası’na yağmış! Son derece normal… Ekvator’a yağacak değil ya! Karın yağdığını belgeleyen çok güzel fotoğraflar gördüm haber sitelerinde ve gazetelerde… Gördüm de ben kar dışında o fotoğraflarlarda başka bir şeylere takıldım! Sahi o güzelim yaylalarda koskoca 2’şer, 3’er katlı son derece lüks binaları kim, ne zaman dikmiş? Şimdi ister misiniz bir “duyarlı yetkili” çıkıp da bu yaylalara bu binaları dikenler ve göz yumanlar hakkında soruşturma açtırsın! Hangi ayrıcalıklı kişilerin olduğuna bakmadan mesela!!! Ne? Çok şey mi istiyorum? Minare - kılıf işi mi yoksa? Olsun, ben yine de hatırlatayım da… Bakın normal bir doğa olayından nerelere geldik? Ne dersiniz, belki faydası olur…

MHP KİMDEN OY İSTEYECEK?
MHP’de genel başkan Devlet Bahçeli’ye muhalif, genel başkanlığa aday kim varsa ihraç ediliyor! MHP’li muhaliflere destek veren gazeteciler, yazarlar gözaltına almalarla yıldırılmak isteniyor. Ülkücüler aşağılanıyor! Ve Meral Akşener, gibi her kesimden oy alması muhtemel bir genel başkan adayı fazla öne çıktı diye “Fetö”cü imalarıyla dışlanmaya çalışılıyor! MHP, bu aşamadan sonra parti adına kimden oy isteyecek? Ve hangi yüzle? MHP genel başkanı ve o partiyi yönetenler tezlerinde umarım haklı çıkarlar! Yoksa tarih önünde rezil olacaklardır! Bu gidişle MHP baraj altında kalır! Bunun kimin işine yaradığı da açık! O halde “Bahçeli ne yapmak istiyor?” sorusunu sormak da anlamsız! Başka yoruma gerek var mı?

HESAP SORULMAYACAK MI?
Trabzonspor’a hiç yoktan 2 milyon 3 bin Avro’luk bir borç yükü daha yüklendi! Yeni borç sıkıntıları da kapıda… Çünkü bir önceki yönetim o kadar saçma transfer harcaması yaptı ki aldıkları oyuncuların bonservis bedellerini ödemeyi unuttular!!! O yüzden borçlar katlanarak artıyor! Biz borçların açıklanandan çok daha fazla olduğunu yazarken, birileri bir taraflarını yırtıyordu ya acaba şimdi nerelerdedirler? Kulübün geçen haftaya kadar olan borcunun 740 milyon lira olduğunu yazmıştım. Eğer bu rakam doğru ise şimdi 8 milyon lira daha arttı! Bir önceki başkan ve yönetiminin Trabzonspor’a attığı kazıklardan biri… O zaman mevcut yönetim artık hiç vakit kaybetmeden geçmiş yönetim hakkında suç duyurusu yapmalı. Borsaya açık bir kulübü açıkça zarara uğrattıkları için…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.