Dün Trazoristan’daki basın kuruluşlarına ‘Gerçek Trabzonspor Taraftarlarının Trabzonspor Hakkındaki Gerçek Düşünceleri’ başlığıyla kaleme alınmış 4 sayfalık bir yazı fakslandı.

Hem de farklı faks numaralarından!

Görevde henüz 3 ayını doldurmamış olan Trabzonspor yönetimini inanılmaz bir sertlikte eleştirip kongre çağrısı yapmışlar!

Derin Trabzon ile kol kola girmekle suçladıkları yönetimin, kulübün çöküşüne zemin hazırladığını falan savunup bir sürü zırvayı peş peşe sıralamışlar!

En sonuna da, aynı elden hatta aynı kalemden çıktığı açıkça anlaşılan 50’den fazla imza atmışlar ama isim yok, sadece imza var!

Madem Trabzonspor’u çok seviyorsunuz, madem yönetimi yerden yere vuruyorsunuz, isminizi de açıkça yazsaydınız ya çakma yiğitler!

Bakınız benim ismimi de çok insan merak ediyor ve ‘Açıkça isminle yazsana’ diye eleştiriyor.

Benim yazdıklarımın hesabını verecek bir gazete yönetimi var, sorumlu yazı işleri müdürü var.

Peki, siz kimsiniz, kimin nesi, kimin sesisiniz?

Manifesto yazacak yüreğiniz var da, isminizi açıklayacak cesaretiniz yok mu?

Korktunuz mu yoksa pabucumun efeleri?

***
Bu arada Trazoristanspor Genel Müdür Yardımcılığı görevine getirilen Uğraşılmazdemir bugün resmi olarak göreve başlıyor.

Başarısı daim olsun.

Dortmund fiyaskosu!
Trazoristan’ın şehr-i emini ve başşehirdeki Trazoristan Vakfı’nın yöneticileri, Dortmund’da ‘Her Yönüyle Trazoristan’ etkinliği gerçekleştirip, gurbetçileri mest, Almanları da test ettiler!

Çok iddialı hazırlanmış ve öyle açıklamalar yapmışlardı ki; hamsi ve kuymağın tadına bakan Almanların imana gelip, zammı sureler eşliğinde kıyama duracaklarını zannedenler oldu!

Hatta kolbastının ritmiyle kendinden geçecek olan Hans’ın, ‘Siz Turkler nasıl diyoo, bize her yer Trabzon’ nidalarıyla adını Hasan olarak değiştireceğini, Emily isimli bütün kadınların da Emriye olmak için sıraya gireceklerini düşünenler vardı!


Bir başka beklenti de, 1960’lı yıllarda Almanya’ya gitmiş gurbetçilerimizin bugüne kadar Trazoristan’ı hiç görmemiş torunlarının, mehterandan ‘Ceddin Deden’ marşını dinleyince mehterbaşına sarılıp, ‘Size amca diyebilir miyim’ diye ağlaşacaklarıydı!

Öyle bir tablo çizilmişti ki; bu etkinliklerde Trazoristan’ı tanıyacak olan Almanların akın akın kente geleceğine inanılması istenmişti!

Hâsılı kelam, harcanan para kadar hedef de büyüktü fakat Dortmund çıkarması, organizasyondakilerin dışındaki büyük çoğunluğun düşündüğü gibi, kocaman bir fiyaskodan öteye geçmedi!

Katılımcı Alman sayısı yok denecek kadar az olunca, biz çaldık biz oynadık!

Şimdi birileri, haksızlık ettiğimi ve aylarca emek verilen organizasyonun amacına ulaştığını, Almanya’yı fethettiğimizi falan savunacak!

Varsın savunsunlar ancak biz gerçeklere bakalım.

Dortmund’daki etkinlikler için yaklaşık 2-2.5 milyon Euro harcanacaktı, ne kadar harcama yapıldığını şimdilik bilmiyoruz.

Organizasyonu gerçekleştirenler, önümüzdeki günlerde bu rakamları açıklarlarsa hepimiz öğreneceğiz akçenin miktarını.

Gerçek olan şu ki; bu organizasyonun Körfez ülkelerinde yapılması, Trazoristan için on kat daha faydalı olurdu.

Çünkü bu kente turist oralardan geliyor.

Katar’da, Cidde’de, Bahreyn’de, Kuveyt’te böyle bir etkinlik düzenlendiği takdirde gelen turist sayısında önemli oranda artış sağlanacağı kuşkusuzken, bırakın etkinliği, El Cezire televizyonunda tanıtım filmi yayınlatmanın bile her açıdan çok daha faydalı olacağı ortadayken, 2-2.5 milyon Euro’yu Almanya’da harcamak, israftan başka bir şey değildir.

Yaklaşık 5 yıldır Arap turizmiyle yüzü gülen, ekonomik anlamda kaderi değişen bir kentte, İngilizce ve Arapça yön tabelalarını bile henüz yeni akıl edenlerin, Körfez ülkelerindeki fuarlara simit bile götürmeyip Dortmund’a şehri taşımaya kalkışmalarını ben anlamadım, anlayana aşk olsun.

Bu arada şu notu aktarmakta fayda var.

Alman turistlerin tercih ettikleri ülkeler sıralamasında İspanya birinci, İtalya ikinci, Avusturya üçüncü, Türkiye ise dördüncü sırada yer alıyor.

Genellikle sıcak sularda yüzmeyi, kumlara uzanmayı ve Akdeniz mutfağını seven Almanlar, eğlenceye düşkün, SPA’dan ve alışverişten zevk alıyor. Bu nedenle Türkiye’deki ilk tercihleri de Antalya oluyor.

Unutmadan şunu da belirteyim; bir Alman turist ortalama 143 Euro harcıyor, Arap turistlerin kişi başı ortalama harcamaları ise 4 bin Dolar.

Bu bilgiler, güneşi 6 ay bile doya doya görmeyen Trazoristan’a Almanya’dan turist getirme gayretinde olanların zihnine ‘dank’ eder mi, ümitsizim!

Allah, savurganlıkta sınır tanımayanları ıslah eylesin.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Karadenizinsesi.com