Süreç... Açılım... Çözüm... Silahların susması vs... Derken gerilim had safhaya vardı birden...Terör örgütü PKK ciddi anlamda sivil gruplara ve askeri güçlere yönelik sabotajlar düzenliyor her gün.

Filmi başa sardık, yeniden izliyoruz. İzliyoruz ama bu kez terör örgütünün "süreç" denen dönemde boş durmadığını, olabilecek bir çatışma için hazırlık yaptığını ortaya koyduğu eylemlerinden anlamak mümkün... Geçmişte elinde sadece kalaşnikof bulunan terör örgütü elemanlarının şimdilerde roketatarlarla, uzun namlulu silahlarla donanımlı olduğu anlaşılıyor.

Peki bu nasıl oldu?

"Tavşana kaç, tazıya tut" diyen dostlarımızın(!) iki yüzlülüklerinin son örneği bu... Terör örgütünün elindeki silahların menşeine bakıldığında kurt olup kuzu postuna bürünmüş dost görünenlerin ne denli bölücü terör örgütü ile iç içe oldukları gün geçtikçe ortaya çıkıyor.

Çeşitli ülkelerde eğitim almış, ağır silahların kullanımını öğrenmiş bir örgütün yıldan yıla daha disiplinli bir savaş nizamına doğru ilerlediği yaptığı eylemlerden anlaşılıyor şimdi.

HDP Eşbaşkanı -hem camiye hem kiliseye mum yakar- pozisyonunu son dönemde hep ofsaytta kalarak sürdürüyor. Bu yetmiyormuş gibi terör örgütünün kanlı eylemlerini görmezden gelip "silahlar sussun" gevelemesi yapıyor. Sen hangi taraftasın? Bir devletin varlığına yönelik her tür alçaklığı/saldırıyı/terörü/eylemi yapan PKK'ya direkt hitap etmesi gerekirken kalkmış üstelik akıl veriyorsun kısır/kısıtlı/kumandalı aklınla... "-Silahlar sussun!.."

Sen önce partisel varlığının dayanağı olan devletten yana mısın, yoksa terör örgütünden yana mı? Safını belirle hemen... Öyle TBMM'ye girdim diye desteksiz atıp-tutma hakkın mı var sanıyorsun.

Konuş, ama varlığının nedeni olan devleti inkar ederek değil. "Sokma akıl" ile yola çıkan nicelerin iki adım gidemeden pişmanlık duyup özür dilediğinin bir örneği olmak istersen buyur devam eyle... Ama "Son pişmanlık para etmiyor" böyle durum ve ortamlarda.

Yalanın, ihanetin bedeli de var her zaman... Tarihin sararmış yapraklarında çok örneği var bu alçaklıkların.

Türk'e ve Türk yurduna karşı alçakça düzenlenen oyunların/kalleşliklerin mutlaka bedeli olduğu ve bunun karşı tarafa ödetildiğini de yazıyor tarih...

Bu günkü iç ve dış kaynaklı kalleşliklerin/alçaklıkların sürüp gideceği aldanmışlığının peşine düşenler de sonunda pişmanlık duygularıyla doğruyu bulacaklar elbet... Zaman kadar sabır da çok daraldı çünkü...

Zaman saati hiç bir kere yanlış göstermez. Durmaz da... Bu gün terör örgütü ile Türkiye'yi parçalama sevdasına kapılanların 1910'larda başlattıkları süreçte yedikleri sille/tokat unutuldu gözüyor. Terör eylemlerinde ısrar eden PKK örgütünün sabırların taşma noktasına geldiğini bilmesi/anlaması gerekiyor artık. "Arife tarif gerekmez" görünen manzara ortada... "Son pişmanlık para etmiyor" sonra...

Bölücü terör örgütü PKK ve onu sahneye sürüp Türkiye üzerine oyun oynayanlara pabuç bırakacak hangi korkak var aramızda?..

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.