Anadolu ihtilalini gerçekleştirmiş, şampiyonluk kupasını ilk kez İstanbul dışına taşımış ve bunun devamını getirmiş bir takım Trabzonspor… Bu yüzden Trabzonspor’a Avrupa yakışıyor. Kuzey’in bütün güzelliğini bordo-mavi renkler üzerinden dünyanın dört bir tarafına taşıyor, sağ olsun. Elde ettiği başarılarla da bizi mutlu kılıyor.

Trabzonspor mağlup olsa da gruptan çıkmayı zaten garantilemişti. Evet oyunu kötü. Ama Trabzonspor sismik sallantılar yaşıyor. Üstte korkutucu görünse de, bunlar doğal ve zemin oturuyor. İnteraktif bir karşılıklı tanışma süreci. Yani oyuncuların kendileriyle, oyuncuların takımla. Görünen o ki devre arasına kadar arayışlar devam edecek.

Hoca hala elindeki oyuncu kadrosuyla neyi daha iyi yapabileceğini arıyor. Ve ne yazık ki bunu yaparken sırf fazla para ödendiği için gözden çıkaramadığı oyuncuları da düşünmek zorunda!

Sonuç olarak... Saha içindeki nihai hedefi daima şampiyonluk olan bir takım olarak Trabzonspor, mecburen 'kayıp' geçirdiği sezonlardan sonra kendini arıyor. Arayışta olmak iyi, anlamsız ısrarlardan çok daha iyi...

Gelelim yazımın başlığına. Trabzonspor’a sevdalı bir insandı Kâzım Koyuncu… “Trabzonspor’un atacağı bir gol için nelerimi vermezdim” diyen şair ceketli bir çocuktu Kazım Koyuncu… Maalesef Çernobil belasının yaydığı kanser, onu aramızdan aldı götürdü. Geriye şarkıları kaldı. Şimdi hayatı “Yağmur” adıyla film oldu. Bugün gösterime giriyor. Unutmayın insanlar, gidin izleyin.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
www.karadenizinsesi.com.tr