Seçimi yaptık, öyle oldu, böyle oldu. Şimdi, “koalisyon” sorununa çözüm ararken ortaya birden “geçim” korkusu geliverdi. En çok da korkulan bu idi zaten... 1970’li, 80’li yılLarı yaşayanlar iyi anımsarlar ne demek istediğimi… Koalisyonun “temel tüketim maddeleri kuyruğu” demek olduğunu benim yaşımdakiler iyi bilirler.
 

Akaryakıt kuyruğu… Pirinç kuyruğu… Zeytinyağı kuyruğu… Nebati yağ kuyruğu… Çay kuyruğu…

Kuyruklu bir yaşam… Kuyruktan kuyruğa koşmalar… Bu nedenle de 7 Haziran seçimiyle oluşan siyasi tablonun getireceği “koalisyon hükümeti”nin “kuyruk” getireceği kuşkusu şimdiden beyinlerde yer almış gibi…
 

Ama şu bir gerçek ki, koalisyonla aşılması gereken bir döneme girmiş bulunuyoruz isteristemez. Bu noktada öyle herkesin, kafasına esen, bilen/bilmeyenin ahkâm kesen rollerine bakıp ülkenin geleceği üzerine söz edebilmenin ucuzluğu yok ortada. TBMM’de çoğunluk partisi AKP’nin koalisyon ortağı olacak parti kim olabilir ki?

Sağduyu çevreleri CHP’nin bu role soyunup AKP ile koalisyon hükümeti kurması kulislerde her ne kadar fısıldanır da olsa bunun “atılan köprüler” nedeniyle gerçekleşemeyeceği gün gibi ortada… CHP böyle bir ortaklığa soyundu sayalım, bunun gerekçelerini seçmenine nasıl açıklayacak?


Peki, AKP her ne kadar sevmese de, kendisinin daha önceki oylarını alıp Meclis’e gelse de HDP ile koalisyon ortaklığı düşünür mü? “Çözüm süreci”, falan-filan gerekçeleri ortaya sürüp “iktidarda kalma” pahasına böyle bir ortaklık kurulsa bile bunun nereye değin süreceği şimdiden kafalarda bir çengelli soru olmaz mı? Piyasalar bunu nasıl algılar?


AKP ile koalisyon kurmayacağını açıklayan MHP lideri Bahçeli zaten başlangıçta “köprüleri attı.”


Tüm bu olumsuzluklar gündeme CHP-MHPHDP koalisyonunu getiriyor diye düşünebilirsiniz. Çünkü AKP iktidarına karşı bu üç parti birlikte muhalefet yapıp bugünkü sonuca ulaşmadılar mı?


Bu doğru bir görüş ya da düşünce… Düşünce de olsa bu üç partinin koalisyonda aynı akordu tutturup koro oluşturması kolay mı sanıyorsunuz? En önemlisi de bu üçlü koalisyonun ekonomide karşılaşacağı en küçük kriz, döviz fiyatlarının alıp başını gitmesi, fiyatların frenlenememesi, ithalat dar boğazının yaşanması gibi sorunlar yönetim karnesine zayıf not düşürürken bundan da AKP’nin “artı puan” toplayacağı gerçeği…


Bu yorumlardan sonra aklıma geldi. 1950’li, 60’lı yıllarda iktidara gelen partilerin üst yöneticileri aldıkları görev için “Ateşten gömlek giydik” diye tanımlama yapıp işlerinin zor olduğunu belirtirlerdi. Bugün ülkemizde koalisyon hükümeti kurma görevini üstlenecek kişiler de bu ateşten gömleği ülkenin karşı-karşıya kaldığı bu son durum için söyleseler yeridir.


İnanınız, ben de koalisyon hükümeti kurulsun istemiyorum. Çünkü koalisyonla hükümet olan her parti kendi kadrolaşmasının peşine düşecek. Ekonominin çarkları istenilen/arzulanan hızda dönmeyecek. Hizmetler de kimi aksamalar zuhur edecek.
 

Diyeceksiniz, erken bir seçim mi? Niçin olmasın ki… Bu halk boğazından keser seçim sandığına yine koşar ama bu kararı yeni seçilen milletvekillerine nasıl anlatacaksınız?


Unutmadan söylemeliyim: Koalisyon gerçekleşmezse, siyasal arenada muhalefet partilerinin nasıl bir töhmet altında tutulacağını görür gibi oluyorum. Bu da AKP’nin yararına bir ortam olur kuşkusuz.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Karadenizinsesi.com