Sabahleyin kalkınca dışarının soğuğunda adeta "günaydın" diyen kumrunun sesini işittim ilkin... Bir tuhaf gariplik, bir tuhaf yalnızlık çağrısı yapıyor geldi bana kumrum... Her yıl gelir de onun için kumrum diyorum

Kış mevsiminin ortasında kumrunun ötmesi, bahara az kaldığının işareti/çağrısı oldu ama üşümesine ve de yalnızlığına üzüldüm. Geçen yıl yaptığı yuvası yok artık... Eşi de...

Kim bilir bu ötüşü yeni eş arayışının serenadı olabilir mi?

***

Doksan dokuz yıl öncede böyle soğuk, zaman-zaman kar yağan bir gündü...

Çarlık Rus silahlı güçleri, Harşit Deresi’ne değin güzel yurdumun Karadeniz kıyılarını işgal etmişler, ama daha sonra "Bolşevik İhtilali" nedeniyle terk etmek durumunda kalmışlardı.

İki yıl Ordu, Samsun, Adapazarı, ve diğer illerde göçmen olarak yaşayan Trabzonlular, Rizeliler 1918'in şubat ve mart aylarında yurtlarına döndüklerinde yanmış/yakılmış evlerini, viran olmuş bağ/bahçelerini buldular.

1918 Şubat ayı yeni bir başlangıç oldu Trabzonlulara...

Onlar kadar muhaceretin, göçmen olup yokluklar içinde yaşamanın, vatan toprağından uzağa düşüp acısını/özlemini yaşayan var mıdır acaba?

Onun içindir ki, Trabzonlular, Rizeliler vatan toprağının bir karışı da olsa vermezler kimseye...

Dün, 14 Şubat Vakfıkebir'in düşman işgalinden kurtuluşunun 99. yıl dönümü idi.

14 Şubat "Sevgililer Günü" ayrıca...

Vakfıkebirliler iki mutluluğu aynı günde yaşadılar.

"Sevgililer Günü" nedeniyle gençler -herhalde- mesajlaşma derdine düşünce "Kurtuluş Günü"nü unuttular herhalde... Esnafın büyük çoğunluğu da dedelerinin onlara anlattığı "acı muhaceret yılları"nı unutmuş olsalar gerek...

Bu bakımdan düzenlenen tören resmî bir havada geçti.

***

Oysa eskiden böyle miydi? Daha bir gün önceden esnaf cadde ve sokaklara taklar kurar, dükkanlarını bayraklarla süslerdi.

Niçin böyle heyecansız bir toplum olduk?

Hepten mi ulusal kimliğimizi yitirdik?

Kuşkusuz böyle bir durum görünse de, yaşansa da ne esnafın, ne de gençlerin böyle olumsuz görünen manzaradan onlara çıkarılacak bir hata, bir günah olamaz.

Çünkü ülkemizde bayramları önemsemeyen, unutulmaya terk edilen bir hava yaratılmış...

"Ya Kurtuluş Bayramı da nedir? Savaş mı yaptık da aldık bu toprakları? "gibi köhne düşününün yarattığı ortamın umursamaz kafaları ulusal bir heyecanın yaşanacağı günleri bir güve gibi kemirip bugünkü heyecansızlıklara götürdüler.

Şimdi geçmişi/maziyi anımsayıp üzülüyoruz.

***

Şubat ve mart ayları Doğu Karadeniz'de günaşırı "Kurtuluş günleri" yaşanır. Tüm il ve ilçelerimizin bu kutsal günleri olanca ulusal heyecan ve mutluluklarla yaşamasını diliyorum.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Karadenizinsesi.com